• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Akif Bedir
Akif Bedir
Akif Bedir
TÜM YAZILARI
26 Haziran 2019

Biz nerede yanlış yaptık

Bir seçim daha bitti. Yapılan yanlışlara, etik hatalara, yalan beyanlara, üslup bozukluğuna rağmen kazanan İmamoğlu oldu.

Sabah akşam halka nefret kusup sonra her şeyin çok güzel olmasını bekleyenlerin galibiyeti içimizi sızlatsa da, Kandil ile Pensilvanya’yı sevindirecek bir sonucun hâsıl olması canımızı sıksa da CHP merkezli karşı cephe seçimin kazananı oldu.

İmamoğlu bir tercih değil, tepki başkanı oldu. 

İstanbul, Binali Yıldırım gibi büyük bir şansı maalesef kaçırdı. 

Hizmetleriyle Türkiye’nin her köşesinde imzası olan Binali Yıldırım donanımlıydı, sevgi doluydu, herkesi kucaklayan, herkesle konuşup anlaşabilen biriydi. İstanbul’un ihyası için aranan isimdi, millet istemedi. 

Sözüyle, özüyle, duruşuyla ve kalitesiyle adamlığın resitalini sunan Binali Yıldırım bu seçimin kaybedeni değildir.

AK Parti’ye karşı büyük bir güven kaybı vardı, teşkilat halktan kopuş yaşıyordu ve halk değişim istiyordu. Hükümetin icraatları halkın beklentilerinin gerisinde kalmıştı.

Köklü sorunları, geçici çözüm önerileri  ile geçiştirenler, değişime direnenler, AK Parti’nin imajına zarar veren herkes bu sonucun müsebbibidir. 

Milletin verdiği mesaj iyi okunmalıdır.

İstanbul seçimlerinden çıkarılacak en büyük ders, milletin gönlünü kazanmanın hâlâ AK Parti’nin önündeki en büyük hedef ve görev olarak durduğu gerçeğidir.

Pusuda bekleyen şer güçler, AK Parti toplumsal desteğini yitirdi yaygarasıyla yarından itibaren Türkiye’yi yeni bir istikrarsızlaştırma sürecine sokmak için kolları sıvayacaktır.

AK Parti teşkilatlarının “yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır” anlayışını düstur kabul eden bir hareket mi, yoksa Tayyip Erdoğan sırtından zaferlere alışmış bir yığın mı olduğunu çok net bir şekilde göreceğiz.

AK Parti bu yenilgiden bir ders çıkarmak istiyorsa, önce kendi özüne dönmeli ve ciddi bir iç muhasebe yaparak toplumun bütün kesimleriyle barışmanın yollarını bulmalıdır. 

Halk gibi konuşan, halk gibi yaşayan, gözünden yaş gelen, çocukla gülüp, sevinebilen siyasilerin kabul edilip, taçlandırıldığını unutan, görmezden gelen AK Parti teşkilatları halktan yedikleri bu tokatla kendilerine gelirler diye umuyorum.

İnsanımız “sevdası” Türkiye olan, barış ve huzuru ilke edinen, kavga yerine barışı, düşmanlık yerine kardeşliği, çatışma yerine diyaloğu, nefret yerine sevgiyi, cehalet yerine bilgiyi egemen kılmak isteyenleri görüp ve onlara “evet” dediği gerçeğini umursamayan, “nasılsa kazanırız!” rehavetindeki AK Partilileri uykularından uyandıracak bir tokat olur diye düşünüyorum. 

Seçim sonuçları değerlendirilirken biz nerede yanlış yaptık diye sormak için iyi bir fırsattır. Kendi ilkelerinden uzaklaşan, reformist kimliğini kaybeden partinin özüne dönmesi için belki de bir musibet bin nasihatten evla olacaktır.

İçimizdeki akılsızların, cahillerin, hainlerin sayesinde değerlerimizi yıprattık, ölçülerimizi kaybettik, benliğimizi yitirdik. 

Hamasetle, duygu patlamalarıyla, öfkeyle nefret kusmak yerine, aklıselim olarak düşünmek, çare aramak ve nefis muhasebesi yapma zamanıdır.

Sizin hayır bildiklerinizde şer, şer bildiklerinizde hayır vardır. ALLAH bilir siz bilemezsiniz” ilahi ikazı uyarınca güçlü, dinamik bir ülke, bölgesel güç konumunu, küresel oyuncu pozisyonunu korumak için saflarımızı sıklaştırıp, gayretlerimizi artırmalıyız. 

CHP’nin İstanbul’u kazanmasının demokrasiyi güçlendireceği hayalinin kâbusa dönüşeceği gerçeğini yaşayıp göreceğiz.

Yapılması gerekenler, milletin beklentileri neler diye düşündüğümüzde aklıma gelenleri kısaca sizlerle paylaşmak isterim.

İstanbul teşkilatı, radikal bir değişikliğe tabi tutulmalıdır. Sonucun müsebbibi olanlar, burnundan kıl aldırmayan, insanlara tepeden bakan liyakatsiz, ehliyetsiz bürokratlar, ne oldum delisi teşkilat mensupları faturayı ödemelidir. 

Kabinede ciddi bir revizyon olmalıdır. Kucaklayan, gülümseyen, misyonu ve vizyonu yüksek, dünya ile bütünleşecek isimlerin kabinede olması mutlak şarttır.

Taraftar medya grubu yayınlarına neşter atılmalı, yapılan yanlışların, düşülen hataların çiçekler arasında sevimli yapılma süreci sona erdirilmelidir.

İktidar dilinde köklü değişikliklere gitmelidir. Tarım Bakanının etle ilgili birtakım beyanları, Aile bakanının sanatçı kisvesiyle halkın milli manevi değerlerini yok etmeye programlanmış tiplerle ilgili çıkışları bunun en son örnekleridir. 

Tayyip Erdoğan ismi ve resmi altında kendini bir şey sanıp aynalarla boğuşan tipler partiden en kısa zamanda uzaklaştırılmalı, sonsuza kadar üstleri çizilmelidir.

Alternatifsizlik” öngörüsü yok edilmeli, halkın arzu istekleri yön tayin edici konuma getirilmelidir.  

İnsan gibi yaşama, insani değerler ve adaletin geri gelmesi beklentisi karşılanmalıdır. 

Eski bakanların, vekillerin birtakım kadrolarda istihdam edilmesi, yönetim kurullarına alınması, başkanlık, yönetim kurulu başkanlığı adı altında saltanatlarına devam etmesi, babadan oğula geçen vekillik rütbeleri sökülmelidir.

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23