• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Akif Bedir
Akif Bedir
Akif Bedir
TÜM YAZILARI

Bayram hasbihâli

28 Haziran 2023
A


Akif Bedir İletişim: [email protected]

Dostluğu, sevgiyi ve geleceği... Aşımızı, ekmeğimizi, soframızı... Hüznümüzü, acımızı, yalnızlığımızı paylaştığımız; birlik ve beraberliğimizi, kardeşlik ve dostluğumuzu en sıcak şekilde hissedeceğimiz mübarek kurban bayramınızı tebrik ederim.

Türkiye, yüzüncü yılında yüz yılın seçimini geride bıraktı.

Seçim öncesinde bir grup “sözde” sanatçının Cumhur İttifakı’nı oluşturan parti ve liderler hakkındaki hezeyanları, halkın oy tercihine yönelik saldırıları, demokratik hiçbir ülkede görülmeyecek şekilde alçakça ve ahlaksızca idi.

Bunlardan bir kısmı “devlet düşmanlığıyla” alkış almaya çalıştı.

Diğer bir kısmı “milleti aşağılayarak” prim yapma gayretine girişti.

Bazıları, “milletin manevi değerlerine nefret kusarak” piyasa oluşturmaya çalıştı.

Kimi “halkın siyasi tercihini küçümseyerek” varlığını ispata yöneldi.

Bir takımı “ülkeyi yöneten lidere kin ve nefret kusarak” derin güçlerden alkış almayı seçti.

Birkaçı “depremzedelere çemkirerek” farkındalıkla gündem oluşturma ve sözde sanatçı kimliğini onaylatma gayretine çalıştı.

Bunlar, Erdoğan’ın kendilerine sunduğu demokratik ortamda, ona ve ona oy verenlere hakaret ederek kendilerini ispatlamaya çalışan “sözde” sanatçı gerçekte ise “şovmen” güruhudur.

Bunlar, konuştuklarında demokrasi, hoşgörü ve barışı dillerinden düşürmeyen gerçekte ise içlerinde sakladıkları kinle tedavisi mümkün olmayan bir hastalığa yakalanan sözde “sanatçı müsveddeleri”dir.

Bunlar, “sanatlarında yetersiz kalan” başka meziyetlerini öne çıkararak “ayakta kalma” mücadelesi veren “hokkabaz” grubudur.

Bunlar, sanatı dışında da söz söyleme ihtiyacı duyan, doğru bildikleri yanlışı, bilmedikleri doğruya tercih eden “cühela” takımıdır.

Bunlar, bilmedikleri derin sulara girerek “saçmalayan”, muhalefet etmeyi ve toplumun değerleriyle alay etmeyi alışkanlık hâline getiren, garip bir “eziklik” psikolojisiyle devletini, milletini şikâyet eden “hastalıklı” tiplerdir.

Bunlar, ödül törenlerini devlete hakaret etmek için vesile haline getiren, yüksek perdeden haykırarak ortalığı velveleye verip, felaket tellallığı yapan, ev sahibini bastıran yavuz hırsız misali millete rahatsızlık veren “Bremen Mızıkacıları”dır.

Bunlar, milletin mesajını aldık, oturup muhasebe yapıp gerekli sonuçları çıkaracağız diyemeyen, günah defteri kabarık, yaptığı kötülüklerin haddi hesabı sorulmayan ve yerli ve milli olmayan “sanatçı kopyaları”dır.

Bunlar, millete tepeden bakan, devletten hoşlanmayan, din, dil, tarih, gelenek gibi kavramlardan uzak, halka yabancı, laikten ziyade laikçi, batılıdan ziyade batıcı sanatçı müsveddeleridir.

Bunlar, rahatı ve keyfi peşinde koşan, olumlu her gelişmeyi umursamayıp, alaycı bir üslupla eleştirip, küçümseyen, millete rağmen hareket eden ve milletin yararına olan gelişmelere sevinemeyen ve sadece konuşan, eleştiren ve yıkan “itibar suikastçıları”dır.

Bunlar, demokrasinin, milli iradenin, milletin değerlerinin düşmanıdır. Bunlar sadece sivil siyasetin değil, sivil toplumun da hasmıdır. Bunlar Batı’nın ve küresel sermayenin içimizdeki “gönüllü lejyonerler”idir. 

Bunların tek derdi, engel olmak, alay etmek, tiye almak ve küçümsemektir.

Bunları, menfaatperestlikleri, samimiyetsizlikleri, alaycı ve kindar dilleri, fırsatçı tutumları, pişkin tavırlarıyla artık tanıyoruz.

Karşı karşıya olduğumuz hastalıklı ve tehlikeli kitleye cevabın zamanı geldi.

Seçim sürecinde ve sonrasında sanatçı(!) kisvesiyle toplumu ayrıştıran, vatan, millet, din düşmanlığı yapanlara karşı tepkisiz kalınmamalı, eylemsel tepkiler ve yaptırımlar işleme konularak “DUR” deme vakti geldi.

Her iyi ve güzel şeye, her olumlu gelişmeye sözü olan ve kalplerindeki kinleri dillerine yansıtan bu tür yaratıklara AK belediye sınırları içinde icraatlarına izin verilmemeli, yazılı ve görsel medyalarda isimleri dahi zikredilmemelidir.

Bu hastalıklı zihniyetteki “sözde” sanatçılar devlete, millete, milletin dini ve milli değerlerine yönelik pervasızca saldırılarının karşılığı olarak TRT kanallarında ve belediye etkinliklerinde olmamalıdırlar.

Artık “Türkiye Yüzyılı”nda bu tür sözde sanatçı, şovmenlere iltifat edilmemelidir.

Kültür, sanat çalışmalarında ayrıştıran değil birleştiren, nefret ettiren değil sevdiren, yumruk atan değil el uzatan, ötekileştiren değil bir arada tutan, milli iradeye ve toplumun değerlerine saygı gösteren sanatçılara yol ve destek verilmelidir.

2019 yerel seçimlerinde 300 oy farkla Bitlis Tatvan’da seçimi kaybeden HDP şimdiden Tatvan’ı kaşımaya başladı. Tatvan’ın sevilen ve sayılan ailelerinden Geylanilerden olan AK Partili Belediye Başkanına başlatılan itibar suikastları ve hakkında 137 soruşturma olan gazetecinin kavgasına dâhil etme çabaları abesle iştigaldir.

Başkan M. Emin Geylani halkta karşılığı olan ve icraatlarıyla göz doldurup, geleceği kucaklayan hem siyasi bir kimlik hem de kardeşlik abidesidir.

Geylani’nin terör örgütünün siyasi kanadına yem edilmesine hem Tatvan halkı hem de sevenleri izin vermeyecektir, bu böyle biline…

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Şeref

"Erdoğan'ın kendilerine sunduğu demokratik ortamda.. " eyvallah üstad.. !!!
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23