Ben de varım diyen bir Türkiye
İnsanlığın anavatanında Türkiye askeri ve siyasi bir güç olarak yükseliyor.
Tarihin ve coğrafyanın dinamikleriyle uyumlu hareket ederek, ezber bozarak, kurulmuş bütün hesapları altüst ederek, yenidünya düzeninde ben de varım diyerek yıldızlaşan bir Türkiye var.
Yüzyıl boyunca Anadolu’ya mahpus edilen irade uyandı ve tarihi geri döndürerek, insanlığın sesi olarak, güçlenen “Büyük Türkiye” tavrı ve tarzıyla büyük iddialarla yola çıkan bir Türkiye var.
Türkiye pek çok konuda dalgalanmalar, güç kaymaları arasında ağırlığını ve etkinliğini artırarak emin adımlarla ilerleyişini sürdürüyor. Bu yüzden iddialar büyük, kavgalar büyük, hesaplaşmalar çok çetin.
Türkiye’nin nefesi Basra Körfezi’nden Kuzey Afrika ve Kızıldeniz’e, Balkanlar’dan Kafkaslar ve Orta Asya’ya, Karadeniz’den Ege’ye ve Akdeniz’e kadar hissediliyor artık.
Bugün bağımsız, bağlantısız yerli ve milli düşünce ile yönetilip milyonlarca mülteciye kucak açan, Filistin davasını sahiplenen, Afrika’ya yardım eli olarak uzanan, Orta Asya ve Balkanlar’daki kardeşlerine sahip çıkan bir Türkiye var.
Marmaray, 3. Havalimanı, yerli ve milli sanayide devrim niteliğinde atılan adımlar, İHA, SİHA, TİHA, yerli tank, deniz altı ve son olarak araba üretiyor olmanın gururu, finansal gücü, stratejik konumu, sahip olduğu siyasi güç ve eylemleriyle de hedeflerine hızla koşan bir Türkiye var.
Büyük Türkiye vizyonuyla pandemi sürecine rağmen, son bir haftada 1915 Çanakkale Köprüsü, Ilısu Barajı, Başakşehir Çam-Sakura Şehir Hastanesi ve Ceylanpınar Sulama Projesi gibi ulaşımdan tarıma, sağlıktan sanayiye kadar büyük projelerle buluşmaya devam eden bir Türkiye var.
TSK’nın savunma ve havacılık ihtiyaçlarının yüzde 75’ini yerli üreten bir Türkiye var.
Salgın günlerinde sağlık alanında Avrupa’nın en iyisi olduğunu gösteren bir Türkiye var.
İHA’lar, SİHA’lar üzerinden, dünyaya yeni savaş yöntemleri öğreten, geleceğin savaş modellerini sergileyen bir Türkiye var.
Fransa’dan sonra Afrika kıtasında en fazla büyükelçilik sahibi ülke haline gelmiş, NATO’ya bağımlı olmayan, dünyanın merkez coğrafyasında yenidünya düzeninde yükselen bir Türkiye var.
Küresel güç haritasının ana kutuplarından, merkezlerinden biri olan bir Türkiye var.
Siyasi ufkuyla, milli dayanışması, jeopolitik hesaplarıyla, ekonomisiyle, milli savunmasıyla, teknolojik takibi, güçlü duruşuyla Türk, İslam dünyasını yeniden yükselişe geçirecek eylem ve söylemler üreten, yüz yılın tarih hesaplaşmasına öncülük eden bir Türkiye var.
Libya operasyonuyla Akdeniz’deki bütün güç haritalarını değiştiren, jeopolitik aklıyla yeni ve etkili bir Akdeniz gücü olarak öne çıkan bir Türkiye var.
Coğrafya aklı, tarih hafızası, jeopolitik hesapları bir araya geldiğinde bir nükleer şok dalgası gibi, bütün coğrafyada hesapları altüst eden bir Türkiye var.
Osmanlı’yı parçalayıp coğrafyayı köleleştirenlerin açtığı büyük cephelere, Anadolu’yu bir güç merkezi olmaktan uzak tutmak için yıllardır terörle ve içeride kurdukları cephelerle vuranlara, en yakınımızdakilerin ihanetlerine rağmen askeri gücü ve siyasi aklıyla bölgesel ve küresel düzeyde güçlü bir aktör haline gelen bir Türkiye var.
Suriye ve Irak’taki askeri faaliyetleri dışında, Katar’da, Somali’de ve Libya’da kurduğu üslerle kirli denklemleri, gizil projeleri bozan, Haçlı Siyonist ortaklığınca girdaba alınmış İslam dünyasına nefes aldıran bir askeri gücü ortaya koyan Türkiye var.
İnsani duygularla dünya milletlerine sağlık malzemesi yardımı yapan, bunu yaparken de dünyaya bütün işgal, savaş, sömürge, vesayet projelerini gömecek kadar güçlü bir siyasi dille dünyaya insani ve siyasi güven mesajları veren bir Türkiye var.
İçeriden ihanetlere, dışarıdan saldırılara, küçümsemelere, diz çöktürmeye yönelik bütün girişimlere rağmen, sessizce, sabırlı, metanetli yürüyüş devam ediyor.
Sağlıktan savunmaya, turizmden sanayiye, ihracattan yeni pazarlara, ülkeyi dünyanın derinliklerine taşıyan, siyasi aklı var Türkiye’nin.
Dünyanın ilk on ekonomisinden biri olmayı, en büyük askeri gücü olmayı, tarımda kendine yeten ülke olmayı, kardeşlik anlayışıyla Türk dünyasına, ümmet şuuruyla İslam dünyasına liderlik ederek bölgesel ve küresel düzeyde güçlü bir aktör olmayı hayal edip gayret sarf eden bir lideri var Türkiye’nin.
Güçlü, büyük Türkiye hayalini yaşamak ve yaşatmak için durup dinlenmeden çalışan bir iktidarı, bize hayal kurma gücü veren ve bu hayalleri gerçeğe dönüştüren bir lideri var Türkiye’nin.
BÜYÜK TÜRKİYE’nin mimarı olarak yeni yüzyılın jeopolitik hamlelerini yapan bir lideri var Türkiye’nin.







