--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Def-i lazım bir bela

Akif Bedir
Akif Bedir
8

 

İsmet İnönü ve arkadaşlarının imzasıyla Nisan 1928’de Resmî Gazete’de yayımlanan kararla anayasada geçen “Devletin dini İslam’dır” ibaresi kaldırılarak yerine “laiklik” getirilmişti. 

Gafil avlanıp bu kutsal kavramın kabul yıldönümünü es geçtim. Fakat var olsunlar hatırlayanlar olmuş.

AK Parti İstanbul Milletvekili Ahmet Hamdi Çamlı, “Laiklik ihdasının 93. Yıldönümü” notuyla sosyal medya hesabından bir paylaşım yapmış.

Çamlı, “Din ve vicdan hürriyeti kostümü ile takdim edilmiş fakat İslam’ı red, gâvurluğu cebr edici, inanca zulüm aracı olarak uygulanışlarına da gani bir şekilde şahit olduğumuz, kılık kıyafete hatta kıla tüye bile burnu sokucu hale bürünebilen, “laiklik” anlayışı yönetici aklın inisiyatifine terk edilemez. Hiçbir ön kabul olmaksızın masaya yatırılması, gözden geçirilmesi gereken, mühim anayasal bir madde ve problemdir. Eşine benzer bir uygulamasına rastlanılmayan, uygulamasıyla Türkiye tarihi gayet açık ve ortadadır” açıklamasını yapmış.

Aklına, yüreğine, bedenine sağlık ne güzel de gerçekleri sıralamış. Bu mübarek! Kavramla ilgili ben de düşüncelerimi paylaşmak istiyorum sizlerle.

Milletimin inançlarına karşı ideolojik saplantıları olanların sürdürdükleri husumet ve meydan okuyuşun adı oldu laiklik bu ülkede. 

Kendileri gibi düşünmeyen ve inanmayanlara yaşama hakkı vermek istemeyen mutlu azınlığın toplumu sindirme aracı, güçle topluma uygulanan ölçüsüz şiddetin adı oldu laiklik.

Ülkede inanan insanları terbiye etmenin helvadan put olarak simgesi oldu laiklik. 

Tartışılamayan, kritik zamanlarda sopa olarak kullanılan bir pranga oldu laiklik. 

Kendilerini hep sureti haktan gösterip “ülke elden gidiyor, biz kurtarıcıyız” diyerek, ihtilaller yapanlar için bir maske oldu laiklik.

Yusuf Kaplan’ın tabiriyle “Laiklik, zihnimize giydirilmiş bir deli gömleği, hayatımıza vurulmuş bir pranga oldu.” 

Türkiye’de laiklik dendiğinde, her şeyin, ama her şeyin kurban edileceği kutsal(!) bir tabu anlaşılıyor. Bütün yolların kapandığı bir kuşatma hali...   

Türk milletinin tarihsel ve toplumsal ilkelerinden habersiz, milletin hayalinden kopuk bir siyasal aklı temsil ederek devlet gücünü elinde bulunduranlar, resmî ideoloji adı altında laikliğin de içinde olduğu birçok düzenlemeyi, uyulması zorunlu kurallar bütünü olarak, halka dayatmış, halkı ya durağanlığa ya da geri kalmışlığa mahkûm etmiştir.

Laiklik ile din törpülenerek yeni bir din tanımı ihdas edildi. Laiklikle bezenen sahte din “ideolojik kutsal devlet” anlayışının bir dayatması olarak yaşatıldı millete.  

Bin küsur yıllık İslami değerler ve ruh kurutularak, kültürel miras törpülenerek topluma zorla hâkim kılındı laiklik.

Gerek askeri gerekse siyasi kanallarla dinin anlam atlası yok edildi. Laiklik topluma köksüz, ruhsuz, anlamsız, temelsiz ve zorla dayatıldı.

Laiklik bir kimlik, bir din yorumu gibi sunularak insanların din, vicdan özgürlüğünü kısıtlayan ve dinin her türlü tezahürünü kamu hayatı dışına çıkaracak bir baskı unsuru haline dönüştürüldü. 

Laiklik malum bildiriye imza atan tekaüt amirallerin de sığındığı liman oldu. Laiklik müdafaa hattı oluşturulup bir bardak suda fırtınalar koparmak istediler akıllarınca. 

Bunlar devletin bünyesine gizliden gizliye yerleşen, palazlanan ve palazlandıkça da yeri ve zamanı gelince aldıkları talimatlar doğrultusunda harekete geçen siyasal aklın emir erleridir. 

Bunlar bukalemunları kıskandıracak bir ustalıkla kendilerini kamufle eden, bir gün mutlaka fırsat yakalayacakları umutlarını diri tutan ve bu umut ile yaşayan, yasakçı zihniyetin burunları halkalı bireyleridir.

Bunlar hurafelerle hakikatlerin sarmaş dolaş olduğu ülkemde laiklik anlayışı ile demokrasi ilişkisini irdelemekten özellikle kaçınan, en sert nefs esareti altında yaşayan ruhları kurumuş, beyinleri çöp tenekesi tiplerdir. Zira tartışmanın bu yönleri o zihniyet için bir “çıkmaz sokak”tır. 

Laikliği koruma içgüdüsü” ile hareket edip laikliği korumaya kendilerini memur eden, batıyı her türlü hak ve özgürlüklerin merkezi olarak algılayan, batı hayranı yasakçı zihniyet sahibi çıkartma kâğıdı kahramanlarının sergiledikleri, laiklik adına tuhaflıklardır.

Önce, bütün devlet ve kurumları laikleştirildi, İslam’dan temizlendi, sonra da toplum. Tarihimiz, kültürümüz, milli değerlerimiz laiklik adına paramparça edildi. Laikliğin dinsizlik olarak uygulandığı Türkiye’de toplum, “irtica tehdidi” diye diye laiklik adına dayak yedi, sindirildi.

Yeni anayasa tartışmalarının devam ettiği bu günlerde yapılacak sivil anayasada “değiştirilemez” denilen laiklik şartının kaldırılarak “Devletin dini İslam’dır” ibaresinin yeniden anayasaya konulması elzemdir. 

Devletimiz kuruluş ayarlarına geri döndürülerek yeniden İslam’la barıştırılmalıdır.

 

Yorumlar

(8)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Bozok

15 Nisan 2021 00:42

İnşaallah inşaallah.

Yorumcu

15 Nisan 2021 00:26

Gördünüz mü yanar döneri laiklik devletin her kese eşit hizmet etmesi için gerekliymiş h yanar senin her tarafından akıl fişkırıyor.onun içinmi müslümanlara inancını yaşadığı için katil esed den daha çok müslümanlara zülüm ediyor.nede olsa tüm laikler putçu perestler esed le akraba dırlar . lanetli dinsiz kafir devlet mürted dinsiz imansız tağut rejim bekçileri .lanetli kamal görüz lanetli n serter,lanetli kamal alemdaroğlu lanetli Necla arat ve daha bir çoğu onun için mi. İstanbul üniversite sinde ve başka daha bir sürü malatya ankara izmir antalya ve hemen her üni de.baş örtülü öğrencileri zorla karanlık ikna Baskı ve Tehdit şantaj odalarına götürüp insanlıktan çıkmış kuduz köpekler gibi öğrenci kızların karşısına geçip durmadan onlara havlayan.bu lanetli yarasalar barbarlar da ahlaksız şeytanlarda nazi islam düşmanı devlet adına mason localarının kan emici vampir çakallarından aldığı emirle laikliği nazi mason devleti adına her kese eşit hizmet için kullanıyordular.laikim putçuyum dedinmi her yol mübah şeytanlara ama artık yapamayacaksınız ister kabul edin ister etmeyin sonunuz geldi artık günleriniz yakın dır.putunuzla laikliğinizle birlikte cehenneme gideceksiniz yakında inşaallah.

Hasan Yanar

14 Nisan 2021 15:54

Devlet bir kurumdur dini olmaz. Devletin vazifesine dini ne olursa olsun yada olmasin insanlara esit hizmet etmektir. Laiklik bunu saglar. 

Sütcü İMAM

14 Nisan 2021 14:28

Sıkışınca iktidar elinizden gitme endişesine kapılınca hemen Dinden,İmandan dem vurmaya başlıyorsunuz.İNÖNÜ ne bilim Kefereler dersiniz onlara din düşmanı dersiniz İktidar olunca en iyi dustunuz en iyi yol arkadaşınız Devlet yönetiminde onlarla beraber yürütmeniz hiç eksik olmaz. Allah Ülkemizi Laiklerden değil çünkü onlar adam gibi çıkıp kim ve ne olduklarını Aslanlar gibi yüzümüze söylüyorlar ammaaa bizim Piyasa Şeytanları şerrinden Allah cümlemizi korusun. Sabır Savaş Adım Müslüman..

Murat Koca

14 Nisan 2021 13:47

Akif Bey, Ayasofya'da namaz kılıyoruz, türban-başörtüsü artık kamuda serbest, Allah'ımıza şükür Türkiye'mizin her yerinde namaz kılıp, oruç tutmamıza mani yok. Tarikat dernekleri, yurtları serbest. Laiklik kalkarsa İslam yaşantımız bakımından neyi farklı yaşayacağız? Anlamayanlar için aydınlatır mısınız lütfen.

nazan

14 Nisan 2021 13:02

kesinlikle katılıyorum.devletin resmi dini islamdır olmalı artık.

KONCA

14 Nisan 2021 12:12

Sorun 93 yıllık çözüm günlük. anayasaya Devletin dini İslamdır ibaresi kesin ve tek çözüm. Allah cc. kaleminize güç versin.

Mehmet

14 Nisan 2021 09:49

aynen katılıyorum

Akif Bedir Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle