--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Güçlü anne huzurlu Türkiye

Akif Bedir
Akif Bedir
14

HDP’li kadın milletvekillerinin kışkırtma ve tahrik edici saldırılarına emniyet simidi olarak sarılan CHP’liler ile onlara karşılık veren AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin’in Meclis’te verdiği cevap haftanın gündemi oldu.

CHP’liler 1930’dan itibaren kadınların toplumsal hayatta daha etkin olmasına dönük düzenlemeleri hayata geçiren biziz diye böbürlenirken, AK Partililer bu ülkede AK Parti gelene kadar kadın kelimesinin adı yoktu Türkiye’de. Yaptığımız çalışmalarda kadınların hayatını kolaylaştırmak için gayret ediyoruz. Sosyal güvenlikten, sağlık hizmetine aile politikalarımızda önce kadın var diyor.

CHP’liler için kadın milli ve manevi çizgisindeyse yok hükmündedir. Bunu satır arası yapmanın bile abesle iştigal olacağı kanaatindeyim.  

Ak Partililer ise “güçlü kadın güçlü Türkiye” sloganı kullanarak sürekli bir kadın istihdamından, kadınları çalışma hayatına daha çok kattıklarıyla övünüyorlar. 

Yani, Kapitalizmin kimlik kırılması, dini, milli ve kültürel değerlerin aşınması ve küresel emperyalist ideolojinin kadını evden koparıp sokağa salma, kimliğini ve asli fonksiyonlarını yok etme, aileden uzaklaştırma, aileyi ve nesilleri çökertme projesine hizmet ediyoruz diyorlar.

Yani, kadını çalışacak, kazancını yolda, giyimde, boyada, fastfodlarda, kafelerde, kreşlerde harcayarak kapitalizmin tüketim aracı haline gelirken yuva yuva olmaktan çıkacak, çocuklar sürünecek, çocuk yapma yük haline gelecek, boşanmalar artacak, şiddet artacak, taciz, tecavüz artacak ve bütün bunlar olsun diye çırpınıyoruz diyorlar.

Kadının çalışmasına fırsat sunarak narin bedenlerin yıpranmasına, doğum oranının azalmasına, çocukların ana kucağında büyüyememesine, aile içi sorunların ateşlenmesine sebep oluyoruz diyorlar. 

İstanbul Sözleşmesine imzayı atıp 6284’i kadınların eline sopa olarak verdik. Erkek canını mı sıktı, at evden gitsin. Nasıl geçinirim diye de merak etme, evden attığın adamdan sana nafaka bağlarız geçinir gidersin diyorlar.

Fuhuş yapana ceza olmasın, zina serbest kadın özgür olsun diyorlar.  

Kimse bana kızmasın, uygulama bu getirisi ve sonucu bu…

Çok iyi biliyorlar ki, kadın için çalışma sahası çok kirli. Çalışan kadınlarımız yuvalarından, eşlikten, analıktan kopuyorlar kadınlıkları erozyona uğruyor, gitgide soyutlanıyorlar ve soyuluyorlar. Çalışan eş, yatağından, sofrasından ister istemez uzaklaşıyor. 

Kadını erkeğe mali yönden mahkûm etmeme anlayışı ve güçlü kadın diye kadınlara gaz verip taşıyamayacakları ağır yükleri kadınlara yüklüyorlar.

Kadın erkek eşittir mevzuu kapitalizmin metalaştırıcı zihniyetinin bir ürünüdür. Bu eşitiz söylemi yüzünden eşler birbirini rakip olarak görmeye, zıtlaşmaya başladılar. 

Erkeklerin işsiz kalmasında daha lüks yaşamak için çalışan kadınların payı ne kadar kimse düşünmüyor.

Bu devirde tek maaşla geçinilmez ki” anlayışı kapitalist düzenin özellikle kadın zihninde oluşturduğu bir tahribattır. 

Çalışan kadınlara yönelik yapılan bunca iyileştirmelere rağmen ev hanımlarına yönelik problemlere niye hâlen çözüm bulunmuyor?

Ev hanımlarının “çalışmayanlar” kategorisine sokulması dünyanın en büyük yanlışı ve yalanı değil mi?

Ekonomiye gizli ama önemli bir katkıda bulunan fakat hiçbir karşılık alamayan, evde birçok mesleği birden tek başına icra eden bir hanım çalışmıyor kabul edilebilir mi?

Annelik yapmak, iyi çocuk yetiştirmek çok kıymetli bir emek ve ürün değil mi?

Hane içinde yapılan işler sayısız iş kolunda yapılan işlere bedeldir. Evdeki üretimin piyasa karşılığı, çamaşırhane, çocuk yuvası, huzur evi, kuru temizlemeci, lokanta, sağlık merkezi ve daha pek çok sektörde üretilmektedir. 

Vatikan, İtalyan hükümetine başvurarak ev kadınlarına maaş bağlanmasını öneriyor.

Papalığa bağlı Aile Konseyi Başkanı Kardinal Ennio Antonelli, ev kadınlarının çocuk yetiştirip, bakıma muhtaç yaşlılara baktıklarını, eşlerine destek olduklarını hatırlatarak, “Ev kadınına maaş bağlamak bir görevdir, çünkü devletin yapması gerektiği atılımları ve yardımları tek başlarına yapmaya çalışmaktadırlar. Bunun için mali dengeleri sağlama yolu ile kendilerine maaş bağlanmasını öneriyoruz” diyor.

Biz niye hâlâ annelik ve ev hanımlığını horluyoruz?

Mesela on yıldır evli olan üç çocuk sahibi bir anneye aylık bağlanamaz mı? 

Büyük anne ve büyük babayı huzurevinden, çocukları kreşten, gençleri sokaktan kurtararak toplumsal huzura en büyük katkıyı veren annelerimize, eşlerimize maaş bağlansa getirisi götürüsünden fazla olmaz mı?

Geleceğimizin kurtarıcı mimarları olduklarının idraki ile bu itibar ve hakları niye tasdik ve tescil edilmiyor?

Güçlü anne huzurlu Türkiye” gerçeğini lütfen düşünün…

Evlerimizin sessiz emekçileri annelerimiz, kadınlarımız Sayın Bakan’dan acil çözüm beklemektedir.  

 

Yorumlar

(14)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Kemal çakir

4 Ağustos 2020 18:24

Olması gereken adil olan bu kadını güçlendirmek isteyenler ,kadın hakkı diye bağıranlar evde olanda kadındır neden kimse evinde,çocuklarının başında gelecek nesilleri inşaa eden,çocuklarının ahlak,edep,doğruluk,merhamet kaynağı evin direğini hor görür asıl saygı duyulan ve cennetin ayakları altında olan kadın budur.Cennet anaların ayakları altından alınmasın.Anaya şiddet uygulayanin eli kırılsın.

Akif

1 Temmuz 2020 22:18

Hocam.aile üzerinden oynanan oyunu görmek ve bu oyunu bozmak her milli yerliyim diyen herkesin görevi .lütfen uyanalım.

Ömer

1 Temmuz 2020 21:44

Mükemmel bir yazı tamamen katılıyorum . 

Seda

1 Temmuz 2020 19:56

Bütün dünyada aşırı sağcı partiler politikalarını kadınlar üzerinden şekillendirir de medeni ülkelerde insanlar dalga geçer bunlarla. Ne kadar korkuyorsunuz erkeğe muhtaç olmayan birey olabilmiş kadınlardan. 

SALİH

1 Temmuz 2020 13:15

Kızıltaş'a; sen anlama özürlü müsün? Yazar ne diyor sen nasıl saptırmalı ve iğrenç bir yorum yazıyorsun!

Şahika

1 Temmuz 2020 12:32

Sizi bu yazınızdan ötürü tebrik ediyorum.Yazınıza,noktasına virgülüne kadar katılıyorum.Kaleminize,yüreğinize sağlık,Allah ilminizi ve ömrünüzü artırsın, ayaklarınızı istikametten ayırmasın...

Şerafettin KIZILTAŞ

1 Temmuz 2020 12:26

Erkek egemen bir zihniyet ile yazılmış bir yazı. Kazancını gözlük ve kıyafete harcayıp lokalde okey oynayıp kazancını heba eden babalardan söz edilmiyor. Üstelik kadına sadece cinsel obje bakmayı aşamamış bir bakış. Bu bakışa göre kadın mutfakta aşçı, yatakta kocasının orospusu olacak. Sanki Kur'an erkekler ve kadınlar diye aynı görevleri yüklememiş gibi. Sanki tek maaşlıların gözü başkalarının oturduğu evlere gıpta ile bakmak, arabalarına imrenmekten öte bir işe yarıyormuş da kimse yetinmemiş gibi. Biraz Erkekçe yazmaktan vazgeçip Allah'ça yazın lütfen.

Hüseyin

1 Temmuz 2020 10:37

Mükemmel tespitler, yerli ve milli duruş budur işte birileri hükümetin yaptığı her işi savunmaya kendini mecbur hissediyor ve hiç düşünmeden deli gibi savunuyor Özlem Zengin,Fatma Betül, Zehra Zümrüt gibilerin Aile bakanlığında yaptıkları Kademde planladıkları rezilliklerin geldiği aşama tambir zillet durumu Bunca tepkiye rağmen Kimse bunlara dur demiyor hatta Özlem Zengin mecliste butür çıkışlarıyla ikdidar medyasinda kahraman oluyor bunuda kendilerine yakın zihniyetin bilerek yaptığını kesin biliyoruz İstanbul sözleşmesini deli gibi savunan bu guruh bu sözleşmeye karşı milletin yoğun tepkisini kırmak kendilerini temize çıkarmak için bu gibi eskimiş yöntemleri kullanıyorlar hala yok başörtüsüdür 28 şubat ta çok madur olduk Eski türkiye gibi gündemler oluşturup Chp yide karşılarına alarak milleti koyun sürüsü gibi tekrar peşlerine takma girişimleri bunlar ama artık yemezler Ak pari ve Erdoğan kendi seçmeni ne bir sorsun Aile, Adalet, Milli eğitim, Kültür, Gençlik bakanlıkları ve Kadem gibi derneklerin yaptıkları hakkında ne düşünüyorsunuz diye Şahsen beni Erdoğan dan ve ak patiden soğuttular harra bu gibi işleri midemi bulandırıyor ve Özlem Zengin ve benzerlerinin bulunduğu bir partiye Vallahi oy vermem

BAŞAK

1 Temmuz 2020 10:32

Aile Bakanı Hanımcım lütfen cevap verin. Oturduğunuz makamın hakkını sizden soracağız. Kadın evinde de üretiyor, hem yuvasına sahip çıkıyor hem ülkesine sahip çıkıyor. En önemlisi korunan aile yapısıyla ülke huzuruna destek veriyor. Bakan Hanım lütfen cevap...

EV HANIMLARINA LÜTFEN SAYGI

1 Temmuz 2020 09:33

kaleminize sağlık çok önemli bir konuya değinmişsiniz.mevcut sistem aile yapısını toplum yapısını ülke kültürümüzü yakıp yıkıyor çünkü kadın evden uzaklaştırılıyor çocuklarından uzaklaştırılıyor çocuklar ise eğitimin ilk başladığı yer olan aile kültüründen uzaklaştırılıyor anne baba sevgisinden mahrum büyüyen çoçuklar birer suç makinesi haline geliyor çünkü büyüğe saygı ve sevgiden uzak yetişiyor hal böyle olunca boşanmalar artıyor yuvalar yıkılıyor kadın cinayetleri artıyor ve bunların hepsi kadının evden uzaklaştırılmasının bir sonucudur bunu umarım değerli cumhurbaşkanımız bir an evvel çözer kendisinden beklentimiz bu yöndedir.ve ev hanımlarına maddi destek sağlanması gerekir

Akif Bedir Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle