• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Akif Bedir
Akif Bedir
Akif Bedir
TÜM YAZILARI
22 Mayıs 2019

Hayır bildiğiniz şeyler şer, şer bildiğiniz şeyler hayır olabilir

Şu yeni parti bir türlü kurulamadı gitti.

Yeni parti kurma hazırlığına ilişkin yazılı ve görsel basın günlerdir yazıp çiziyor. Haber programlarının ana gündemi de bu konu oldu. Gazetelerde Gül, Davutoğlu ve Babacan isimleri ve parti kurma çalışmaları ile ilgili haber sondajlarının ardı arkası gelmiyor. 

Fakat ilginçtir ki, sözde yeni parti kurma hazırlığında olanlar bu yazılıp çizilenlere nedense hep sessiz kalıyor! Adı geçen zatlardan birisi de çıkıp ne iddiaları yalanlıyor, ne de tamam biz de varız demiyor.

Bu saatten sonra parti de kurabilirler, güçlerini birleştirerek AK Parti ve Erdoğan’ın karşısına da dikilebilirler. Bu en demokratik hakları.  

Bunlar sözde AK Partili idiler, arka planda AK Parti’nin kuyusunu kazdılar, Reis’in kardeşim dediği bu insanlar makam ve mevki uğruna onu sattılar diye kimseyi suçlamanın manası ve mantığı yoktur.

Yıllarca AK Parti’de görev almış, küstürülmüş, gönderilmişlerin kuracağı yeni parti birbirine girmiş doğrular ile yanlışların da gün yüzüne çıkmasına sebep olacaktır.

Hamasetle, duygu patlamalarıyla, öfkeyle göndermeler yapıp karalar çalmanın ya da bağlamanın manası yoktur. 

Halkın onlara destek vereceğini hiç kimse tahmin etmiyor. Parti tabelası olan ikinci bir Saadet olurlar. Fakat hodri meydan, haydi kurun bakalım partinizi diyebilen bir babayiğit çıkmadı AK Parti kanadından.

Hedef barışmak, kucaklaşmak, gerçek adalet ve hakiki demokrasi değil de bütün planlar Erdoğan’ın tökezlemesi üzerine kurgulanmışsa bu niyet söylem ve eylemlere mutlaka yansıyacaktır.  

Kargaşadan siyasi nimet elde edelim diye bir niyet var ise milletin feraseti ve sağduyusu şimdiye kadar olduğu gibi şimdi de gerekeni yapar.

Yeni bir parti kurarak siyasi arenada yerlerini alarak Erdoğan’ın karşısına dikilebilseler buna en fazla Erdoğan sevinir. 

Erdoğan’ın, karşısına güçlü ve birleştirici bir adayın çıkması hem Reis’in, hem aile efradının, hem de partinin ağır toplarının yeniden inkişafını sağlayacak bir sebep olur. Herkes attığı adımlara, konuştuğu sözlere çok daha dikkat eder.

Aylardır pusuda bekleyen bu eski siyasiler belki de parti kurarak AK Parti’ye ve millete çok büyük iyilik dahi yapmış olabilirler. CHP ve İYİ Parti’den bir şey olmayacağını, olamayacağını cümle âlem yaşayarak şahit oldu. 

Ülkede herkes muhalefet yokluğundan mustarip değil miydi?

Siz ülkeyi iyi idare ettikten sonra, merak etmeyin oylar başka partiye gitmez. Oylar yeni kurulan partiye gidebilir diyorsanız kendinize çekidüzen verirsiniz.

AK Parti’ye karşı millette artan ciddi bir tepki var. Kurulacak yeni parti, Ak Parti’nin yola çıkışındaki “ülkedeki toplumsal yaraları sarma” hedefini yeniden bulmasını sağlayacak bir sinerji oluşturabilir.

Gücümüz alternatifsizliğe dayanıyor. Bir alternatif çıkarsa gücümüz tehlikeye girer diye bir korku var ise vicdani bir rahatsızlık da içeride besleniyor demektir. Yok, eğer böyle bir durum söz konusu değilse bırakın demokratik bir ortamda isteyen istediği şekilde oyalansın. 

Ortada sizin seçmeninizi tarafına çekebilecek bir parti söz konusu olduğunda atılacak her adım dikkat gerektirir. Her icraat, siyasi arenaya sokulacak her isim özenle seçilir. 

Erdoğan ismi ve resmi gölgesinde kendisini nimetten sayıp millete sırtını dönen bir sürü sözde siyasi güve bu arenanın dışına itilir.

Belediyeleri aile çiftlikleri haline getiren sözde şehri eminler kendilerine çekidüzen verir. Attıkları her adımda arkalarında bir kovalayanın olduğu düşüncesi gayretlerini artırır.  

Parti içerisindeki akılsızların, cahillerin, hainlerin gün yüzüne çıkmasına sebep olur ve tasfiyeleri sağlanır. Bu tiplemelerin açtığı yaralar kolayca sarılabilir ve bu çaba toplum tarafından da takdir edilip saflar sıkılaştırılır. 

Burası demokratik bir ülke. Kursunlar bakalım partilerini, boylarının ölçüsünü alsınlar. 

Niyet halis ise millet, ülke yararına bir gayretse ala, yok eğer değil ise siyaset çöplüğü yeni atıklar bekliyor demektir. Siyaset tarihinde özellikle de siyasiler mezarlığında bir dönemin nice anlı şanlı isimlerini görürüz. Kimler geldi, kimler geçti… Erkan Mumcu, Abdüllatif Şener, İdris Naim Şahin, Murat Başesgioğlu, Kürşad Tüzmen, Sami Güçlü, Hüseyin Çelik, Yaşar Yakış vs.

Bu isimler hep gölgeleyen, hep lekeleyen, yol yürüyemedikleri, yol ve dava arkadaşı olamayanlar değil miydi? Bu isimler yolda bırakanlar değil miydi?

Toplumu birleştirmek yerine daha fazla ayrışmasına neden olarak kendi sonlarını da hazırladılar.

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı