• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ahmet Tâlib Çelen
Ahmet Tâlib Çelen
TÜM YAZILARI

Kendimize Yük Olmak!

14 Şubat 2022
A


Ahmet Tâlib Çelen İletişim:

Yaşlı bir tanıdığımızı ziyârete gittik. Dertli ve konuşkan. Bu iki husûsiyet bir araya gelince durmadan anlatıyor. Birçok hastalıkları var. Bir müddet evvel de felç geçirdi. Bir bacağı tamâmen ölü gibi. “Ölü bacağı kestirmek istiyorum” deyiverdi. “Üzerimde yük” diyor. “Bana bir faydası yok ama ben onu taşıyıp duruyorum.”

Ürperdim. Bir insanın bir uzvunun kendine yük olabileceğini hiç düşünmemişim. Ama işte gözümün önünde olan buydu: İnsan, kendine yük olabiliyordu. 

Kendine yük olmak… 

Aslında bir ömür kendimize yük olmuyor muyuz? Altından kalkılmaz bir dünyâ hırsını içimize doldurarak kendimize yük etmiyor muyuz? Alınacak lüks evler, lüks arabalar, çıkılacak lüks tâtiller, kazanılacak çok, daha çok paralar… Bunları kendimize yük eden yine kendimiz değil miyiz? 

Kemdürür yoksulluktan
Nicelerin varlığı
Bunca varlık var iken
Gitmez gönül darlığı

diyen sevgili Yunus’umuzun anlatmak istediği aynen bu değil mi? “Bunca varlık içinde gönül darlığı bitmez” diyor. Dünyâ hırsı rûha ve gönle yük. Bunca yükün altında bizi hafifletecek îmân aşkını ve âhiret endîşesini hatırlamak ne kadar da zor. Oysa Hz. Peygamber (s.a.v.), “Kalbiniz kararınca mezarlıkları ziyaret ediniz” buyurur. Dünyâ yükünden kurtulmanın çâresi âhireti hatırlamaktır. 

Çılgınca gerçekleştirmeye çalıştığımız zevklerimiz de aslında kendi sırtımıza yüklediğimiz ağırlıklardır. En lüksünden yemeler-içmeler, en pahalısından ve markalısından giyinmeler, takılar, mücevherler… Bunları elde etmek için yüklendiğimiz zahmetler… Değer mi? Yine Hz. Peygamber, “Bütün zevkleri kökünden yok eden ölümü çokça hatırlayınız!” buyurur. (Tirmizî, Kıyâmet, 26) Ölüm, ateşin mâdeni cürûfundan arındırdığı gibi insanı kirlerinden ve yüklerinden arındıran bir his, bir keyfiyet. 

Cehennem dediğin dal odun yoktur
Herkes ateşini burdan götürür 

diyen şâir, ne demek istiyordu? Bizi cehennemde yakacak olan günahlarımızı burada kazanıyoruz. Dünyâ âhiretin tarlası, ektiğimizi bulacağız orada. Dolayısıyla eğer yanacaksak, ateşimizin odununu sırtımıza yüklenerek gidiyoruz öbür tarafa. Yine kendimize yük, kendimiziz.

Efendimiz, “Ölmeden önce ölünüz” derken ölmeden önce ölmüş de hesap verirmiş gibi yaşayınız demek ister. Yâni dünyâ yüklerinden kurtularak yaşayınız. “Dünyâ sevgisi bütün hatâların başıdır.” Köklü çözüm, dünyâ sevgisini yüklerimiz arasından atmak, “ölmeden önce ölmek”tir.

Bir türküde şâir, 

Nere gidem bu gönülün elinden
Yaz bahar ayında kar ister benden

diyor. Gönül dediği kendisidir. Kendinden, olmayacak şeyler isteyen nefsinden şikâyet etmektedir aslında. Yaz bahar ayında kar isteyerek kendi sırtına taşıyamayacağı bir yük vurmaktadır. Başka bir türkü:

Sen benim başıma neler getirdin
Ben senin kahrını çekemem gönül

Gönül kendisi. Başına türlü belâlar getiren de kahrını çekmekten usandığı da kendisidir. 

“Başınıza gelen her musîbet kendi yapıp ettikleriniz yüzündendir.” (Şura, 30) Yâni hoşlanmadığımız, taşımakta zorlandığımız, sırtımızda yük saydığımız her şey kendi yüzümüzden. Kendimize kendimiz yük oluyoruz. Buna karşılık “Size ulaşan her nimet Allah’tandır.” (Nahl, 53) Bizi sevindiren, ibtilâlarımızdan, kötü zevklerimizden, yâni yüklerimizden kurtaran, bize mutluluk veren her şey Allah’tandır. Kendimiz kendimize yük olurken Allah bizi kendimizden bile kurtarıyor. 

“İnsanın kendine yaptığı kötülüğü bütün dünyâ bir araya gelse yapamaz” derler ki doğrudur. Karşılaştığımız kötülüklerin ekserisinin ya suçlu ya kusurlu ya da gâfil olarak müsebbibi biziz. İçki içerek, kumar oynayarak şahsî ve âilevî hayâtımızı berbât eden kendimizden başkası değil. Bunlar sebebiyle hırsızlığa, dolandırıcılığa, kâtilliğe bulaşmak kimsenin değil, insanın kendisinin kabahatidir. İnsanın kendinden daha ağır bir yükü yoktur. 

Millet olarak da çektiğimiz acıların, sıkıntıların sebebi kendimizden başkası değil. “Nasılsanız öyle idâre olunursunuz” buyuruyor Hz. Peygamber. Demek ki kötü idârecileri sırtımıza saran yine kendimiziz. Biz iyi olsak başımıza iyi idâreciler gelir ve ülke merhamet ve adâletle yönetilir. Gaflet veya dalâletle yabancı güçlerin proje adamlarını baş tacı eder, kuyruğuna takılırsak hiç hoşumuza gitmeyen bir yükün altına girmiş oluruz. Yâni millet ve ümmet olarak da yükümüz kendimiziz. Kendimiz kendimize yük olmaktan çıkabilirsek düşmanlarımızın üzerine yüklenebiliriz. 

Hz. Peygamber, “Benim dünyâ ile ilgim, bir ağaç altında dinlendikten sonra, yoluna devâm eden yolcu gibidir” buyurur. Kalbimizi Allah’a bağlarsak, dünyâya yolda altında dinlendiğimiz bir gölgelik kadar değer verirsek, bizi boğacak ve ağırlığı altında ezecek kadar varlık hırsına kapılmazsak kendimize yük olmaktan kurtuluruz. 

Kendimize yük olan kendimizden kurtulmak için belki de ölü bacağı kesip atmak gerekiyor.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

İ Tuncer

Allah razı olsun Hocam. Rabbim yarattığı hiç bir şeyi bizeree yük etmesin inşallah.

Mustafa ERDOĞAN

ÖZÜ DİLİYORUM, HATTI. KESİLDİ, KALDIĞIM YERDEN DEVAM EDİYORUM. Misafir ; -- EVLADIM DEDEN DÜNYAYI SIRTINA YÜKLENDİ, BİZ İSE ONUN ( Dünyanın) SIRTINA BİNDİK DEMİŞ. Kıssadan hisse.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23