• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Akif Bedir
Akif Bedir
Akif Bedir
TÜM YAZILARI
16 Eylül 2020

Artık çok oluyoruz

Türkiye sınır ötesinde, Suriye ve Irak’taki askeri faaliyeti dışında, Katar’da, Somali’de, Libya’da kurduğu üslerle, Akdeniz’de ve Karadeniz’de yaptığı araştırmalarla kirli denklemleri, gizli projeleri bozan, askeri gücüyle bölgesel aktör olarak yükseliyor. 

Türkiye’nin yükselen ivmesi, bölgesel ve küresel düzeyde güçlü, kontrol edilemez hal alan bir aktör olması Emperyalist güçlerin en temel sorunu oldu.

Türkiye’nin coğrafyası, tarihi, kültürel, ekonomik ve sosyal bağları nedeniyle bölgedeki ülkelerle yakınlık kurması Siyonist/haçlı ortaklığının planlarını bozar, uykularını kaçırır oldu.

Bu yüzden de “Türkiye’yi durdurma” uluslararası bir öncelik halini aldı. Onlar kuşatmaya çalıştıkça Türkiye daha da güçlendi, millileşti. Onlar ambargo dedikçe Türkiye yerli üretimini artırdı, kendi üretir oldu. 

Batı’nın İslam coğrafyasında oluşturduğu halkları birbirine düşürme, çatıştırma ve düşman etme maksatlı eylemlerine karşı duruş İslam coğrafyasında Türkiye›nin ağırlığını artırdı. Türkiye bölgeye hükmeder oldu. 

Türkiye, yakın tarihimizde ilk defa bölgesinde yaşanan olaylarla ilgili izleyen değil, karar veren konuma geldi. Bir yanda Rusya, bir yanda Amerika’nın olduğu bir bölgede ben de varım dedi. 

Türkiye’nin çok yönlü dış politikasından ve özellikle Rusya, Çin, İran gibi Avrasya ülkeleriyle geliştirdiği ilişkilerden emperyalist Batı dünyası çok rahatsız oldu. 

Dünya üzerindeki tüm Müslümanlar yüzünü Anadolu’ya, halifenin topraklarına çevirdi, ümmet beklenti içinde…

Siyonist/haçlı ortaklığı Tayyip Erdoğan’ın İslam dünyasıyla yakınlaşma hedefini durdurarak Türkiye’nin yönünü yeniden Emperyalist Batıya çevirme planını devreye soktu.

Bir tarafta; 

Terörle savaş adı altında “küresel terör çağı”nı başlatanlar…

İslam coğrafyasını kana bulayıp, “devlet terörü”nü meşru bir yöntem olarak dünyaya kabul ettirenler… 

Seçilmiş topraklarda Siyonist/haçlı zulmünü sergileyip, korkunç bir açgözlülükle yaşadığımız coğrafyanın bütün değerlerini talan edenler… 

Özgürlük palavralarıyla kitlesel katliamlara girişenler, insanlık evini talan etmek için yaşayanlar, âlemlerin nizamını bozmaya çalışıp kin, nefret tohumlarını ekenler…

Ortadoğu’da ve dünyada kendi çıkarlarına uygun yeni bir düzeni yerleştirmek için “gücün terörü”nü estirenler, bu düzene karşı çıkan herkesi savaşla yıldırma ve boyun eğmeye zorlama yolunu seçmiş olanlar…

Diğer tarafta;

Nefisleri adi, kalpleri hastalıklı ve niyetleri kötü, katliam yapmakta usta, suç işlemekte, pislikte ve hilekârlıkta ısrarcı, inkârcı, hain, azgın Siyonist/haçlı ortaklığına tek başına karşı durup “dünya beşten büyüktür” diyen Türkiye var.

Dünyaya yaşattıkları adaletsizliği, eşitsizliği, çevre yıkımını, mülteci sorununu, terörle ilişkilerini yüzlerine haykıran…

Dünyanın adalet ve merhamet üreten yeni bir sisteme ihtiyacı olduğunu “dünya beşten büyüktür” diyerek dünyanın mazlum halklarının, adalet isteyenlerin, çevrecilerin, eşitlik yanlılarının sesi olan…

Siyonist/haçlı ortaklığının para ve menfaat putundan başka bir düşüncesinin olmadığını ortaya koyan…

Batı uygarlığı, bir soykırım uygarlığıdır. Bütün kıtaları işgal eden, bütün medeniyetlerin kökünü kazıyan, kendisinden başkasına hayat hakkı tanımayan vahşi Batıdır diyen bir Türkiye var.

Batı Türkiye ilişkileri bugüne kadar “Batı tehdit eder, Türkiye boyun eğer” şeklinde yürürdü. Türkiye “artık ben de varım” diyor.

Kabuğuna sığmayan, büyüme hedeflerini bir bir gerçekleştiren, bölgesinde “oyun kurucu” bir ülke olan, icazet alan değil, yaptırımları olan bölgenin aksiyon alabilen devleti haline gelen Türkiye artık çok olmaya başladı.

Yaptığı atılımlarla Avrupa ve ABD ile yarışır hale gelen, yerli ve milli savunma hamlesi, siyasi ve ekonomik istikrar ile Türkiye’ye çağ atlatan Erdoğan’a içimizdekiler, dışımızdakiler birlikte saldırıp çok ileriye gittin deniliyor.

Kendisine ve tarihsel coğrafyasına yönelik meydan okumalara kayıtsız kalmayacağını ve anladıkları dilden cevap verileceğini çok net bir şekilde ortaya koyan Türkiye’ye çok oldun deniliyor.

Mücadele büyük...

Erdoğan yerli ve milli tutumundan dolayı hedef haline geldi.

Erdoğan, Akdeniz’de, Ege’de, Libya’da, Suriye’de Batılı dayatmalara “evet” deseydi hedef değil ”ortak” olarak yıldızlaştırılırdı. Lakin Türk milleti kaybederdi. Erdoğan milletin haklarını çiğnetmediği için hedef haline geldi. 

Şu anda Türkiye üzerine görünmez bir haçlı seferi devam ediyor. Atılan bu adımlar sadece Türkiye’nin önünü kapatma amaçlıdır.

Tarih boyunca, hep başkalarının arkasına saklanarak varlığını sürdürmüş Yunanistan’ı önümüze atarak, kendi gizli emellerini gerçekleştirmeye çalışanların yaptıkları bir gölge oyunudur.

Bizi bugün muhatap kabul etmeyen ülkeler bizimle eşit şartlar altında konuşmayı öğreniyorlar, öğrenecekler.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Bir Yolcu

Siyonist/Haçlı Dünyası'nın maskelerini düşüren, keferelerin ve maşalarının hain planlarını deşifre eden, mikroskop gibi bir yazı... Tebrikler! Dualarımız "Kalem-Mehmetçikleri"ne...
  • Yanıtla

Gercekler

Maalesef savaslar artik toplantufekle degil parayla yapiliyor. Bu mevcut dis politikamizla bu islerin yurumedigi zaten ayrn beyan ortada. Suriye politkasi yanlis, adalar politikasi yanlis. Neden normal surecte cozemiyoruz bu problemleri anlayamiyiruZ, hep bir tansiyon yuksekligindeyiz
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı