• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Akif Bedir
Akif Bedir
Akif Bedir
TÜM YAZILARI
25 Kasım 2020

Deneyip görelim

Avrupa Birliği ülkelerinde ve medyalarında bir süredir büyük bir “Erdoğan düşmanlığı histerisi” başladı.

Haçlı Avrupa söz birliği etmişçesine Türkiye karşıtı söylemlerle gerilimi tırmandıracak tehditler savuruyor, had bildirmeye kalkışıyor. Sömürge artığı Arap Birliği, efendilerinin talimatıyla bize kafa tutuyor.  

Bütün bunların hepsi kuru gürültü olsa da bu küstah tehditler yeni bir dönemin işareti. Önümüzdeki dönemde Türkiye ekonomik, siyasi, diplomatik ve hatta askeri yollardan sıkıştırılarak,  krizler oluşturulmaya çalışılacak.

Batı bu yaklaşımıyla emrinden çıkan, rotasını şaşıranları ıslah etmeye çalışıyor. Yön veremedikleri, taraflarına çekemedikleri ülke ve liderleri terbiye etmeye çalışıyorlar.

Ekonomik güçlerinin bütün imkânlarını en etkili şekilde kullanılarak önce kriz ortamı oluşturup, ardından da siyasi yönlendirmeler ve acı reçetelerle sahiplik sağlamanın yollarını arıyorlar.  

Peki, neden Türkiye’ye bu kadar öfkeliler? 

Bütün bu tehditlerin, şantajların sebebi ne?

Bütün Haçlı dünyası ve uşaklarının paniği niye? 

Farklı dinlerin, kültürlerin ve etnik kökenlerin toplumsal barış içerisinde bir arada yaşamasına mani olan İslam ve yabancı düşmanlığı, Fransa’dan Avusturya’ya, Almanya’ya, Hollanda’ya ve daha pek çok Avrupa ülkesinde eğitimden istihdama, medyadan siyasete kadar hemen her alanda neden zirveye tırmandı? 

Son dönemde yaşanan ekonomik darboğaz sebebiyle sahip olduğu yaşam standardını kaybetmekten korkan Batı toplumu, İslam özelinde Türkiye’yi ve Erdoğan’ı niye birinci hedef olarak belirledi?

Batı içinden geçtiği buhran sürecinde, bir yandan küresel sistemi yeniden şekillendirmek isterken diğer yandan da korkularını besleyen ve büyüten refah kaybını önlemek için çareler arıyor.

Bu süreçte de “dünya beşten büyüktür” çıkışıyla, “Afrika’da sömürü değil paylaşım” anlayışıyla sömürü düzeninin tekerine çomak sokan, küresel güç oyununda Türkiye’yi yeni bir aktör yapan Erdoğan düşman ilan edildi.

Yeni dünyada yeniden dirilişi gerçekleştirdiği, Türkiye üzerinden ümmet değerlerinin tasfiyesine memur küresel şer ittifakı operasyonlarına, kaos tüccarlarına “dur” dediği için hedefe kondu.

Libya’da, Yemen’de, Akdeniz’de, Karabağ’da, Suriye’de, Ege’de, Kıbrıs’ta ve Lübnan’da ya da menfaatlerinin kaybolduğu her yerde yaşananlar için Erdoğan suçlanıyor. Avrupa’nın her karın ağrısının faturası Erdoğan’a kesiliyor.

Çünkü yeni Türkiye vahşi Batı’nın Ortadoğu ve Afrika başta olmak üzere tüm yerkürede küresel oyun kurucuların oyunlarını bozarak Batı’nın gerçek yüzünü ortaya çıkarıp, maskelerini düşürdü.

Bizim bizden başka dostumuz olmadığı gerçeği artık çok net. Haçlı Avrupa bizimle uğraşı amaç edinmişken biz de Avrupa’nın anlayacağı dilden onlara cevap verebiliriz. 

Avrupa’da yaşayan gurbetçi vatandaşlarımızın mevduatları bazı avantajlar sunularak Türkiye’ye davet edilirse Avrupa’dan “hayır” çığlıklarının yükseleceğinden eminim. 

Dışişleri Bakanlığı verilerine göre Avrupa’da 6,5 milyon vatandaşımız yaşıyor. Bir organize ile Avrupa’da yaşayan her vatandaşımızdan bin Euro Türk bankalarına aktarma şartı getirilse bir anda 6,5 milyar Euro Avrupa’dan transfer edilmiş olur.

Bu hem bizim ekonomimiz için bir can suyu olur hem de AB ülkelerini ufaktan silkeler. Aktarılacak rakamlar büyüdükçe zaten sarsıntı geçirecek AB, Türk gücünü Avrupa’da da derinden hissetmiş olur. 

Böyle bir organizeyi Avrupa’daki Türk dernekleri dahi eyleme dönüştürebilir. Şu an kıskaca alınmaya çalışılan Avrupa Ülkü Ocakları bu görevi üstlenip, kapı kapı dolaşarak bu mesajı sahiplerine ulaştırabilir.

1976 yılında yurtdışında yaşayan Türk vatandaşlarının tasarruflarını ülke ekonomisine kazandırmak amacıyla Merkez Bankası nezdinde Kredi Mektuplu Döviz Tevdiat Hesabı açılmıştı. 

1994 yılında yaşanan ekonomik kriz nedeniyle dış borçlanmada yaşanan sorunların aşılması amacıyla Süper Döviz Hesabı uygulaması başlatıldı ve yurtdışında yaşayan Türk vatandaşlarınca büyük ilgi gördü. 

Yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızın mevduatlarını Türkiye’de değerlendirmesini istemek ve sağlamak çok küçük bir siyasi hamle olup Avrupa’yı önümüzde diz çöktürecek bir etkiye sahiptir.

Bu mevduatın bir kısmının bile ülkemize gelmesi hem Türk ekonomisindeki sıkıntıların aşılmasına katkı sağlar hem de Avrupa’ya anladığı dilden bir ders vermiş oluruz. 

Şundan eminim ki küresel şer ittifakının kıskacında bir algı sarsıntısı yaşayan gurbetçilerimiz, samimiyetle millet birliğini ve tevhit bilincini güçlendirecek böyle bir eyleme sahip çıkacaklardır.

Oyunlarla elimizden alınanları yeniden kazanabileceğimiz, bizimle birlikte bütün İslam dünyasının da kazanacağına inandığımız maddi/manevi imkân ve şartları elde edebilmek için oyunu kuralına göre oynamalıyız. Çünkü artık kaybetmeye tahammülümüz yoktur. 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Müfettiş

Vallaa helal olsun, şahane bir savaş taktiği...
  • Yanıtla

İZMİRLİ

Elhak doğru ..zamanı isabetli teklif.. tebrikler
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23