--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Ayasofya’yı esaretten kurtaralım

Akif Bedir
Akif Bedir
9

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın  MYK’daki gündemi Ayasofya’nın ibadete açılmasıydı. 

Erdoğan “Ayasofya’da namaz da kılınır, Fetih Suresi de okunur. Buna ancak ve ancak aziz milletimiz karar verir” değerlendirmesiyle Haçlı dünyasından gelebilecek tepkileri siyasi öngörüsüyle yok ediyordu. 

Ayasofya milletin kararıyla yeniden manasına kavuşturulup, içinde İslamiyet’in gömülü olduğu bir lahit olmaktan kurtarılacak. Minareleri ezanla çınlayacak, Kur’an-ı Azimüşşan okunarak Ayasofya esaretten kurtarılacak.

Bugün yaşadığımız dünyada söz sahibi olduğumuz iddiasıyla gururluyuz. Kendi kararlarını kendi veren, “muktedir”, barış ve huzur içerisinde güzel bir dünya için, herkesin iyiliğini isteyen bir yönetim anlayışıyla yükselen bir değer Türkiye.

Fakat küfür ordusu milli ve dini varlığımızı dışardan ve içeriden sistemli bir şekilde bombardıman etmekte, dini ve milli hüviyet kalemizde derin delikler ve gedikler açmaya çalışmaktadır.

Artık tüm dünyaya ve özellikle de AB’ye onurlu bir duruş, onurlu bir tavır gösterme zamanı gelmiştir. Bunun için Allah tarafından mühürlenmiş kalplerin mühürlediği Ayasofya açılmalıdır.

Ayasofya açılmalıdır, çünkü…

Cami kimliği askıya alınmış, arafta müphem bir bekleyişte olan Ayasofya mahzun kaderinden kurtarılarak ibadete açılmalı ve Türkiye kendi topraklarında özgür olduğunu dünya âleme haykırmalıdır.

Bizler dünyanın sistemini değiştirmeye kalkarken kendi iç sorunlarımızı unutmamalıyız. Ayasofya’nın yeniden ibadete açılması hem bir iç hesaplaşmayı hem de uluslararası bir hesaplaşmayı barındırır.

Asırlık surların arkasından, köhne Bizans’ı hortlatmak isteyen Hıristiyan dünyası, fethi mübini yüzyıllardır içine sindirememiş, meydanda kaybettiği savaşın kuyruk acısının rövanşını masa başında alma hevesiyle bir şekilde Ayasofya›nın ibadete açılmasına engel olmaya çalışmaktadır.

Vakti zamanında “zincirler kırılsın, Ayasofya açılsın” diye haykıran meydanlardan gelen devlet büyüklerimiz, eski ulvi ideallerini, küresel düşüncelere feda etmediğini göstermelidir.

Ayasofya açılmalıdır. 

Hem de öylesine açılmalı ki, halkın özlemleri, hasretleri ve beklentileri, kaybedilen bütün manalar, zincire vurulmuş masumlar gibi onun içinden fırlamalıdır.

Haçlı Savaşlarının son faslının devam eden etkilerini kırmak ve silmek ve aynı zamanda Ayasofya’yı kışkırtma aracı ve vesilesi olmaktan çıkarmak ve Fatih’in ruhunu şad etmek için Ayasofya ibadete açılmalıdır.

Fatih’in evlatları Ayasofya’nın zincirlerini kırmalıdır. Ayasofya’nın geleceği Türkiye’nin geleceğidir.

Ayasofya’nın açılması, ışığa susamış şerefelerinin hakikatin aydınlığına ve sesine kavuşturulması, umudun uzayan gün ışığı altın mahyalarla donatılması bir zaruret haline gelmiştir.

Yüzyıllar boyu cami olarak kullanılmış olan ve tarihimizin, şeref noktasını temsil eden bu ibadethaneyi, Yunan Ortodoksluğunun arzularına boyun eğerek müze haline getirmek, İslam’a değil Hıristiyanlığa biat etmekten başka bir şey değildir.

Minarelerinden çağlayacak ezan seslerine hasreti, yıllardır hüzünle kan ağlayan Ayasofya açılmalıdır. Ayasofya’nın kapılarıyla beraber ruhumuzu kilitlediler. 

Melûl ve mahzûn, secdeye kapanan insanlarını bekleyen Ayasofya, biz Müslümanlara kutsal bir emanet olarak verildi. Ayasofya Türk’ün bahtıyla beraber açılmalıdır.

Ne zaman Ayasofya ibadete açılırsa; İstanbul’un tapusu gerçek manada yeniden geri kazanılmış olur. Esaretin son kırıntılarını da temizlemiş oluruz.

Ayasofya’yı kapalı tutmak, Sultan Fatih’in, Ecdadımız Osmanlının ve gönlü Ayasofya’nın açılmasıyla tutuşan seksen milyon Türk’ün semaları tutuşturan lanetine hedef olmaktır.

Ayasofya, çok önemli bir dinî, tarihî, kültürel sembol olduğu kadar çok önemli siyasî bir güç/kozdur.

Ayasofya, Hakkın Batıla, Hilal’in Haç’a galibiyetinin simgesidir. Ayasofya, İslam dünyası için manevi bir sancaktır.

Ayasofya, yalnızca Konstantiniyye’nin fethinin sembolü değil, aynı zamanda Hilal’in Haç karşısındaki tartışılmaz zaferinin/üstünlüğünün de sembolü ve nişanesidir.

Ayasofya, cihat ruhunun remzi; akıncıların nal seslerinin, tekbir sesleriyle buluştuğu nizam-ı âlem davasının, “İlay-ı Kelimetullah” aşkının yapı taşıdır.

Ayasofya, geçmişimize ve milli özümüze bağlılığımızın ve gerçekten bağımsız olup olmadığımızın bir göstergesidir.

Ayasofya, siyasi, sosyal bir fonksiyona sahip Türk Milletinin Milli Egemenlik sembolüdür. Bizim hürriyetimizin, haysiyetimizin sembolü.

Ayasofya, hürriyettir. Ayasofya’nın esareti bu milletin hürriyetinin esaretidir.

Ayasofya bir neslin ufku, bir neslin kavgasıdır.

Ayasofya fethin simgesidir, İstanbul’un Türk şehri oluşunun alâmetifarikasıdır.

Üstad Necip Fazıl’ın muhteşem yorumuyla “Ayasofya, bir mananın, zıt manaya taarruz ve onu zebun edişinin, bütün dünyada eşi olmayan abidesi.”

Ayasofya’yı müzahrefattan temizleyip ibadet mahalli yapmak” Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin dönemin başbakanı Adnan Menderes’ten talebiydi.

Şerefelerinde fethin, Fatih’in şerefi ışıl ışıl yanan muhteşem mabet Ayasofya mahzun.

Zincirler kırılmalı, Ayasofya açılmalıdır. 

 

Yorumlar

(9)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Ali Hoca

14 Haziran 2020 14:05

Bu kadar önemli fethi gerceklestiren ,Hz.Muhammed s.a.s min övgüsüne mazhar olan ulu Hakan, fetihten sonra Ayasofya yi camiye çevirmişse, sonraki idarecilerin ne haddine ki bunu değiştirsinler.

Türkay

10 Haziran 2020 12:40

Aslında her apartmana mescit yapılmalı her apartmanda bir imam olmalı:)))

Doğrusu...

10 Haziran 2020 12:38

Çoook geciktik, çoook!... Fâtih Sultân Mehmed Hân'ın Fetih hediyesi Ayasofya Câmîi'ni lâyığı üzere tekrâr mü'minlerin ibâdetine açmak muh. BAŞKAN'ımızın en fazla beş dakikasını alır kanâtindeyim. Her hâlde bundan da siyâsî bir menfaet beklenmez!... Vesselâm.

Mesut Sarp

10 Haziran 2020 11:21

Her şey gayretle teferruatlı yazılmış. Bir şey eksik, yazılmamış. O da NEDEN HALA AÇILMADIĞI!

orhan inan

10 Haziran 2020 11:10

HASRETLE BEKLİYORUZ.YENİ UYANIŞIN VE DİRİLİŞİN BAŞLANGICI OLACAK OLAN BU HADİSE ,HEM ÜLKEMİZİ SEVİNCİ BOĞACAK,HEM DE DÜŞMANLARIMIZI KORKU VE HÜZÜNE BOĞACAKTIR..HAYIRLI HABERLERİ BEKLİYORUZ.

Okur

10 Haziran 2020 09:15

Ayasofya da zaten ezan okunuyor. Namaz da kılınıyor. İmamı bile 2016 yılında atandı. Vakit namazları kılınıyor. Ama andımız halen yasak. İnanmayan yeni şafak gazetesinin 20 Ekim 2016 günkü haberine bakabilir.

Korkusuz

10 Haziran 2020 09:04

Vesselam.Insallah 2 temmuzu bekliyoruz.yeter artik esaret bitsin.

hüseyin

10 Haziran 2020 08:58

Rize’de üç gün önce devrilen TIR’dan ortalığa saçılan tonlarca çayın İran’dan getirilmesinin açığa çıkmasının yankıları sürerken, olaya dair yeni detaylar ortaya çıktı. İran’dan yüklediği kuru çayla, Ağrı’nın Gürbulak Sınır Kapısı’ndan giriş yapan "Özyaşarlar" isimli şirkete ait TIR, Rize’nin İkizdere ilçesi Sivrikaya mevkiinde kaza yaptı. Kazada şoför İ.K. olay yerinde hayatını kaybetti, oğlu S.K. ise yaralandı. Kaza sonucu İran’dan getirilen yaklaşık 21 ton kuru çay yola saçıldı. Olay yerine gelen uzmanların yaptığı incelemede de söz konusu çayların yöreye ait olmadığı tespit edildi. Daha sonra çayı ülkeye getirten firmanın Adana merkezli "HMK Tütün Mamulleri" isimli şirket olduğu açığa çıktı. Şirket, Adana’da “tütün ürünlerinin toptan ticareti” sektöründe faaliyet gösteriyor.

ATABEY

10 Haziran 2020 07:28

REİS'İMİZİN DEVLET BAŞKANI OLMASIYLA TÜRKİYE CUMHURİYETİ BAĞIMSIZLIĞINZA KAVUŞTU. AYASOFYA'YI CAMİİYE ÇEVİRİNCE DE TAM BAĞIMSIZ OLACAĞIZ İNŞAALLAH U TEALA!

Akif Bedir Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle