• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Akif Bedir
Akif Bedir
Akif Bedir
TÜM YAZILARI
30 Eylül 2020

Ermenilerle silahların diliyle konuşmak

Güney Kafkasya’da Azerbaycan ile Ermenistan arasında sıcak saatler yaşanıyor. 30 yıldır Azerbaycan topraklarını gasp eden ve bu topraklara PKK’lı teröristleri yerleştiren Ermenistan saldırı girişimlerini tekrarlayarak Dağlık Karabağ bölgesine tecavüzler gerçekleştiriyor.

Ermenistan ile Azerbaycan yeniden silahların diliyle konuşuyor.

Adaleti sadece uluslararası topluma ihale etmenin, sadece kendini savunmanın, sadece barış istemenin işgalin devamını kabullenme olduğunu yaşayarak gören Azerbaycan doğru bir karar verip, karşı taarruzla Ermeni işgali altındaki bölgeleri adım adım geri alıyor.

Gerçekler berrak ve tablo Ermenistan’ın tamamen aleyhine iken, Ermenistan’ın hangi akla hizmet ederek böyle bir maceraya girişmesi üzerinde oldukça fazla soru işareti taşıyan bir durumdur.

Ermenistan, içinde bulunduğu berbat durumdan kurtulmak için Rusya, İran ve Fransa şeytan üçlüsü marifetiyle Rus ruleti oynamaktadır. Ancak kazanma ihtimali sıfır olan bu oyundan zararla kalkacaktır.

Siyasi çözüme yanaşmayarak elde ettiği kazançları koruma ve bölgedeki varlığını tahkim etme gayesi içerisindeki Ermenistan’ın Azerbaycan topraklarına Tovuz sınırında ani ve sinsi saldırılar düzenlemesi Kafkasya’da yeni bir cephenin açılması, Türkiye’nin dikkatini, kararlılığını zayıflatmaya yönelik bir taktik adımdır. 

Tovuz, Azerbaycan ve Türkiye’nin ortaklaşa gerçekleştirdiği ulaştırma ve enerji hatlarının güzergâhında bulunduğu için stratejik önem taşıyor. Azerbaycan’ı Gürcistan üzerinden Türkiye’ye ulaştıran tek kara yolu da bu rotada yer alıyor.

Bakü, Tiflis, Ceyhan boru hattının güvenliği tehdit edilerek Türkiye yeni alternatif arayışlara girmesi için zorlanıyor.

Azerbaycan’a saldırmak doğrudan Türkiye’ye saldırmaktır. Bu Ermenistan’ın kendi başına verebileceği bir karar değildir.

Mesele Libya’dan Suriye’ye, Hazar’dan Doğu Akdeniz’e, “Türkiye’yi durdurma” projesinden Azerbaycan’a diz çöktürme hesabına çok büyük bir hesabın, çok katılımlı bir oyunun sadece bir cephesidir. 

Fransa, Rusya ve İran’ın şımarttığı Ermenistan an itibarıyla içinde bulunduğu ekonomik ve askeri konum itibarıyla zavallı bir konumdadır. Arkasına aldığı ülkelere güvenerek böyle bir saldırıya geçmesi kumar oynamaktan farksızdır. 

Rusya’nın İran üzerinden gönderdiği silahlara, İran’ın el altından desteklerine ya da Fransa’nın siyasi destek söylemlerine güvenerek dondurulmuş olan Karabağ sorununu, yeniden ısıtılıp boyundan büyük işlere girişen Ermenistan boyunun ölçüsünü aldığında ne olup gittiğini anlayacaktır.

Yegâne gayesi Türk düşmanlığı olan Ermenistan’ı bu maceraya sürükleyenlerin de ortak dertleri Türkiye’dir. Suriye, Akdeniz ve Libya’da durduramadıkları Türkiye’nin dikkatinin Azerbaycan üzerine yoğunlaştırılması Fransa, Rusya ve İran’ın Türkiye’ye karşı bir hamlesidir.

Ermenistan saldırısının Rusya Devlet Başkanı Putin ile Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un bir hafta önce baş başa yaptıkları görüşmenin hemen sonrasında gerçekleştirilmesi meselenin özünü gözler önüne seriyor.  

Ermeni saldırıları, Türkiye’nin merkezinde olduğu enerji jeopolitiğini hedef alıyor ve çokuluslu bir senaryonun sinyallerini veriyor. Doğu Akdeniz’deki enerji hesaplaşmaları Güney Kafkaslara taşınıyor.

Türkiye yüz yıllık uykusundan uyandı ve “hareket kabiliyetimi olabildiğince kısıtlayıp, bölgenin geleceğini beni dışta bırakarak şekillendirmenize izin vermeyeceğim” diyerek emperyalist güçlere meydan okuyor.

Türkiye, güneyden, Doğu Akdeniz’den, Ege’den çevreleme planlarına kararlı ve sert müdahaleler yaparak terör koridoruna izin vermedi. 

Türkiye, Doğu’daki bu kuşatma, çevreleme planlarına da müdahale edecek ve oynanmak istenen bu kirli oyuna anladıkları dilden cevabını verecektir.  

Türkiye yeni bir Karabağ sendromunu, yeni bir Hocalı Katliamı’nı sineye çekmez, çekemez. En gelişmiş silah sistemlerimizi Azerbaycan’ın emrine sunmaktan, gerekirse ordumuz ve halkımızla Azerbaycan cephesine koşmaktan asla çekinmeyiz.

Küresel ve bölgesel çalkantıyla Türkiye’yi yeni askeri eyleme zorlayanlar hiç tereddüt etmesinler ki Türkiye ve Türk milleti bunun karşılığını ziyadesiyle verecektir.

Çünkü icazet alan değil, yaptırımları olan bölgenin aksiyon alabilen devleti haline gelen Türkiye doğu cephesi açılmasına, oradan da kuşatma hesabı yapılmasına asla müsaade etmeyecektir.

Artık savunma dönemi bitti. En iyi savunma hücumdur, taarruzdur anlayışıyla her türlü tedbiri alıyor, bu belayı da en kolay, en hızlı şekilde atlatabilmek için her imkânı kullanıyoruz. 

Başkalarının ne düşündüğü ne yapacağı kendi meselesidir, ama biz Türk milleti olarak ne yapacağımızı biliyoruz. Duruşumuz doğrudur, yaptıklarımız tatmin edicidir, gidişatımız isabetlidir.

Türkiye, yerli ve milli stratejileri ile bölgesine huzur, barış ve istikrarı getirecek, kızıl elma ülkümüzün ışığında kardeşlerinin yanında olacaktır.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

ahmet

Silahlara fısıldayan adamsın Akif!
  • Yanıtla

Kanarya

paşinyan karısına askeri uniforma geyindirmişti elinede tüfek vermişti o pozlar ne işe yaradıki  
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23