• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Akif Bedir
Akif Bedir
Akif Bedir
TÜM YAZILARI
29 Nisan 2020

Acı gerçekler

Çin’den yola çıkan Korona Avrupa’yı esir aldı. Avrupa genelinde yarım milyondan fazla insan hastalanırken virüsten ölenlerin sayısı 100 bini aştı. 

İngiltere’de, İtalya’da, İspanya’da, Fransa’da ölümler artıyor. AB ülkelerinin sağlık sistemi çökerken, birlik zor bir sınavdan geçiyor. 

Mülteci krizi nedeniyle yıllardır birbirini suçlayan AB üyesi ülkeler, Korona salgınıyla yetersizlikleri ortaya çıkınca yeniden birbirine girdi. 

Sağlık krizi yanında Avrupa ekonomileri de zorlu bir virajdan geçiyor. Üretimin durması piyasaları çökertti ve çok sayıda insan işsiz kaldı, geçim kaynağını yitirdi.  

Korona AB’yi teşkilat itibariyle çökertti, gerçek yüzünü gözler önüne serdi. İşler güzel giderken var olan dayanışma ve birlik teması birden değişti ve AB’nin kâğıttan bir kaplan olduğu da ortaya çıktı.

Üye ülkelerde, “AB’den ayrılalım” sesleri gün geçtikçe artıyor. Virüsle mücadelede yalnız bırakıldığını düşünen ülkeler, AB bayraklarını teker teker indirmeye başladı.

AB diye bir şey kalmadı. Bütün ülkeler kendi sınırlarını kontrol altına aldı. Schengen sistemi çöktü. Her ülke kendi paçasını kurtarmaya çalışıyor. 

AB’nin can suyu olan serbest dolaşım güvencesi “Schengen” Korona nedeniyle askıya alındı. 

AB’nin, amansızca rekabete dayalı büyük bir çıkar örgütü olduğunu, Korona vesilesiyle bir kez daha gördük.

AB üyeleri, artık birbirlerinin sağlık malzemelerini çalıyorlar. İtalyanlar Çeklerin, İspanyollar Fransızların mallarına çöküyor.

Yükselen popülizm, büyüyen milliyetçi dalga ve hızla erozyona uğrayan çok kültürlülük tabanı, AB’nin yönetmekte güçlük çektiği başlıca sorunlardı. Buna bir de Korona eklenince işler tamamen çığırından çıktı. 

Küresel problemlere odaklanan Avrupa, bir yandan da iç ahengi yakalama gayreti içinde. Bu panik ve kaygının oluşturduğu kuşkuyla bunu başaramayacağı da kesin gibi. 

AB ülkeleri hükumet krizleri, aşırı sağın yükselmesi, İslam karşıtlığı, işsizlik, ekonomik krizler, terör gibi problemlerin yanı sıra ayrılıkçı hareketlerle de mücadele ediyor.

Üye devletler arasında dayanışmanın azalması, Euro bölgesindeki sorunlar, mülteci akını, yabancı düşmanlığı ve İslamofobi, aşırı milliyetçi siyasi partilerin güçlenmesi, günümüzde AB’nin en önemli sorunları olurken, küresel panik ve kaygının oluşturduğu kuşku, gelecek perspektifinin ortadan kalkması, biz duygusunun önemsizleşmesi AB vatandaşlarının beklentilerini yıktı, kuşkularını artırdı. 

Fransa’da sarı yelekliler, İtalya’da sendikal hareketler ve aşırı sağ partilerin başarısı, Almanya’da Nazi gençliği ve İspanya’daki ırkçı yükselişin sürmesi, skandallara rağmen Avusturya’daki ırkçı partinin aldığı yüksek oylar, AB içindeki ırkçı dalgalanmalar bünyeye iyice yerleşmekte olan öldürücü bir hastalığın işaretleridir.

Modern Avrupa gelişmiş teknolojisine, çoğu sömürü maddi zenginliklerine rağmen, küçük bir virüs ile baş edemiyor. 

Dünyaya meydan okuyanlar, Afrika’ya, Ortadoğu’ya, Asya’ya uzanıp dizayn etmeye kalkan kibir abideleri, gittiği yeri sömüren, kendi dışındakileri hor görüp “vermeden alanlar” küçücük bir virüs karşısında aciz kaldı. 

Kapitalist dünya düzeni çöküyor. Dünya sistemi yeniden formatlanıyor, yeni bir düzen ve sosyal, kültürel, ekonomik, siyasal değişimlerin olacağı, yeni bir dünya kuruluyor. 

Küresel düzenin kurucuları da bunun farkında. Dünya dengeleri hızla değişiyor. Birçok sözde kalkınmış ülkenin maskesi düştü. 

Dünya bizden sorulur” havasına girip kibir kuleleri oluşturan sömürgeci Avrupa kendi mecrasında ayrışma ve çatışma sarmalına dönerken AB’ye dâhil olmak için elli yıldır taklalar atan Türkiye “Medeniyet Projesi” olarak gördüğü bu çöplüğün gerçekleriyle yüzleşti.  

40 yıl boyunca “Hristiyan Kulübü” dediği batıya karşı Türkiye ve Müslümanların uyanık olması için ikazda bulunan Erbakan’ın ikazları yeniden düşünülmelidir. Batının insanlığı perişan eden hazırlık ve hilelerini boşa çıkaran İslami ve insani çözüm ve çareleri yeniden sorgulanmalıdır. 

***

Ey Allah’ın emrini çağlar öncesinden gelen ses diye niteleyen hadsizler…

Nefsinizin arzu ve istekleriyle hayvanlaşın, gururunuzla firavunlaşın, idrakinizle ukalalaşın, hissiyatınızla canavarlaşın. Allah’la bağınızı koparttığınız, insani ve ahlaki değerleriniz yok olduğu için ipiniz çözüldü, her türlü bataklığa girebilir, her çeşit hayvani arzularınızı gerçekleştirebilir, her çeşit pisliğe gömülebilirsiniz. 

Şımarıklığınız, azgınlığınızla manevi değerlerimizi tarumar etmeniz, meydan okumanız ne hakkınız ne de haddinizdir.

Allah’ın emrine karşı küstahça saldırınıza, isyanınıza sesimizi sonuna kadar yükseltecek ve ilahi mesajları hatırlatanları sizin gibi soysuzlara yem etmeyeceğiz. 

Siz insan hakkı, özgürlük adına şimdilik birbirinizi dizmeye devam edin. Sizin boynunuza tasma takma zamanı geliyor. Sabırlı olun ve bekleyin…

Bu soysuzların sesini yükselten İstanbul Sözleşmesi derhal iptal edilmeli, zina yeniden suç sayılmalıdır. 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Esra

İstanbul sözleşmesi iptal edilmez hocam bunun maddi sebepleri var gidip araştırın(düşük faizli krediler nasıl alındı zannediyorsunuz Ab den).Zina yasağı gelmez ondada sol taraftan gelecek oyları düşünür Akp yani gelmez.
  • Yanıtla

orhan inan

BU OLAYIN ÜZERİNE ,ZERRE MİKTARI VAKİT KAYBETMEDEN,İSTANBUL SÖZLEŞMESİ İPTAL EDİLMELİDİR.BU BİR GÖREVDİR..İHMALİ YA DA GECİKTİRİLMESİ BU ...LERE BİRBİR DESTEKTİR..NE DEMEK ...LİK LERİN TAMAMI ÖZGÜRLÜKTÜR?.BUNLAR TOPLUMU ZEHİRLEYEN VE AHLAKINI YOK ETMEYİ HEDEFLEYEN VİRÜSLERDİR..BİR AN EVVEL İZALASYONA TABİİ TUTULMALILAR VE ÜREMELERİ ENGELLENMELİDİR.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı