• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
  • VAV TV CANLI YAYIN
Ahmet Varol
Ahmet Varol
TÜM YAZILARI
08 Nisan 2021

Emperyalizm, demokrasi ve darbeler

Küresel emperyalizm, siyasi yönetimleri hizaya sokmaya çalışırken genellikle demokrasi sopasından yararlanmaktadır. Ama demokrasi sopasını sürekli sağ elinde öne doğru çevirerek herkesin görebileceği şekilde tutarken, darbe sopasını sol eliyle arka tarafında kimseye göstermeden saklar. İhtiyaç duyduğunda bu sopasını da kullanmaktan çekinmeyeceğini zaman zaman belli eder. 

Çağdaş emperyalizmin belli ülkeler üzerinde baskı gücünü artırma amaçlı müdahalede kuvvet kullanma yoluna giderken en çok başvurduğu iki gerekçe teröre karşı savaş ve demokrasinin hâkim kılınmasıdır. ABD, Afganistan ve Irak’a askeri müdahalede bulunmadan önce o dönemin Dış İşleri Bakanı Colin Powell’in geliştirdiği “Ortadoğu’ya demokrasi ihracı” teorisini gündeme getirmişti. Bu teoride özellikle Ortadoğu ülkelerinin demokratik yönden geriliğine dikkat çekiliyor ve bu gerilik ABD’nin söz konusu ülkelere karşı ekonomik ve siyasi baskıya başvurmasının gerekçesi olarak görülüyordu. Gerçekte ise ABD, Ortadoğu’yla ilgili yeni planlarını ve hesaplarını bölge ülkelerine kabul ettirmek, özellikle de İsrail işgalini meşrulaştırmada bu ülkeleri kendilerine dikte edilenleri aynen kabule zorlamak için “demokrasi” kılıcını kullanmak istiyordu.

Fakat insanlara seçme hakkının biraz olsun dürüstçe kullandırılması durumunda sandıklardan çıkacak sonuçların kesinlikle küresel emperyalizmin ve onun hizmetindeki işbirlikçi rejimlerin lehine olmayacağı çok iyi bilindiği gibi yapılan deneyimlerle de görüldü. O yüzden bazı deneyimlerde açılan kapıların kullanılması suretiyle başlatılan değişim süreçlerinin aleyhlerine işlemesinden dolayı güç kaybettiklerini görenlerin derhal darbe çağrılarıyla dayatmacılığın devreye sokulması için tankların harekete geçirilmesi yoluyla demokrasiye ayar yapılması taleplerinde bulunmaları dikkat çekti. Fakat bazı durumlarda şartlar bu çağrıların yankı bulmasına elverişli olmayabiliyor. Bu durumda muhtelif lobileri devreye sokarak ayar verme yoluna gidebiliyorlar. 

Türkiye’de bir amiralin namaz kılmasına tahammül edemeyen medya lobilerinin provokatif yayınlarından güç alan emekli amirallerin darbe imalı bildiri yayınlamalarının ortalığı karıştırdığı günlerde Ürdün’de de Kral II. Abdullah üvey kardeşi ve eski veliaht prens Hamza’nın kendisine karşı darbe teşebbüsünde bulunduğu gerekçesiyle alarm durumuna geçmiş ve bazı önemli şahısları gözaltına almıştı. II. Abdullah’ın planı erken keşfetmesi ve hızlı harekete geçmesi oyunu bozdu ve başta biraz serkeşlik eden üvey kardeş Hamza daha sonra krala bağlılık belgesini imzalamak zorunda kaldı. 

Aslında Kral Abdullah kendisi de bir darbeyle saltanata geçmiştir. Çünkü normalde babası Kral Hüseyin’den sonraki veliaht prens kendi kardeşi yani şimdiki kralın amcası Hasan’dı. Ama ABD onu istemiyordu ve Amerika’da kanserden tedavi gören Hüseyin ülkesine dönüp kamuoyuna kardeşini azledip oğlu Abdullah’ı veliaht prens tayin ettiğini duyurdu. 

Babası ölünce tahta oturan Abdullah, veliaht olarak da kardeşi Hamza’yı atamıştı. Ancak 2004’te onu azletti ve 2009’da da kendi oğlu Hüseyin’i veliaht yaptı. Abdullah’ın annesi eski adı Antoinette Gardener olan İngiliz asıllı Muna El-Huseyn, Hamza’nın annesi ise Arap asıllı hıristiyan bir baba ile Amerikalı bir anneden dünyaya gelen ve eski adı Elisabeth Halebi olan Nuru’l-Huseyn’dir. 

Hamza’nın darbe teşebbüsünün arkasında İsrail ile ABD’nin olduğu yorumlarda dile getirildi. Hatta Netanyahu’nun Kral Abdullah’ın saltanatına son verileceği konusunda çok ümitli olduğu haberlerine siyonistlerin gazetelerinde yer verildi. Fakat plan bozulunca Biden yönetimi Kral Abdullah’ı desteklediğini açıkladı. 

Bu da Biden’ın ipinin güvenilir olmadığını, onun ipiyle kuyuya inmeye kalkışmanın tehlikeli olduğunu göstermesi açısından ibret vericidir. O yüzden Biden’ın desteğine güvenerek darbe tehdidinde bulunmaya kalkışanların iyi düşünmeleri gerekir. Çünkü o tamamen çıkarcıdır; hesabının tutmadığını gördüğünde kelek atmaktan hiç çekinmez. 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Murat Koca

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan "Montrö'nün ülkemize sağladığı kazanımları önemli görüyor, daha iyisi için imkan bulana kadar Montrö'ye bağlılığımızı sürdürüyoruz" dedi. Erdoğan, Montrö'den çekilmek için bir çalışma veya niyetlerinin bulunmadığını açıkladı. Ahmet Bey, bu açıklama için görüşünüz nedir?
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23