Edep ya Hu…
Ülke gündeminde kendisine yer arayan, AK Parti’den kopan “kopuklar”ı görünce küçük hatırlatmalar yapmak istedim.
Tam 9 yıl boyunca AK Parti’de çeşitli görevlerde bulunan Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ, Mersin’de gerçekleştirilen terör saldırısının bilinçli olarak yapıldığını ve OHAL ilan edilmek istendiğini söylüyor.
CHP’nin düzenlediği bayrak mitinglerine katılmadığı için görev yaptığı üniversite tarafından görevine son verilip işsiz bırakılan Özdağ şimdi tek ortak noktaları Başkan Erdoğan karşıtlığı olan ve 2023 seçimlerini kazanma ümitlerini HDP’den gelecek oylara bağlayan zillet paydaşlarından Davutoğlu’nun yolunda gidip Erdoğan’a CHP ağzıyla saydırıyor.
Oysa AK Parti kendisine sahip çıkmış, önce İzmir Vakıflar Bölge Müdürü yapmış sonrasında da meclise kadar taşımış, partide çeşitli üst düzey görevler vermişti.
11 Haziran 2011 seçimlerinde 24. Dönem Manisa Milletvekili olup 13 Eylül 2019 tarihinde AK Parti’den istifa edene kadar tam 9 yıl boyunca MKYK Üyeliği ve Partide Genel Başkan Yardımcılığı gibi önemli görevler verilen Özdağ’a “edep ya Hu” diyorum.
Geçen gün bir televizyon programında, Başkan Erdoğan için, “Paradan 6 sıfırı biz attık diyor. Paradan altı sıfır atılacağını gazetelerden öğrendi” ifadelerini kullanan Ali Babacan’a gerçekleri hatırlatan açıklamalar geldi.
Sadece ablasının başörtüsü mücadelesi hatırına partiye alınan, AK Partinin ilk yıllarında ekonomi teslim edilen ve muhalefet tarafından ekonominin bitmişliğinin mimarı olarak nitelenen Babacan’a birkaç hatırlatma…
Başkan Erdoğan’ın huzurunda hazırolda bekleyen, konuşurken sesi titreyen bir tıfılın Erdoğan’dan habersiz bir icraat yapamayacağını sen dâhil bütün dünya bilir.
Sözde ülkeye hizmet için bir araya gelen, daha şimdiden masa altından kirli pazarlıklar yürüterek eski Türkiye’nin koalisyon kabusunu hatırlatan rant kavgalarına tutuşan, Türkiye’nin, milletin ihtiyaçları, temel sorunları ve bunların çözümüne dair dişe dokunur tek cümlelik siyasi önerisi olmayan, mevki ve makam hırsı etrafında kıyasıya bir “at pazarlığı” yürüten Babacan’ın yediği tasa tüküren hali mide bulandırıcı.
İpleri Gül’ün elinde bir siyaset kuklası olduğunu dünya âlemin bildiği Babacan’ın Erdoğan düşmanlığı adına kendisini gülünç durumlara düşürmesine “edep ya Hu” diyorum.
Tayyip Erdoğan nefretiyle mankurtlaştırılmış sosyolojiye kendisini kabul ettirme çabasından dolayı son günlerdeki “ayarsız” çıkışlarıyla gündeme gelmeye çalışan Ahmet Davutoğlu konuk olduğu programda asrın deyyusu Fethullah Gülen’i daha önce övmediği iddiasına gençler kendi sesini dinleterek cevap verince morardı.
Vefa yerine “ayağını nasıl kaydırırım” duygusu baskın olduğu için AK Partiden kopan ve Erdoğan düşmanlığına odaklı bir siyasi yelpazeye savrulan, siyaset dili sert ve öfke dolu Davutoğlu siyasal hastalığının sıkıntılarını yaşıyor.
AK Parti’nin yönetim biçimini beğenmemek, ekonomik ve sosyal politikalarını eleştirmek, dış politikadaki yaklaşımlarını doğru bulmamak ayrı, kendisine “çapsızlığı bilinen bir dış işleri bakanı” diyen Kılıçdaroğlu’nun kucağına oturup gerçek demokrasiyi, bağımsız Türkiye’yi, kendine yetebilen, kendi halkıyla barışık, huzur içinde bir Türkiye’yi karalamak apayrı şeydir.
Yalanla iftirayla çarpıtmayla kendi ülkesinin çıkarlarına ihanetle kendi milletinin hayallerini baltalamakla uğraşan, derin bir cehalet sonsuz hayalperestlikle, ucuz, provokatif ithamlarla, yüzsüzlük, ilkesizlik, menfaatçi bir bakış açısı ve yalanlarla Cumhurbaşkanımızı yıpratmaya çalışan Davutoğlu’na “edep ya Hu” diyorum.
1993’deki Madımak olayı sırasında Refah Partisinin Sivas Belediye Başkanı olan şimdi de Saadet Partisinin Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu her CHP’liye göre Sivas olaylarının baş sorumlusu ve katilidir.
Ama nasıl olduysa Temel Karamollaoğlu bugün kendisine katil diyen CHP ile ortak bir amaçta buluştu.
Hırsı, kini aklının ve vicdanının önüne geçince her ortamda “Madımak sizi utandırmıyor mu?” sorusuna muhatap edilen zat şimdi Erdoğan düşmanlığıyla yanıp tutuşuyor.
2018 yılındaki ortaklık görüşmelerinde Başkan Erdoğan’dan grup kuracak kadar milletvekilliği kontenjanı isteyen Karamollaoğlu olumlu cevap alamayınca Erdoğan düşmanı kesildi.
Erdoğan’dan 20 vekillik isteyen Karamollaoğlu, acaba CHP’nin verdiği iki vekâlete niye evet dediniz sorusunun cevabını hiçbir zaman veremediği gibi her geçen gün kinini ve hırsını bileyerek Erbakan’a ve ömrünü adadığı hak davaya ihaneti tercih etti.
Faiz düzeninden rahatsız olup faizi arttıracağım diyen, ahlaksızlıktan, sapkınlıktan şikâyet edip İstanbul Sözleşmesi’ni yürürlüğe koyacağım diyen, eğitim sisteminden rahatsızım deyip geldiğimde 4-6 yaş Kur’an Kursunu kapatacağım diyen Kılıçdaroğlu’na payanda olan, yardakçılık yapan, kini, hırsı, nefreti Erdoğan düşmanlığı aklının ve inancının önüne geçen Karamollaoğlu’na “edep ya Hu” diyorum.







