Anladığı dilden konuşmak
İnsani ateşkes ile tansiyonun düşürülmeye çalışıldığı Azerbaycan-Ermenistan geriliminde yine Ermenistan’ın hain girişimleri nedeniyle netice alınamıyor.
Bölge, Ermenistan’ın ateşkesi ihlal ettiği son dakika haberleri ile sarsılıyor. Azerbaycan’ın büyük kentleri, kahpe Ermenilerin fırlattığı füzelerin bombardıman sesleri ile sarsılıyor.
Sivil yerleşimlerin, pazarların, okulların, hastanelerin olduğu bölgelere saldırı düzenleyen Ermenistan birlikleri insani ateşkesi ihlal ederek birçok masum sivili katlediyor. Ermeni silahlı güçlerinin provokasyonu, Ermenilerin gerçek niyetini gün yüzüne çıkarmakta.
Sadece sözün değil, insanlığın da bittiği yerdeyiz.
Barışın tesisi için yalnızca elini değil, gövdesini de taşın altına koyması gereken Perişanyan gibi bir “kifayetsiz muhteris” elindeki silahlarla insanlık dışı saldırılarda bulunup önceden yaptıkları katliamları yeniliyor.
Bu saldırılar Ermenistan’ın gayrimeşru işgalini sürdürebilmek için uluslararası hukuku ihlal etmekte beis görmediğini ve ateşkes dilinden anlamadığını da ortaya koymaktadır.
Aliyev’in deyimiyle “sıçanlar gibi kaçarak” cephede kaybeden ve kaçak savaşan, sivil yerleşimleri hedef alan Ermenistan’ın niyeti savaşı bölgeye yaymak ve diğer ülkeleri de dâhil edip bölgeyi ateşe atmaktır.
Savaşta fiili olarak yanında göremediği Rusya’yı cephe hattına fiili müdahaleye zorluyor.
Ermenistan’ın bu saldırgan eylemleri şaşırtıcı değil, aksine işgalci ve katliamcı zihniyetinin açık bir yansımasıdır. Uluslararası toplum bu hukuk tanımazlığa artık dur demelidir.
Fakat düne kadar ateşkes diye feryat edenler, barış diye ortalığı yıkan Siyonist-Haçlı zihniyetinin sesi çıkmaz oldu.
Suriye ve Libya meselelerinde Türkiye’ye istediklerini dayatamayan Rusya, bizi uğraştıracak üçüncü problem olarak Karabağ konusunun ısıtarak gündeme sokulmasına sessiz kaldı.
Sahada Azerbaycan Ordusu’nun gücünü gördükten sonra, Kafkasya cephesini kaybetmeme adına araya girerek, Ermenistan’ı kesin bir yenilgiden kurtarma adına çırpınışlara başladı.
Ateşkes kararına uymayan Ermenistan, Azerbaycan’ın en önemli şehirlerinde sivilleri hedef alırken Rusya’nın Bakü’yü arayarak, “havada, karada ateşkese uyun” uyarısını Azerbaycan’a yapması da “ayın şakası” olarak literatüre girecek cinsten.
Suriye’den askeri kayıplar ve uluslararası tepkiler nedeniyle çekilmek zorunda kalan Rusya şimdi Azeri-Ermeni savaşını provoke etmeye başladı.
Fakat Kafkaslar’da milli ve dini uyanışın tetiklenmesinin Rusya’yı Moskova’ya hapsedeceğini hesaba katmıyor ya da katamıyor.
Türkiye “Ermenistan’ın işgal ettiği topraklardan çekilmesi koşuluyla ateşkes kabul edilmeli” görüşünü ifade ettiği için masadan uzak tutulmaya çalışılıyor.
Azerbaycan’ın Türkiye için ortak dil, kültür ve tarihin yanında Türkiye’nin Kafkasya ve Orta Asya’ya açılan kapısı, bölgenin güvenliğinin sağlanmasındaki coğrafi konumu nedeniyle Türk dış politikası ve Türk Dünyası ile ilişkiler açısında ayrı bir önemi olduğunu bilen AGİT Minsk Grubu ABD, Fransa ve Rusya, bölgede Türkiye’nin olmasını istemiyor.
Suriye, Libya ve Akdeniz’deki hamleleriyle Ortadoğu’daki Haçlı Siyonist ortaklığının bütün kirli planlarını bozduğu için zaten hedefte olan, Kıbrıs ve Doğu Akdeniz’deki dik duruşuyla da bu kez Yunanistan’ın oyununu bozan Türkiye çok olmaya başladı.
Son olarak da Dağlık Karabağ savaşında işgalci Ermenistan’a meydan okuyup “Can Azerbaycan’ın hem sahada hem de masada yanındayız” teminatıyla darbeler indiren Erdoğan; ABD, Rusya ve Fransa’da güçlü bir konuma sahip Ermeni lobisinin şimşeklerini üzerine çekti.
Şimdi hedef Türkiye ve öncelikli olarak da Recep Tayyip Erdoğan. Ara veren yanar anlayışıyla Reis’e saldırıda sınır tanımıyorlar.
Türkiye’nin bölgesel enerji rekabetinde elinin güçlenmesini istemeyen İran da tarih boyunca sürdürdüğü hinliği terk etmediğini gösterip bu senaryoya el altından dahil olup Türkiye düşmanı çizgiye yerleşti.
Kör tarifle görmez, sağır feryatla duymaz. Herkese anladığı dilden konuşmak gerekir...
Saldırgan tutumunu sürdüren Ermenistan’a karşı Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri’ne destek ve dünyaya mesaj amaçlı icraatlar yapılabilir.
Türkiye, Ermeni sınırına asker gönderir ve orada yapılacak ufak çaplı bir tatbikat sırasında Ermenistan sınırından içeri bırakılacak birkaç top, birkaç füze ile aklını başına almazsan içeri girer ve seni tarihten sileriz mesajı verilebilir.
Ya da TSK’ya ait İHA ve SİHA’ları Ermenistan hava sahasına sokarak bir dakikada ansızın burada olabiliriz mesajı verilebilir.
Çünkü onların anladığı dil güçtür. Anladığı dilden konuşmak da genellikle kesin çözümdür.
Ormanları yakanları yakalayıp içeride beslemek yerine onları idam etmek kesin çözümdür. Yüz küsur defa sabıkası olduğu halde yine hırsızlık yaparken yakalananın ellerini kesmek hem adalettir hem de kesin çözümdür.







