İngiliz casusun itirafları
İyi-kötü, güzel-çirkin, hak-batıl, doğru-yanlış, hayırla şerrin kavgası insanın yaratılışından beri olmuştur, kıyamete kadar da devam edecektir. Bu savaşta her zaman Kur’an galiptir, iman galiptir, ahlak galiptir.
“De ki: Hak geldi, batıl yok oldu. Çünkü batıl, daima yok olucudur. “(İsrâ Sûresi/81. Ayet) İslam’a aykırı olan her sistem, her inanç, her fikir ve hareket batıldır, boş ve sahtedir.
Müslümanlar Kur’an‘ın nurlu yolunda çalışarak ilimde, ahlakta, fende, sanatta, ticarette ve siyasette zirveye ulaştılar. Ne zamanki hak yolu terk ettiler çaresizliğe, sefilliğe duçar oldular.
Karşılığında ise “(Rönesans) hareketiyle kilise barbarlığına karşı aklın intikamını alan, eşya ve hadiseleri teshir hamlesine girişen ve nihayet müspet bilgiler manzumesi kuran” (N. Fazıl Kısakürek) Avrupa’daki Hıristiyan gençler, kiliselerin, papazların ahlaksızlıklarını, zulümlerini, soygunlarını, yalanlarını ve Hıristiyan dininin bozuk olduğunu görerek Hıristiyanlıktan ayrılmaya, dinsiz veya Müslüman gibi yaşamaya başladıklarında bilimde, teknikte, fende ilerlediler. Roller değişmişti artık. Kur’an’ın yolundan inhiraf ettiği için her geçen gün gerileyen Müslümanları yenmenin yolu bulunmuştu.
Ehli Salib bu kavgada silah dâhil her türlü hinliği denemekten geri durmamıştır. Muharebeler bir işe yaramayınca İslam’ı çok ince bir plan ve uzun bir sabırla içten yıkmak için çaba gerekli idi. Bunun için çeşitli senaryolar vizyona sokuldu ve sonuç alındı.
Haçlı dünyasını başarıya götüren bu uzun yolda izlenen taktikleri ve hedeflenen değerleri bir İngiliz’in itiraflarından okuyunca sisler arasında, sinsice ve gizlice yarı belirli, yarı belirsiz doğan yepyeni dünyanın temel harcının atılışını gördüm.
Bizim hal-i pürmelalimizin çizgilerini heceler oldum. İngiliz casusu Hemper’in (*) Osmanlıyı yıkmak için “yapılması gerekenleri” itiraflarından sizlerle paylaşarak sizlerin de içinde bulunduğumuz konumu tahlil etmenizi, niye gaflet tuzaklarından, tefrikaya düşmekten, uyutulmaktan kendimiz kurtaramadığımızı daha iyi anlar ve görürsünüz diye bu itirafları aynen aktarıyorum.
MÜSLÜMANLARI (OSMANLIYI) YENMENİN ŞARTLARI (**)
Müslümanlar arasında ırkçılık, milliyetçilik taassubunu körükleyecek ve onların dikkatlerini İslamiyet’ten ziyade ırki kahramanlıklara çekmelisiniz. Etnik ve dini farklılıklar yaşanan bölgeler bu farklılıklarından dolayı bir tür çatışma malzemesi olarak kullanılmalıdır.
İçki, kumar, zina, fısk, fesat, domuz eti ve spor kulüplerinin kavgalarını gizli ve âşikâr yaymak lazımdır. Bu işi yapmak için, Müslüman ülkelerde yaşayan Hıristiyan, Yahudi, Mecusi ve diğer gayrimüslim Müslümanlardan azami derecede istifade edilmelidir.
Müslümanları hacca gitmek, cemaat ile namaz kılmak gibi bir araya getiren ibadetlerden men edeceksiniz. Aynı şekilde camilerin, medreselerin, türbelerin inşasına ve tamirine mâni olmaya çalışacaksınız.
Müslümanların akaitlerine bid’atlar sokup, İslam’ı gericilik ve terör dini olmakla itham edeceksiniz. İslam memleketlerinin geri kaldığını yayacak ve böylece onların İslam’a olan bağlılıklarını zayıflatmış olacaksınız.
Çocukları babalarından uzaklaştırıp, büyüklerin dini terbiyelerinden mahrum kalmalarını sağlayacaksınız.
Kadını tahrik edip, örtüsünü açmasına sebep olacaksınız. Kadını açtıktan sonra, gençleri ona karşı tahrik edip, her ikisinin arasında fesat hâsıl olması için çalışacaksınız.
Cami imamları ile cemaatleri arasına kin, adavet sokacak, cemaat ruhunu ve ibadetini ortadan kaldıracaksınız.
Peygamberin zamanında olmadığı ve bid’at olduğu gerekçesiyle, türbelerin hepsinin yıkılması lazımdır diyerek onları oraları ziyaretten men edecek ve şüpheye düşüreceksiniz.
İslam’ı öğrenme ve öğretme farzını ortadan kaldırmak için hürriyet sevgisini bahane olarak kullanın.
Müslümanların çoğalmalarına mâni olmak için doğum sınırlandırılmalıdır.
İslam’ın Müslüman olmayanlara öğretilmesi kati suratla engellenecek. İslam’ın bir Arap dini olduğu yayılacaktır.
Hayır müesseselerinin hudutları daraltılacaktır.
Hadisler hakkında Müslümanları tereddüde düşürecek her türlü tenkit ve tahrif usulleri denenecektir.
Faiz, Müslümanları Kur’an ahkâmına karşı gelmeye alıştıracağı için her şekli yayılacaktır.
Devlet adamların fitne ve fesada sebep olacak arzulara, içki, kumar, rüşvet ve hazine mallarını kendi şahsi işlerinde harcamaya alıştırmak.
Cemaatlerin arasına adavet sokup, suizan aşılayarak, ihtilâfı teşvik eden kitaplar neşretmek.
Din adamları hakkında muhtelif iftiralar uydurmak, Müslümanları, çocuklarını dini okullara vermekten vazgeçirerek, cahil kalmalarını temin etmek.
Özellikle birbirine komşu olan bütün Müslüman milletlerin arasına fitne ve düşmanlık sokmak.
Niye ruhu çalınanlar güruhu olduk acaba?
*Hemper 1710 yılında İngiliz Müstemlekeler nezaretinin emri ile Mısır, İran, Hicaz ve hilafet merkezi olan İstanbul’da casusluk faaliyetlerinde bulunmak, Müslümanları aldatmak ve Hıristiyanlığa hizmet için vazifelendirilmiş bir İngiliz misyonerdir.
**(İngiliz Casusunun itirafları, M. Sıdık Güneş, Hakikat yayıncılık, 8.baskı, s.48-77)







