• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Akif Bedir
Akif Bedir
Akif Bedir
TÜM YAZILARI
17 Nisan 2019

Gönül adamı, devlet adamı, milletin adamı olabilmek

Cumhurbaşkanı Erdoğan seçim öncesi Rize konuşmasında “gönül adamı”, “dava adamı” ve “millet adamı” olabilmekten bahsetmişti.

Gönül adamı, devlet adamı, milletin adamı olmak basiret, feraset, adalet, akıl, muhakeme ve dirayet gibi hasletler ister. 

Yaşanılan süreçte teşkilatlarda gönül, dava ve millet adamı olma hasletlerinin sıkıntısı yaşandığı içindir ki seçimin bu garabet sonuçlarıyla karşı karşıya kalındı.

Milleti dinlemeyen, anlamayan, anlamamak için gayret gösteren hatta milletten kaçanlar olduğu için netice böyle oldu.   

Vatandaşla gönül köprüleri atılmadığı için, vatandaşın hissiyatını, derdini, sıkıntısını dinlemedikleri için milletin ayarıyla karşılaştılar.

İslami ilkelerle yoğrulan, herkese hayat hakkı tanıyan medeniyet iddialarımıza dayalı kısa, orta, uzun vadeli kapsamlı bir gelecek tasavvuru geliştirilmediği ve yol haritası çizilmediği için yaşanan kargaşadan etkilenen vatandaşların tepkisi bu sonuçları doğurdu.

Milletvekillerinin “küçük olsun benim olsun!” anlayışına uygun olarak tanzim ettiği teşkilatların yetersizliği, başını alıp giden kayırım, rantçılık, alengirli işlere duyulan tepki ve mücahit olarak yola çıkanların zamanla her şeye müsaite dönüşmesine vurulmak istenen bir ketti bu sonuçlar. 

Bu süreçte AK Partiyi en fazla yıpratan CHP değil, içeride köşe kapmaca oynayan fırıldaklardır.

Bakan olup sadece menfaatine bakanlar, milletvekili olup milletten kopanlar, belediye başkanı olup israfa, yolsuzluğa göz yumanlar hatta bizatihi bu yanlışın içinde olanlar bu sonuçların sorumlularıdır.

Kadın kollarının süslü, makyajlı, parti bütçesi ile düzenlenen lüks kahvaltıların ev sahipliğini yapan bayanları, gençlik kollarının ne oldum delisi havasındaki kendini bilmezleri, teşkilatlarda tek hedefi sonraki bir üst basamağa yükselmek olan emeksiz yemek peşinde olan AKP’lileri bu sonuçların sorumlularıdır.

 Erdoğan ismi, resmi, gölgesi altında benliğini besleyenler ülkeyi iki asırdır içerden teslim alan şebekelerle, küresel sistemin çıkarlarının koruyuculuğunu yapan şer-şirret çevrelerle, bu ülkede iplerin bu ülkenin evlatlarının eline geçmemesi için kıyasıya mücadele edenlerle mücadele edemeyenler bu sonuçların sorumlularıdır.

Toplumun iradesinin Ali-Cengiz oyunlarıyla ipotek altına alındığı gerçeği yüreğimizi sızlatmaktadır. Fakat AK Parti teşkilatı itiraz sürecindeki performansını seçim çalışmalarında ortaya koymuş olsaydı bugün başka şeyler konuşuyor olacaktık.

İslami duyarlıkları güçlü, dünyayı iyi tanıyan, vizyonu geniş, ehliyet ve liyakat sahibi dertli kadrolar gönül, dava ve millet adamlığı kisvesini taşıyabilirler.

Pergelin sabit ayağını İslam’a basan, hareketli ayağıyla dünyaya açılan, bu dünyada yaşayan ama bu dünyayı yaşamayacak, ufkuyla bizi medeniyet yolculuğuna çıkaracak vefakâr, cefakâr ve fedakâr kadrolar bu unvanlara kapı aralayabilir.

Gönül adamı, mütevazı adamdır. Gönül adamı sevgi abidesidir. Bütün insanları, hatta mutlak manada bütün yaratılanları sever. Gönül adamlığının temelinde insan sevgisi vardır. Gönlüne almadığının gönlüne giremeyeceğini bilir. Gönlüne giremediğinin de beynine asla ulaşamayacağının farkındadır. 

Bu yüzden kibir siyasetine karşı mesafe içindedir. Bulunduğu makam, güç ve otoriteyi halka karşı siyasal bir kibir olarak yansıtmayan adamdır. 

Gönül adamı otoriter değil, karizmatik ve rehber, buyuran değil, karşısındakini anlayan ve kavrayandır.

Gönül adamının gönlü, sofrası, kapısı ve alnı açıktır. İnsanların acılarını ve sancılarını, sevinçlerini ve sürurlarını paylaşır, iyi günde de kötü günde de, yanlarında olur.

Dava adamları kulluğun tadını zirvede yaşayanlardır. Her şeyleriyle kuldurlar. Allah ile güçlü bir bağları vardır. Onlar kendileri için değil, kardeşleri için yaşarlar. 

Dava adamı, davasına inanan, davasını anlayan, davasını kendi hayatında fiilen yaşayan ve gücü nispetinde davasını başkalarına anlatan, itikat ve amel sahibi kimsedir.

Dava adamı fedakârlığın, fikir öfkesinin, samimiyetin, karşılıksız vermenin, paylaşmanın erdem olduğu bir insan modelidir. İkbal hesaplarının yapılmadığı geçmiş ve yaşanan anla hesaplaşmanın yoğun bilincini yüklenen yüreklere işaret eden bir insan tipidir.

Dava adamı, siyaseti geçim kaynağı görmeyendir. Siyaseti toplum menfaatleri için yapan, kendi menfaatleri için kullanmayandır. Siyaseti dava gören ve bunun için koşandır. 

Millet adamı, bütün toplumu kucaklayan siyasetçi kimliğidir.

Toplum kavga eden, sataşan ve savaşan siyasilerden bıktı. Millet artık kucaklayan, gülümseyen, dünya ile bütünleşen, siyasilere kucak açıyor, sempati duyuyor. Kendinden, gelecekten ve projelerinden bahsederek gündem oluşturan dava ehli millet adamaları rağbet görüyor artık.

Sürekli halkın içinde bulunan, halkın ihtiyaçlarını, beklentilerini her zaman doğru okuyan, milletle rahat diyalog kurup, halkın gönlünde yer eden ve her daim milli iradeyi öne çıkarıp, sırtını millete yaslayan milletin adamı siyasiler kabul görüyor. Anlayana…

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23