Ortadoğu kazanı kaynatılıyor

29 Mayıs 2019 Çarşamba

2019 yılında Ortadoğu kazanının daha da fokurdayacağı son bir haftadır yaşadığımız gelişmelerle daha net bir şekilde ortaya çıkıyor. 

11 Eylül hadisesinden sonra ABD ve Avrupa ülkeleri İslam dünyasını kontrol altına almak, İslami uyanış hareketini “ehlileştirmek” için hummalı bir faaliyet başlattılar. Askeri gücünü, siyasi etkinliğini ve stratejilerini, projelerini bunun için seferber eden küresel eşkıya Amerika ve yardakçıları, dünyaya biçim vermek için çıktıkları yolda yeni hedefler ve yeni stratejileri hayata geçirmeye devam ediyor. 

Küresel kuşatma İslam medeniyetini, manayı, huzuru yok etme derdinde. Militarizm ve faşizm egemenliğini İslam kanıyla sağlamlaştırıyor. Tarihin hıncını, geçmişin acısını bu sefer izole etmek hevesindeler. 

21. yüzyılı Batı’nın İslamı kontrol altına almak için seferber olduğu bir yüz yıl olarak görüyorlar. Üçüncü bin yıl da Hıristiyanlaştırılma sırasının Asya’ya geldiğini düşünüyorlar. İnsanlıklarını, ismetlerini yitirmiş durumdalar.

Plânları, çıkarları, öncelikleri öldürmek üzerine kurulu. Silahlarının gölgesinin erişmediği, askerlerinin postallarının basmadığı vatan kalmasın istiyorlar. Direnişe terör, imana fundamentalizm etiketi yapıştırıyorlar.

İnsafları, merhametleri yok nefretleri, kinleri çok. Sabotaj yapıyor, vurup kırıyor, çalıp çırpıyor, yakıyorlar. Her fırsatı değerlendiriyor, iç karışıklıklar ve çatışmalarla işi tırmandırıp zarar gözetmeksizin sonuca ulaşmaya çalışıyorlar.

Terörle mücadele gerekçesiyle İslam coğrafyasını değiştirmek ve Büyük Ortadoğu Projesi’ni gerçekleştirmek isteyen “vahşi medeniyetin eli kanlı temsilcisi” ABD savaş ateşini harlamaya çalışıyor.

Yine daha fazla asker ve daha fazla sertlik diyerek meseleyi halledebileceğini düşünüyor.  

Büyük enerji kaynaklarını ve insan gücünü bünyesinde barındıran koca havzada işgaller yapan, baskılar uygulayan, terörle mücadele bahanesinin arkasına sığınırken, terörü devlet eliyle bizzat yapan ABD’nin önümüzdeki yıllara dair bütün hesapları, askeri stratejileri ve bölgesel senaryoları İran ve çevresi üzerine şekillendirilmiş durumda. 

Sadece ABD değil, ABD’nin derin devleti olarak görülen dev şirketlerin, devletleri aşan ve hatta devletleri yönlendiren gizli planlarında da İran ve çevresi en önemli parametre durumunda. 

“Yeni Amerikan Yüzyılı Projesi” ile yola çıkan ve küresel bir Amerikan İmparatorluğu kurmak isteyen Neo Con’ların Ortadoğu’da uygulamak istediği “kafa kopartma” strateji 50’lerin “ya ben, ya o” şeklinde özetleyebileceğimiz tutumunun uzantısı gibi. 

İran üzerinden Ortadoğu’da önümüzdeki günlerde kan, şiddet ve kıyım görecek gibiyiz. 

Son 20 yıldır bu bölgede oyun üstüne oyun, plan üstüne plan yapan ABD, İran’da sonu olabilecek bir bataklık gerçeğinden bîhaber. 

Trump’ın asıl hedefi, İsrail’e karşı tehditlerin ortadan kaldırılması ve yer altı zenginliklerinin, petrol kaynaklarının ABD ve İsrailliler tarafından kontrol edilmesidir. Bu arada bütün oyunlar ve tezgâh gizli hedef Türkiye üzerine kurgulanıyor. 

Siyasi, askeri ve ekonomik anlamda ülkemize karşı gizemli bir saldırı kampanyası yürütülüyor.

Türkiye kukla birkaç Arap ülke kanalıyla bölgede tecrit edilmeye çalışılıyor. Oluşturulan Arap Bloku Türkiye karşıtı bir cephe oluşturma gayretinde. 

Suriye ve Irak üzerinden Türkiye’yi sıkıştırma, Doğu Akdeniz’den çevreleme çalışmaları hızlandı. Terör örgütlerinin topraklarımızdaki kanlı eylemleri etkinleştirilmeye çalışılıyor.

ABD ve İsrail, S. Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri üzerinden Türkiye’ye yönelik bölgesel ölçekte saldırılar yürütüyor. İçimizdeki “gezi zekâlılar” bu iki ülke üzerinden fonlanıyor, ülkemize karşı daha da kışkırtılıyor. 

Yine bu iki ülke üzerinden Türkiye’nin bütün bölgesel varlığı, etkisi, birimleri hedef alınıp, kuşatılmaya çalışılıyor.

ABD ve müttefikleri İran’ı tehdit ederken Ege, Doğu Akdeniz ve Suriye’nin kuzeyinde Türkiye’ye müdahale edilecekmiş gibi bir hazırlık yapılıyor. 

Doğu Akdeniz’deki yığınak, Türkiye’yi bölgenin dışına itme çabaları, Ege’de İsrail ve Yunanistan’la birlikte Türkiye’yi kışkırtma çabaları aşikâr.

Doğu Akdeniz’de Mısır, İsrail, Yunanistan bloğuyla ittifak yapan ABD, Türkiye’yi karadan da çevrelemek istiyor. Türkiye’ye sadece 60 kilometre uzaklıkta bulunan Dedeağaç’a tatbikat bahanesiyle Avrupa’nın değişik ülkelerinden zırhlı araçlar ve askerler gönderdi. 

NATO ittifakı, ABD ile ortaklıklar, Batı bloku ile ilişkiler hepsi yalan, gerçek olan İslam düşmanlığı, Türkiye düşmanlığıdır.

Ülkemiz için mesele “beka” meselesidir.

Emperyalistler için ebedi dostluk yoktur. Sadece çıkarlarının devamı vardır.

Amerikalılar, süper güç olmanın nimetlerinden sonuna kadar yararlanırken, haksız da olsalar güçlü oldukları için haksızlık yapmalarının bedelini bir gün ödeyeceklerini hiç hatırlarına getirmiyorlar. 

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • Ahmet ÖzAhmet Öz1 ay önce
    Akif Bey;Yazınızda belirttiğiniz tehlikeler karşısında ülkemiz neden bu kadar borç altında?Bence esas sorgulanması gereken husus bu.Tehlike geliyorum,diyor.Atak helikopterimiz var.Belki geliştirebildiğimiz başka silahlarımız da var ama savunmamız konusunda esas korkumuzu içişleri Sayın bakanımız ağzından kaçırdı.Koskoca Türkiye'nin kaderi,uzun menzilli bir füzenin ülkemize atılıp atılmayacağına bağlı.Emperyalistler için ebedi dostlukların olmadığını yaşayarak öğreniyoruz da tedbirimiz ne kadar?Düşmanın kapımıza dayanmasına ramak kalmışsa,milyar dolarlar tutan makam araçları mı,kamu binalarına yapılan görkemli donanımlar mı ülkemizi koruyacak? Demem o ki,bu sorunlar,devlet katında çok ayrıntılı olarak biliniyordur da devlet ricalimizülke durumdayken bile o zırhlı makam araçlarına neden binmeye devam ediyor?Ak Parti ilktidara geldiğinde ilk yaptığı uygulama milletvekili lojmanlarını kaldırmak oldu.Bu uygulamanın doğruluğunu yanlışlığını ifade etmek istemiyorum.İfade etmek istediğim,bir büyük israf harcamasından kaçayım derken çok daha büyük israf harcamalarının içine girdik.Duyunu umumiyenin yeni versiyonu kapımızı her an çalabilir.O kadar çok borçlandık ki ülke olarak,devlet garantili şirket borçlanması olarak,borçlarımızın faizlerini bile ödeyemez durumdayız.Bu kadar borcumuza karşılık,ülkemize ne kadandırdık?Emperyal güç odakları ne yapacaklarını uzun soluklu planlamışlar,bizim devlet planlama teşkilatımız dahi yok.Harcamaları denetlemesi gereken Sayıştay işlevsiz.Siyasi iktidarı denetleyecek muhalefetin tamamı güçsüz.TBMM işlevsiz.Emperyal güç odaklarına karşı ülkemizi hangi silahlarla,hangi güçlerle koruyacağız?Mekke'nin,Kabe'nin,Medine'nin kutsal yerlerin bulunduğu Suud ülkesi bile emperyal güç odaklarıyla iş birliği içinde.Bolca umre yapıyor,hacca gidiyoruz.İşimiz duaya kaldı.
  • cankuşcankuş1 ay önce
    kahrolsun amerika !ne boş bir slogan değil mi ?'kahrolsun' demekle kahrolmuyor ki; iş, icraat ve strateji lazım kazanmaya..

Günün Özeti