--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Herkes işine bakacak

Akif Bedir
Akif Bedir
8

Dünyanın en büyük projelerinden biri olan “Kanal İstanbul” için start verildi. 

Hem İstanbul hem de Türkiye için kritik öneme sahip olan bu eser Cumhuriyet’in yüzüncü yılı için bir abide olacak. Siyasi olarak da devletimizin ayağındaki iki pranganın, Lozan ve Montrö’nün tamir ve tashihi yönünde gerekli, önemli bir adım olacaktır.

İstanbul Boğazı’nın seyir, çevre, can güvenliğini sağlayacak ve Türkiye’ye her yıl milyarlarca dolar getirecek bu yatırım ülkemiz için çılgın bir proje olacaktır.

Bu projeyi gerçekleştirebilmek Türkiye’ye ekonomik olarak artı değer olacağı gibi bu projeyi başarıyor olmak Türkiye’nin imajına da çok ciddi katkı sağlayacaktır. 

Kanal İstanbul, Lozan ve Montrö ile Türkiye’ye vurulan zincirleri kıracak bir adım olacaktır.

Kanal İstanbul’la birlikte, bölgede kartlar Türkiye lehine yeniden dağıtacaktır. 

Bu projeyle Marmara’dan Karadeniz’e geçişler için alternatif bir suyolu açılacak, Karadeniz ülkelerinin ticaretini kolaylaşacaktır. 

Bu sayede İstanbul Boğazı sürekli kaza tehlikesinden kurtarılırken, çok ciddi bir ücret geliri sağlamak da mümkün olacaktır.

Montrö’ye göre geçişler Kanal İstanbul’a yönlendirilemeyeceklerdir. İsteyen gemiler yine Boğaz’dan parasız geçebileceklerdir. 

Fakat onları Kanal İstanbul’a yönlendirmek için geçişlerini yavaşlatır, boğaz trafiğindeki yoğunluk sebebiyle bekletir, gümrük işlerini zorlaştırır uzatırsan kanal alternatif olur ve tercihi mecburi olur.

Türkiye’nin elini hem siyasi hem de ekonomik anlamda rahatlatacak olan Kanal İstanbul, tam kapasite çalışması durumunda da yıllık kazanç 8 milyar dolara kadar yükselecek. Kanal sayesinde 1,5 milyon kişiye de iş imkânı doğacak.

Maliyeti 40 milyar doları bulacağı tahmin edilen Kanal İstanbul, hesaplanan getirisi ile 5 yıl içinde kendini finanse edecektir.

Çok ayaklı bir proje olan Kanal İstanbul’un başta deniz taşımacılığı olmak üzere, yeni Havalimanının oluşturacağı sinerjiyle de birleştiğinde doğacak enerji Türkiye ekonomisi üzerinde oldukça büyük bir katma değer oluşturacaktır. 

Projenin tamamlanmasından sonra İstanbul’a yılda gelecek yabancı ziyaretçi sayısının 50 milyona ulaşabileceği öngörülürken, bu sayede yıllık 20-30 milyar dolar artı turizm geliri elde edilecek. 

2023 vizyonu çerçevesindeki Çılgın Proje’nin bütün gelir kalemleriyle birlikte ilk 5 yılda 100 milyar dolar kazanç hedefleniyor.

Sahada kazanılan savaşı masa başında kaybeden, burunlarının dibindeki adaları Yunan’a, Musul ve Kerkük’ü İngilizlere peşkeş çekip zafer diye yutturulan Lozan’ı ve Montrö’yü imzalayan, aynı müstemleke zihniyet temsilcisi tavrıyla şimdi bu projeye karşı çıkanlar var. 

Dış desteği geniş, içerdeki güç dinamikleri derin, sermaye kaynağı güçlü, kendilerini ülkenin sahibi zanneden bir zihniyet öfkeden köpürüyor, hezeyan içindeler.

Cumhur’un reyine zerre kadar itibar etmeyen bu “azgın azınlık” güruh ülke lehine olan ne varsa karşısındadır. Ya da tersinden düşünecek olursak bunların karşı çıktığı her şey ülke lehinedir. 

Cumhuriyetin kurucu değerlerinden uzaklaşan CHP zihniyeti, bunun siyasi zararını çekeceklerini bildiği için dar bir bakış açısıyla karşı çıkıyor. 

Milletin ekmeğini karneye bağlayan, milletin inancıyla uğraşan, ecdadın emanetine ihanet eden, geçmişi sabıkalı, sicili bozuk olan, dili terör dili olan bu zihniyet ülkemizin siyasi ve ekonomik başarılarına engel olabilmek için her yolu mubah sayıyor. 

Milletin milli ve manevi değerleriyle kavgalı, milli bünyemizi tahrip eden, inanan insanları ötekileştiren bu kokuşmuş zihniyet ülkemiz adına çok değerli olan projelere de karşı çıkmıştı.  

Marmaray ve Avrasya tünellerine, Yavuz Sultan Selim, Osmangazi ve 18 Mart Çanakkale köprülerine, İstanbul Yeni Havalimanına, Bakü-Tiflis-Kars Demiryoluna, TANAP’a, Türk Akımına, tüm bu devasa projelere karşı çıkmadılar mı? 

Taşların yerine oturduğu, vesayet sisteminin ortadan kaldırıldığı Türkiye’de, hayata geçirdiği mega projelerle, küresel müesses nizamın kurmaya çalıştığı oyunu bozan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeni bir iş bitirmesini istemedikleri için feveran ediyorlar. 

Osmanlı döneminde yapılan Süveyş Kanalı üzerinden yılda 21 milyar dolar kazanç sağlayan Mısır, Osmanlı yöneticilerinin vizyonunun ekmeğini yerken içimizdeki “yabancılar” uluslararası sözleşmelerle gasp edilen hakkımızın geri alınmasına karşı çıkıyor.

Süveyş Kanalı’nın temelini atan Sokullu Mehmet Paşa’nın izlediği stratejiyi benimseyen Erdoğan’ın Kanal İstanbul Projesi ise dış güçlerin yerli işbirlikçileri tarafından engellenmeye çalışılıyor.

Ama herkes işine bakacak…

 

Yorumlar

(8)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Mehmet

1 Ocak 2020 22:58

Kardeş bit şeyi anlamadım. Yazının başında Yılın son günü diyorsun ardından Noel telaşesi diyorsun. Noel 5 gün öncedir. Yılbaşı günü onun bir telaşesi kalmaz ki!!!

Atçeken

18 Aralık 2019 17:34

Dalkavuklar adamın başını yiyeceksiniz. Milletin sıkıntısını çözmeden, kanalın etrafına yapılacak, marinaları, villaları, lüks siteleri, suni adaları bu milkete anlatamazsınız.

Akif bedir bey

18 Aralık 2019 16:32

Valla öngorunuze hayran kaldim.tebrikler siz buralarda bosuna yaziyosunuz sizin kanal istanbul projesinin basinda olmaniz lazim bence kesinlikle.boyle cevherleri harcamayin beyler gunahtir

Cem Erdem

18 Aralık 2019 12:08

5 yılda 100 milyar dolarmı??? Anlat anlat heyecanlı oluyor...

Patlıcan

18 Aralık 2019 12:03

Padişahın biri patlıcan yemeğini çok severmiş. Bir gün yemekte; ‘Şu patlıcan ne güzel sebzedir, yemeği de ne güzel olur!’ demiş. Dalkavuk hemen; ‘Çok haklısınız Sultanım. Bu patlıcan öyle lezizdir ki, kırk çeşit yemeği olur, tatlısı olur, turşusu olur, yemeğe doyamazsınız.’ Diye övgüler düzmüş. Birkaç gün sonra yemekte yine patlıcan varmış. Padişah da o gün tersinden kalkmış ola ki kızgınlıkla; ‘Ne bu yahu, yine patlıcan, yine patlıcan. Bari bir şeye de benzese. Yemeyeceğim, alın görürün bunu!’ diye kükremiş. Dalkavuk da hemen atılmış; ‘Haklısınız Sultanım. Zaten kara kuru bir şey, tadı yok, kekremsi, yemeği yemek değil, tatlısı tatlı değil, turşusu turşu değil, bende hiç sevmem zaten!’ deyivermiş. Şaşırmış durumdaki Padişah da; ‘Sana da bir şeyler oluyor Dalkavuk efendi. Daha iki gün önce patlıcanı öve öve bitiremedin. Bugün de yerin dibine batırdın. Bu ne hal yahu!’ deyince, dalkavuk hemen atılmış; ‘Ama Sultanım, ben sizin dalkavuğunuzum, patlıcanın değil ki!’ yanıtını vermiş!.”

Egeli

18 Aralık 2019 10:13

Gonderilen iki yoruma bakiyom da icler acisi bu ulke bu kadar i sevilmez bir insan bukadarmi dusuncesiz olur anlamak mumkun deyil...

Ahmet

18 Aralık 2019 08:13

Sayın yazar tarihte 3.köprüye kaŕşı çıkanları bir araştırsaydın keşke.lozana hezimet diyorsun lozanda adaları kıprıs kaybettik diyorsun adaları ve ķiprisi ne zaman verdik sanırsın lozan imzalandığında adalar ve kıprıs bizdeydi.peki gemileri kanal istanbuldan geçirmek istediğimizde ve gemileri haksız yere bekletir işlerini yavaşlatirsak onlarda bize bu yaptıklarınızın islamiyette yeri var mı diye sorarlarsa ne diyeceğiz herhalde var diyeceğiz yoksa bize siz dinsizmisiniz derler

Can

18 Aralık 2019 08:01

Umarim iyi hesaplanir ki su otoyol köprülerin gecis garantisi gibi halkin vergisi ile zarara kapatacagiz diye yabanci sirketlere kar hediyesi olmaz. Su Montrö Lozan mavali icin buyrun Suriye de iyisine getirin bu kadar kolay ise. Afrin i niye katmiyorsunuz o zaman? Süleyman Sah Türbesine bile bir güruha karsi korunmadi. Simdi AKP ye onun icin yerden yere vurmalisiniz o zaman.

Akif Bedir Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle