• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Akif Bedir
Akif Bedir
Akif Bedir
TÜM YAZILARI

Kod adı mağduriyet 

21 Aralık 2022
A


Akif Bedir İletişim: [email protected]

 

Siyaset dünyası toz duman. Benzemez kardeşler tam bir zillet curcunası yaşıyor. Altılı masada yaşanan garabetler, birbirlerine attıkları çalımlar yeni birliktelikleri de beraberinde getirdi. 

Kılıçdaroğlu’na operasyon çeken çekene.  

Akşener, Kılıçdaroğlu’na Saraçhane’de kumpas kurup sahne aldı ve benim adayım İmamoğlu diyerek bir ara ittifakı ilan etti. Daha önce ekibine yaptırdığı ayarı bu defa ablası nidalarıyla kendisi çekti. 

85 milyon arkanda” feryadıyla İmamoğlu parlatmaları, sevinç gösterileri, mağduriyet nidalarıyla hayat bulma gayreti, Kılıçdaroğlu’na karşı resmen ve alenen açılan bayrak, bunların kendi aralarında bölük pörçük olduklarının kanıtıydı.  

Kemal Kılıçdaroğlu dışındaki 6’lı masa elemanlarına can suyu gibi gelen mahkûmiyet kararı gizli ortakları HDP’yi de telaşlandırdı. 

HDP, “sana İstanbul seçimini biz kazandırdık” dedikleri Ekrem İmamoğlu’nun Saraçhane’de İP’i yanına alıp kendilerini yok saymasını ürkütücü bir pragmatizm olarak değerlendirdi.  

Her geçen gün yeni bir eksiklerini, çürüklerini ortaya seren zillet benzemezlerine bu aziz halkın niye itibar etmediğini artık daha iyi görüyor ve anlıyoruz. 

Mehmet Barlas’ın tarifiyle “Bir tarafta plan, proje ve icraat, diğer tarafta ise küresel güçlerden destek alan hamaset siyaseti” var. 

Bir tarafta, başarı dalgası ile yakalanan büyük enerji, artan rüzgâr, yakalanan psikolojik üstünlük, yükselen moraller, yeşeren umutlar var.  

Diğer tarafta, ise ortaklar arasında çekilen kılıçlar, başlayan siyasi mühendislik operasyonu, Bizansvari taht kavgaları ve kendi içinde savaşan muhalefet var. 

Bir tarafta, yol çizip, tavır koyarak halkın gönlünde taht kurmuş, büyük meseleleri çözmüş, büyük düşünüp büyük oynayan, dünya çapında karizmaya sahip lideri olan bir AK Parti.  

Diğer tarafta, birbirlerine manevra çekip, arka arkaya çalımlar atan, kendi cenahında bile sarsılmış, beceriksiz, yalanlarıyla mahir, iftiralarıyla çarpıtmalarıyla kendi ülkesinin çıkarlarına ihanetle kendi milletinin hayallerini baltalamakla uğraşan şahsiyetler ve partiler. 

Bir tarafta, millete, ümmete, insanlığa umut, salibe karşı hilal, küfre karşı hak, zulme karşı adalet olan bir lider.   

Diğer tarafta, ağzı bozuk, soğukkanlı olarak yalan söyleyebilen, hakaretleri sabit “ucuz”, “sahte” kahramanlığa soyunan “karton” karakterler ve artık gizleme gereği bile duyulmayan ara ittifaklar var. 

Bahçeli’nin tanımıyla bir tarafta, “Siyaseti korkaklara karşı cesurların direnci, ahlaksızlığa karşı namus timsallerinin direği, duruşu faziletin duruşu, hainlere, eli kanlı teröristlere karşı korku tanımayan bir duruş olan” ortaklık.  

Diğer tarafta, siyasi ikballerini ülke çıkarları üstünde gören, yabancıların güdümünde, milyon dolarlar ödeyerek ithal danışmanlara bel bağlayacak kadar geleneğinden kopmuş, Türkiye’ye ABD’den ve İngiltere’den bakan, Türk ve İslam düşmanlığından beslenen, menfaat çeteleri ve organize suç örgütlerinin güdümünde, işbirlikçi, karanlıkta kaybettiği değerlerini loş ışıklar altında arayan zillet ortakları var. 

Bir tarafta, can suyu olarak gördükleri mahkûmiyet kararıyla “sahte mağduriyet” rollerine bürünüp saraçhane tiyatrosunu oynayarak siyasette sınır tanımadıklarını ilan eden, arkalarına ABD, AB’yi alarak sahnede sarmaş dolaş olarak ara ittifaklarını ibra eden abla ve gölgesine sığınmış kardeşi var.  

Diğer tarafta, büyütüp beslediklerinin attığı kazıkla canı yanan, siyasi ihanete uğrayan, iradesine ipotek konulmaya çalışılan CHP lideri Kılıçdaroğlu var. 

Bir tarafta, bilge kişiliğiyle, mütevazılığiyle ve halka dayanan siyasetiyle toplumunun ezici çoğunluğunun gönlünde yer bulan bir lider Erdoğan ve vatan, bayrak, millet bekası için hakkın safında yer tutan devlet adamı Bahçeli var. 

Diğer tarafta; Ankara’da Kemalci, İstanbul’da Ekremci olup ikili oynayan siyasetin yanardönerleri, Erdoğan sayesinde kemale erip, makam şöhret sahibi olan, koltuklarından olduklarında ise gerçek yüzlerini gösterip mankurtlaşan, muhabbetleri rüzgâra göre yön değiştiren bebecanlar, full sorun Davutoğulları var. 

Bir tarafta, Türkiye’yi, bölgesinde “oyunbozan, oyun kuran ve denge değiştiren” ciddi bir aktör haline getiren, İslam dünyasının, Türk Dünyasının, Ortadoğu devletlerinin ve Afrika ülkelerinin umudu olan, “dünya beşten büyüktür” çıkışıyla emperyalist ülkelere ayar veren bir dünya lideri var. 

Diğer tarafta, siyasette hiçbir başarı hikâyesi olmayan İmamoğlu’ndan bir Erdoğan çıkarmaya çalışan, sadece algı üzerinden başarı yaması oluşturmaya çalışan ABD, AB, NATO var. 

Bir tarafta, tahıl koridorunu açarak dünyayı kıtlıktan kurtaran bir diplomasi yürüten, doğalgaz hamlesi ile Avrupa’yı donmaktan kurtaran, milli ve yerli bir karakter olarak siyaset yapan, Türkiye’yi doğru hedeflere taşıyan lider Erdoğan var. 

Diğer tarafta; heyecansız, hevessiz, kişisel hırslarını her şeyin önüne koyup birbirine kazık atmaya çalışan, her kafadan bir sesin çıktığı, altı benzemezin oluşturduğu bir masa ve etrafını saran lidercikler var.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Şeref

Reis herşeyi yaptı ama bir papaza (Bronson) söz geçiremedi.. !!!!

Çakmanın taklidi işler

Mağduriyet hep iktidara yürünen yol olunca onlarda hele bide bu yoldan gidelim demiş..yani çakma mağduriyetçilere özenen taklit mağduriyetçiler..
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23