• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Akif Bedir
Akif Bedir
Akif Bedir
TÜM YAZILARI

Dikkat 

22 Şubat 2023
A


Akif Bedir İletişim: [email protected]

 

Anadolu, Hıristiyanlığın ilk yayıldığı yerlerdir. Hıristiyanlar için çok önemli pek çok merkez Anadolu’dadır.   

Bugünkü Hıristiyanlığın kurucusu olarak bilinen Pavlus’un hatıralarının saklandığı ve Hıristiyanlar için hac merkezi olarak kabul edilen yer, ayrıca yıllarca Hıristiyanların yaşadıkları, tarihi ve kültürel anılarının bulunduğu topraklardır.  

Belki en az bu tarihi ve kültürel özellikler kadar Türkiye jeopolitik konumu itibariyle de Hıristiyan dünyası için vazgeçilmez bir özelliğe sahiptir.  

Ülkemiz ve milletimiz tarih boyunca ekonomik-sosyal ve kültürel saldırıya maruz kalmıştır. Günümüzde de bu hususlar devam etmektedir.  

Haçlı zihniyeti Türk milletinin Anadolu topraklarında yerleşmesini asla içine sindirememiş, yüzyıllar süren haçlı seferleri düzenleyerek şehit kanları ile sulanarak vatan olan bu topraklardan çıkartmak istemiştir. 

Bunu başaramayınca dün olduğu gibi bugün de emellerini gerçekleştirebilmek için yeni stratejiler geliştirmişlerdir. Bu stratejilerden birisi ve önemlisi misyonerlik faaliyetleridir. 

Misyonerler kendi ifadeleriyle “Bu mukaddes ve vaat edilmiş topraklar, silahsız bir haçlı seferiyle geri alınacaktır.” Misyonerlik faaliyetleri açısından “Türkiye, Asya’nın anahtarıdır.”  

Türkler “Dünyada ulaşamadıkları en büyük topluluk,” Türkiye ise “Orta Doğu’nun ekmek sepeti” olarak tanımlanmaktadır. 

Tarih boyunca Hıristiyan âlemi dünyayı kendi tasarrufuna almak için dini bir basamak olarak kullanmıştır. Haçlı Seferleri ve coğrafi keşif olarak adlandırılan sömürgecilik faaliyetleri bu hakikatin tarih sahnesindeki yansımalarıdır.  

Bu çerçevede misyonerlik, bir ülkeye egemen olmak ve burada Hıristiyanlığı hâkim kılmak maksadına yönelik yürütülen faaliyetlerdir. 

Misyonerlik, batılıların üçüncü dünya ülkelerindeki çeşitli milletler, özellikle de Müslümanlar arasında Hıristiyanlığı yayıp bu milletler üzerinde hâkimiyetlerini artırmak gayesiyle ortaya çıkardıkları gizli ve açık harekettir.   

Misyonerlik mücadelesi çarpışan imanların, inançların farklı şekilde tezahürleridir. 

Hıristiyanlaştırma, emperyalizmin din perdesi altında yürütülen şeklidir. Emperyalizm’in üzerine oturduğu sacayağının, bir ayağı para (kapitalizm), bir ayağı silâh (militarizm), bir ayağı Hıristiyan misyonudur, yani din.  

Misyonerlik, “emperyalizmin mızrak ucu” olup, Hıristiyan olmayan bütün insanlarla konuşarak, her türlü din mensubunu muhatap kabul ediyor görünerek, onlara şirin görünmeye çalışarak, onların inançlarını da tenkit etmeden, Hıristiyanlığı anlatma, insanlara sevdirme ve bütün dünyayı Hıristiyanlaştırma yoludur. 

Misyonerlikte iyi niyet ve masumiyet bulunmamaktadır.  

İslam’ın engin hoşgörüsünü istismar ederek, yüce değerlerimizi yok etmeye çalışan misyonerlik insanların inanma duyguları istismar edilmekte, zaaf ve beklentilerinden yararlanılmakta ve bu süreçte bazı empozeler yapılmaktadır. Hatta buna dayalı olarak imkânlar ölçüsünde karşı inanç ve düşünceleri karalama, tahrif ve aşağılama vardır. 

Misyonerler, girdikleri memleketlerde, yalnız Hıristiyanlığı yaymakla kalmazlar. Çünkü mahalli kültürü yıkmadıkça, ülkedeki mukaddes değerleri sarsmadıkça hiçbir yerlinin Hıristiyan olmayacağını, gizli emellerine erişmeyeceklerini çok iyi bilirler.  

Onun için de misyonerler, önce oradaki milleti millet yapan bütün değerleri, maddi-manevi tüm kıymetleri soysuzlaştırmakla işe başlarlar. Sarstıkları, tahrip ettikleri milli ve manevi duyguların enkazı üzerinde melanetlerini göstermeye çalışırlar, bütün imkânlarını bu yolda harcarlar. 

Sömürgeciliğin keşif kolu Misyonerler, bu sapık, çarpık, hain ve acımasız gayretleriyle, yalnız bazı ülkeleri, bazı devlet ve imparatorlukları parçalamakla kalmadılar, top yekûn insanlığı tarifi güç bir bela ve musibete sürüklediler. 

Misyonerlerin İslam ülkelerindeki faaliyetleri iki yönlüdür: Önce yıkmak, sonra istedikleri şekle sokmak veya önce eritmek, sonra yeniden şekillendirmek.  

Tarih göstermiştir ki misyonerler, gayelerine erişmek için cinsi sapıklık dâhil her türlü vasıtayı kullanmaktan çekinmeyen bir fikir ve zihniyet yapısına sahibidirler.  

Bu yüzden Asya, Afrika ve uzakdoğu milletlerini uzun yıllar ve hatta asırlar boyu sömüren müstemlekecilerin-emperyalistlerin en büyük yardımcıları Hıristiyan misyonerler olmuştur.  

Yerli halkı kendi dinlerine sokabilmek için askeri güçler dâhil her türlü vahşeti, tecavüzü, zorbalığı, ikiyüzlülüğü göstermekten çekinmemişlerdir. 

Misyonerlerin sözde sevgi, barış ve hoşgörü maskesi altında yürüttükleri faaliyetler, Türk Milletinin bütün tarihi ve kültürel değerlerinin dejenerasyona uğramasına neden olmaktadır.  

Bugün içine düştüğümüz değerler erozyonu, ahlaki buhran ve kimlik bunalımında gizli intikam duyguları, sahte sevgi, insan hakları ve barış şeklinde kamufle edilmesinin etkileri vardır. 

Misyonerliğin özünde takiyye yatmaktadır.  

Ahlaki olmayan, kanuni olmayan, dini olmayan yönlerden, insanların zihinlerini, onların içinde bulundukları/karşılaştıkları olumsuz durumlardan faydalanarak etkilemeye dayanmaktadır. Bu yüzden deprem bölgelerine koşacak olan bu soysuzlara ve bunların medyadaki seslerine dikkat… 

Depremde arama kurtarma çalışmalarına katılan İsrail kurtarma ekibi ZAKA’nın, yıkılan Antakya Sinagogunda bulunan tarihi Ester (İştar) Yazmalarını İsrail’e kaçırması da bunun başka bir örneği…

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Ders

Sayin yazar, sizin gibi Müslümanlar Anadolya hakim olacaksa varsin olmasin. Savundugun muslumanalar iktidar bu ulkede haclilarin mogollarin yapmadigi zulmu yapti.. hic ders almiyormusunuz.. yasananlardan...

Orhan İnan

Bu Milleti yeteri kadar öz değerlerinden kopardılar. Her türlü ahlaksızlığı alenilestirme çabaları en üst perdelerden seslendirilir oldu. Neredeyse namuslu olma gayretleri bile, birilerinin ağzına sakız oldu. Malesef bu edepsiz saldırganlık Milletin yeteri kadar tepkisini çekmiyor.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23