• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Akif Bedir
Akif Bedir
Akif Bedir
TÜM YAZILARI
02 Aralık 2020

Ayinesi iştir kişinin lâfa bakılmaz

Türkiye’de siyaset, her geçen gün onurunu biraz daha yitirir oldu. Siyasi ahlak, çoktan dibe vurdu.  

Hırsını aklının önüne geçiren, çıkarlarını devletinin bekası ve milletinin değerlerinin üstünde tutan, milletinin kültürel ve moral direncini hiçe sayan siyasiler seslerini yükseltir oldu.  

Teröristi, vatan hainini dost edinip milletine sırtını dönen, kiralık aklıyla oturup kalkan, okyanus ötesinden zampinglenip ahlakı yerine hevâ hevesini, vicdanı yerine cüzdanını düşünen, eğri oturup doğru konuşamayan siyasiler nefret söylemleriyle ekranlarda boy gösterir oldular.

Normalleşen Türkiye’de normal olmayan, izlediği çatışma politikalarıyla toplumu germek için elinden geleni yapan asırlık virüs kendisinden beklenen çıkışları yaparak hayat bulmaya çalışır oldu.  

Bazı siyasiler ülkenin ana eğilimlerine, hassasiyetlerine destek vermek, onlara yakın durmak, endişelerini paylaşmak yerine uçlarda, tehlikeli cephelerde gezintiyi yeğler oldu. 

Teröre, şiddete, açık tavır alıp toplumsal gerilimi düşürerek yapısal reformları konuşmak yerine şiddeti körükleyenlerin sesi yükselir oldu.  

İcraatlarıyla ülkenin geleceğine imza atmak yerine imza atanları engelleyen, kavgayı tercih edenler zuhur etti. 

Sudan bahanelerle insanlar arasında ayrım yapan, insanı merkeze alan yeni bir söylem geliştirmek yerine halkın tercihlerini hedefe koyup öfke pazarlayarak siyasi harakiri yapanlar ortaya çıktı.  

Ülkenin ve cumhuriyetin sahibi olarak sadece kendilerini görüp, toplumun manevi dinamikleri ile bir türlü barışamayan, halkın örfüne, âdetine, inancına yabancı kalan, icraatlarında maske kullanıp, her türlü kirli tezgâhları kuranlar ortaya çıktı. 

Ülke düşmanlarıyla aralarına mesafe koyamayan, milleti değil teröristleri kucaklayan, milletin değerleriyle taban tabana zıt bir siyaset anlayışı güdenler neşvünema buldular. 

Milletin başına yüz yıldır bela olan bu zihniyetin CHP zihniyeti olduğunu sanırım anladınız. 

Lideri “Hâlâ iktidarın peşinde giden öğretmen varsa, kusura bakmasın ama ben ona öğretmen demem” sözlerini daha açıklayamamışken “AK Parti’ye oy vermenin haram olduğu” iddiasını savurdu.

Milletvekili katıldığı TV programında ülkemizin güvenliği, milletimizin huzuru için kahramanca mücadele eden kahraman ordumuza karşı çirkin diliyle çirkin ifadeler kullanabildi.

Genel Başkan Yardımcısı, Biden’dan Türkiye’de demokrasi talep edebildi. Yabancı otoritelerden meşruiyet tedarik etmeye çalıştı. Türkiye’nin güvenliği ve vatan savunması için alınan S-400’leri iptal edeceklerine dair Amerikan yönetimine açık çek verdi.

Bu söylemler CHP’deki mandacılık aşkını bir kez daha gün yüzüne çıkarmış oldu. İsmet İnönü de Amerikan mandasını kabul etmeyi tek çare olarak görmemiş miydi? 

Demokrasi talebi için yabancı otoritelere siyasi arzuhal yazarak utanç verici bir siyasi savrulmaya yelken açabildiler. 

Türkiye’yi emperyalist odakların ekonomik baskılarıyla yıkmaya çalışanları destekleyen, darbe söylemleri ile kaos oluşturmaya çalışan bu zihniyetin temsilcileri genlerinde olanın gereğini yaparak ülke aleyhine olan her şeyi savunuyor. 

Toplum üzerinde siyasi ve ideolojik egemenlik kurma adına paranoyal kuşkuları, vehimleri, uydurulmuş korkuları sonucu ellerinden giden kişisel imtiyazları geri almak için siyasi çığırtkanlık yapmayı hak kabul eden CHP genlerinde olanın gereğini yaparak ülke aleyhine olan her şeyi savunuyor. 

Ülkeyi yıkma, bölüp parçalama gayesindeki terör örgütünün siyasi uzantısı ırkçı HDP ile aralarındaki muhabbeti bir türlü açıklayamayan...

Milletin hayrına olan her düzenlemenin karşısında duran, TBMM’nin saygınlığına gölge düşürecek her türlü eylemin içinde yer alan, siyasetini sadece Cumhurbaşkanı ve AK Parti’ye hakaret üzerinden dizayn eden CHP zihniyeti dış ve iç politikada Türkiye düşmanlarıyla müşterek bir politika güder oldu.

Geçmişte askeri vesayet ile iktidar olmayı alışkanlık haline getiren millete ve milletin değerlerine düşman zihniyet, asker milletin hizmetine girince milletin mahkûm ettiği gayri milli dilini Türk ordusuna uzatır oldu. 

Çirkefliği karakter haline getirip Demirtaş’a mazlum diyenler, Diyarbakır Annelerinin gözlerinden süzülen safi yaşlara tınmıyor, Yasin Börü’ye, Eren Bülbül’e ve daha nicelerine masum diyemiyor. 

Demokrasimiz bedeli ödenmiş ve hak edilmiş bir demokrasidir. Milletimiz, iradesinin kimse tarafından gasp edilemeyeceğini demokrasi tarihine silinmeyecek şekilde yazdı. Demokrasinin dünyaya açık olması başka şey, demokrasi için dış payanda ve ithal irade aramak başka şeydir.

Türkiye’de son kullanma tarihi geçmiş vesayet anlayışları vesayet ihracatına geçmiş gözüküyor. Demokrasimizin banisi ve hamisi millet iradesidir. 

Türkiye ilkeleri, öncelikleri ve milli çıkarları ışığında ilişkilerini sürdürüyor. Türkiye’nin güvenliği ve vatan savunması ticaret konusu değildir. Bu konuda siyasi pazarlık asla kabul edilemez.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23