--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Lozan hezimetinin 98. yıldönümü

Akif Bedir
Akif Bedir
34

Bir milletin varoluş mücadelesi verdiği Millî Mücadele sonrası diplomat olmayan İsmet İnönü’nün Türkiye’yi temsilen baş delege olarak 24 Temmuz 1923 tarihinde imzaladığı ve diplomatik ayak oyunlarıyla kazanımlarımızın çoğunu kaybettiğimiz Lozan Antlaşmasının 98. yılını idrak ettik. 

Sultan Vahdettin Han’ın “hain”, Sultan 2. Abdulhamid Han’ın “Kızıl Sultan” olarak karalanıp kartondan kaplanların ise “kahraman!” olarak lanse edildiği tarihin gerçeklerinin ortaya çıkması, hatırlanması ve hatırlatılması gereğinden “yalan söyleyen tarih utansın” deyip Lozan hezimeti hakkında birkaç not düşmek istedim. 

Vicdanlı tarihçilerin ısrarla dile getirdiği, bilinçli ve insaflı araştırmacıların farkında olduğu bir gerçektir ki Lozan bir zafer değil hezimettir.

Geçmişte Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Sevr’i gösterip Lozan’a ikna ettiler” sözü tarihî bir hakikati ifade etmektedir. Asırlık prangalardan, manasız tabulardan kurtulmamızın yolu gerçekleri görmek ve dile getirmektir. 

Üstad Kadir Mısıroğlu’nun tabiriyle Lozan, “Muazzam bir imparatorluk mirasının hân-ı yağması (yağma sofrası) dır. Türk’ün şahsında İslâm’dan intikam alınarak, bütün bir İslâm Dünyası’nın başsız bırakılmasıdır!..

Lozan’ın getirdiği; adalarla Yunan stratejik çemberine alınmış iktisadî kaynaklardan mahrum, her türlü unvan ve sıfatı yolunmuş, gayri tabiî hudutların çizdiği küçük bir Türkiye’dir.”

Lozan, devrim ve inkılaplar adı verilerek kendi kimlik ve kültürümüzü inkâr ve imha etme sözünün tüm dünyaya ilan edilmesidir.

Lozan, Batı’nın eğitim, hukuk, kültür ve sanatını yani Batı medeniyetini ülkemize dayatma ülküsünün kabulüdür.

Lozan, ülkemizin milli manevi değerlerinin, kültürünün, medeniyetinin el altından Batıya kasıtlı bir biçimde teslimidir.

Lozan, başta 12 ada başta olmak üzere Misak-ı Milli sınırlarının ekseriyetinin terki, cephede kazanılan savaşın masada diplomatik ayak oyunları neticesi kaybedilmesidir.

Lozan, Osmanlı topraklarının bölüşülmesi için toplandı ve Osmanlı topraklarının beşte dördünün tapusu orada el değiştirdi. 

Lozan’da kim kaybetmiştir? Fedakârlığı kim yapmıştır? Geri adımı kim atmıştır? 

Eğer bir zafer varsa, mantıken bir kaybedeni de vardır. 

İngiltere, Fransa, İtalya ve Yunanistan kaybetmediğine göre bir kaybeden olmalıdır ve acıdır ama bu, Türk tarafıdır. 

Lozan’da “Verdi, kabul etti, feragat etti, vazgeçti” sözleri hep Türkiye için kullanılır. Batı Lozan’ı “Osmanlı’nın tapu dağıtım şöleni” olarak görür. 

Lozan, “ver, kurtul” politikasının hazin bir sonucudur. Toprak veren biz, Mısır ve Sudan. Feragat eden, terk eden biz, Kerkük ve Musul. Vazgeçen biz, Kıbrıs. Kabul eden, ettirilen taraf biz. Sonrası Lozan zafer, komedi gibi değil mi?

Lozan’da neleri verdiğini bizzat İsmet Paşa kendi ağızdan açıklamıştır. 

Lozan tutanaklarına göre İsmet Paşa şöyle söylüyor. Aynen şöyle: “Başka milletleri memnun etmek için savunma araçlarından vazgeçen Türkiye’yi tarihin nasıl yargılayacağını bilmiyorum. Askerden tecrit adı altında kabul ettiğimiz fedakârlıkların, hakiki dokunulmazlığımızı ağır surette baltaladığını görüyorum. Ümit ederim ki bu beyanat, Türk heyetinin yeni bir fedakârlığı olarak kabul edilecektir. İtilaf devletleri ne istiyor? (…) İşte biz onları tamamen kabul ediyoruz.” (8 Aralık 1922)

İsmet Paşa bütün fedakârlıkları yaptığını sınır, azınlıklar, adli kapitülasyonlar, hatta Duyun-u Umumiye ve borçlar konusunu bile İtilaf devletleri lehine çözümlediklerini, sorunları “bizim zararımıza ve rakiplerimizin lehine” (aynen bu kelimelerle) çözümlediklerini açıkça beyan ediyor. 

İsmet Paşa’nın “her şeyi kabul ettim” sözleri de hezimetin acı bir itirafı niteliğinde.

Çözümlemek ver gitsin demek ise bu nasıl bir zaferdir? 

Lozan’da atılan imza, Kurtuluş Savaşı’nda akan kan ve tere ihanettir. Cephede kazandığımız savaşların masada kaybedilmesidir.

Lozan Muahedesinden sonra, İngiltere Avam Kamarasında, “Türklerin istiklâlini niçin tanıdınız?” diye yükselen itirazlara, Lord Gürzon’un verdiği cevap Lozan gerçeğinin birinci ağızdan dile getirilişidir: “İşte asıl bundan sonraki Türkler bir daha eski satvet ve şevketlerine kavuşamayacaklardır. Zira biz onları, maneviyat ve ruh cephelerinden öldürmüş bulunuyoruz.”

Günümüzde Lozan’ı zafer kabul edenlere ve kutlayanlara bakarak da hezimet kararını çok rahat verebiliriz. Lozan’ı zafer olarak görenler İslami değerlere düşman, Batılı değerlere hayran olan azgın azınlık, beyaz Türkler, parti ve kişilerdir.

Halk tarih için değil, tarih halk için olmalı diyor ve bu acı gerçekler karşısında Lozan’a zafer diyenlerin hal-i pür-melaline acımaktan başka bir şey gelmiyor elimden. 

Sadece cesaretlerini toplayıp vicdanlarıyla bu konuyu irdelemelerini tavsiye ediyorum. Nokta…

 

Yorumlar

(34)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

mümine

22 Eylül 2021 15:58

TC inkılap dersi kalkmalıdır, Ne, laiklik, Ne çağdaşlık, laiklik le ne öğretiliyor, İslam düşmanlığı, çağdaşlık, çağdaşlıkta ne öğretiliyor?

Boş hayale sadırma beni dlyen türküde gerçegi söylemmekde erdemdir

28 Temmuz 2021 23:26

babasını göreyen çocuga, kahraman ilan ethazimetse boşuuna sevinmesek. kuzey kıprısta rumllar Türkler ayrıldılar biri zafer kutlarken digeri matem tutacak biri aglarken öbürp, ü gülecek.

Can

28 Temmuz 2021 20:44

Benim konum cumhuriyetin kazanimlari ikide bir kötüleyenler osmanlinin eksikliklerine asla tartismiyorlar  

Pençe

28 Temmuz 2021 20:22

Eleştirmek konuşmak ne kadar kolay değil mi ağzı olan konuşuyor 

Yılmaz

28 Temmuz 2021 18:57

Cehâletle yarışa giriyorsunuz ona da mağlup oluyorsunuz.

Yılmaz

28 Temmuz 2021 18:53

Bırakın bu zırvaları,ben Osmanlıyı övmedim,Osmanlı hata yapmasaydı varlığını sürdürebilir veya sürdüremezdi o ayrı konu.Ben yorum da çok açık detayları vererek Lozan zafer mi değil mi diye sordum,zafer diyorsunuz ya,EVET ?

kibarcik

28 Temmuz 2021 18:14

buyazıyı chp yıkınayan lozanı kutlamadıdıyen a yadernegıne ıthaf olunur veselam

Can

28 Temmuz 2021 17:06

Ee yilmaz bey osmanli nin 1683 den beri halt yemeleri yan yatmalari teknolojiye ayak uydurmamalari hezimet hata asla degil mi  

İsa

28 Temmuz 2021 16:48

Yolluk zamanı yedi düvele meydan okuyup düşmanı denize döktüler! Cennet mekan dedikleriniz de Ingiliz gemisiyle yurdu terketti.

Yılmaz

28 Temmuz 2021 15:52

Can bey,M.Kemâl paşa dâhi Nutuk'da Sevr için proje diyor.Lozan zafer ise şunlara cevap vermeni rica ediyorum.Tarihin bize öğrettiğine göre,Milli mücadele sona ermiş ve gâlip tarafın biz olduğu tarihi kâyıtlara geçmiş ve adı barış andlaşması ! olan Lozan görüşmeleri başlamış iken ( Yaklaşık sekiz aylık bir süre ) mâğlup ettiğimiz ve İstanbul'dan kovduğumuz ! İngiltere bu süreç de neden hâlâ İstanbul'da ( Ki GÂLİBİZ ve BARIŞ görüşmeleri başlamış ) ve andlaşma imzalanmasına rağmen Cumhuriyet kurulmadan kısa bir süre önce ( 4 Ekim 1923 ) İstanbul'dan ayrılıyorlar ? Andlaşma 24 Temmuz 1923 de imzalanmış,biz aynı yıl içerisinde ! 23 Ağustos'da meclis'den geçirerek kâbul ederken,İngiltere neden bir yıl sonra 16 Temmuz 1924 meclisinden geçirdi ? Veee,Uluslararası andlaşmalarda yer,zaman gibi şartları GÂLİP ! taraf belirler,oysa ki Vikiped'e bakarsanız İTİLÂF DEVLETLERİ TBMM HÜKÜMETİ'Nİ LOZAN'DA YAPILACAK KONFERANS'A DAVET ETTİ der,gâlip devlet şartları belirleme gücüne de sahip değil midir Ve görüşmeye giden heyetimiz Lozan'a gidince karşı taraf henüz gelmemiş,öğrenildiğine göre tehir etmişler ve bize hâber verilmiyor...!?

Akif Bedir Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle