• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ahmet Tâlib Çelen
Ahmet Tâlib Çelen
TÜM YAZILARI

İslâm, insanlığı sahte tanrılardan kurtarmaktır

14 Kasım 2022
A


Ahmet Tâlib Çelen İletişim:

Başta eğitim müesseseleri olmak üzere insan psikolojisini etkileyebilecek bütün vâsıtalarla Türkiye bir puta tapıcılık telkin ve propagandasına mârûz bırakılıyor. Günümüz şartlarında bile bundan kaçacak yer bulunmuyor maalesef. Felâketin farkında olanların, sancısını duyanların sesi de çok cılız kalıyor. Millet olarak azgın bir selin önünde sürükleniyoruz. Son zamanlarda bir büst ve o büste âit ilkeler karşısında secdeye benzer hareketler şeklindeki puta tapıcılık ritüelleri imam hatip ortaokullarına kadar sokuldu. “Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak!” diyecek cesur insanlar da kalmadı. Allah sonumuzu hayretsin!

S. Ahmet Arvasî merhûmun eskimeyecek bir yazısının tam zamânıdır: 

İSLÂM, İNSANLIĞI SAHTE 

TANRILARDAN KURTARMAKTIR

Bütün insanların sözlüğünde “Tanrı” kavramı vardır. Fakat ne yazık ki, insanların ve cemiyetlerin farklı idraki, bu yüce gerçeği ifadeye kalkıştığı zaman, “Hak ile bâtılı” karıştırmaktadır. 

Hayretle müşahade ediyoruz, insanların büyük bir ekseriyeti “Yaradan” yerine “yaratılmışları” tanrı edinmiş durumda… Yavaş yavaş sönerek “sıfır”a, “hiç”e (Nirvana’ya) yönelen Budist’lere bakın; kobra yılanı önünde secde eden Hindu kadını dehşetle seyredin; ‘Benim tanrım Şeytan’dır” diyen “seks yıldızı”nı ibretle görün. Sakız ağacına, ateşe tapınanları hüzünle öğrenin… Bu, dün de böyle idi. Zeus, Apollon ve Afrodit heykelleri önünde dua eden Eski Grek, bunların sadece adlarını değiştirerek tapınan Eski Romalı, yüce bir insanı ve peygamberi annesi ile birlikte “Allah’a ortak koşarak”, Eski Grek ve Roma dönemindeki “tanrılar ailesine” benzeten Hıristiyanlar, Peygamber tebliğlerini, kavmî bir egoizmle değiştirerek Âlemlerin Rabbi olan Yüce Allah’ı, sadece “İsrail’in Yahovası” haline getiren hahamlar ve daha niceleri, maalesef “dînin âlemşümûl gerçeğini” örtmeye sebep olmuşlardır. İslâm sözlüğünde “küfür”, gerçeği örtüp gizlemek demektir. “Kâfir” de gerçeği örtüp gizleyen kimse…

İşte İslâm, beşeriyetin bu dramını görüp onu, sahte mabutların pençesinden kurtararak “Allah’tan başka ilâh yoktur” şuuru içinde yüceltmektir. İleride genişçe ele alacağımız için, şimdilik kısaca belirtelim ki, İslâm’da “Şeriat” müminleri dışından kuşatarak, “Tasavvuf” içinden fethederek her türlü “açık” ve “gizli şirk”ten korumak demektir. Yani, İslâm, bu “iki yol” ve “metod” ile insanlığı, sahte tanrılardan kurtarmak ister. Nitekim yüce ve mukaddes kitabımız Kur’ân-ı Kerîm’de sevgili ve şanlı Peygamberimize şöyle emredilir: “De ki, ben ancak Allah’a kulluk edip O’na ortak koşmamak ile emrolundum. Ben, ancak O’na dâvet ederim. Dönüşüm de yalnız O’nadır.” (Er-Ra’d/36) İşte, “Şeriatı” ve “Tasavvufu” ile İslâm budur… Bunun dışındaki her türlü yorum ise saptırma…

İnsan, bebeklik, çocukluk, ergenlik, gençlik, olgunluk ve ihtiyarlık dönemlerinden geçerek, ömrünü tamamlar. Bu esnada insan, yalnız organik ve fizyolojik olarak değil, şuur ve muhtevası bakımından da büyük değişikliklere uğrar. Düşünün, dün, çocuk iken kullandığımız birçok kelime ve kavramı, bugün, bir yetişkin haline geldiğimiz halde, yine kullanmaktayız. Ama itiraf edelim ki, bunların ifade ettiği mânâ ve muhteva, artık dünkü gibi değil… Bazıları az, bazıları çok olarak, şuurumuzla birlikte yenilenmiş, yepyeni mânâlar ve muhtevalar kazanmıştır. 

Müşahadeler göstermektedir ki, şuurumuzda, her an, eski bir “güzel”, eski bir “iyi”, eski bir “doğru”, eski bir “madde”, eski bir “mânâ, eski bir “mekân”, eski bir “zaman”, eski bir “tanrı” kavramı yıkılmakta, yerine yenisi gelmektedir. Yani şuurumuz ve onun muhtevası dinamiktir… Yani, insan şuuru, mutlak mânâda Güzeli, İyiyi, Doğruyu… ve Allah’ı aramaktadır. Bütün mesele, itibarî ve sahte tanrılar yerine “MUTLAK GERÇEĞE” ulaşmak… BÜYÜK VUSLAT… (Seyyid Ahmet Arvasi, Akıl ve Gönül, Burak Yayınevi, İstanbul, 1999, s. 94)

Yazının günümüzdeki puta tapıcılık ritüelleri ile münâsebetini de okuyucularımızın firâsetine bırakalım. 

NOT: Yazının imlâ ve noktalamasında kitaptaki şekli muhâfaza edilmiştir.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

emekli

İbadet ve secde sadece ALLAH adır

Okur

Mevcut İslam anlayışının asırlardır hiçbir Müslüman'a zerre kadar fayda vermediği kanaatindeyim. Yalnız dini kurumlar, kendi elemanlarına kadrolar hazırlayıp onlara maaşlı görevler sunuyorlar. Türkiye'de Müslüman olan herkes geleneksel olarak dini biliyor zaten. Din adamları fazladan ne yapıyorlar ki?! Birkaç ibadet şekli dışında dinden de fazla bir şey anlamazlar. Geçmişte ve günümüzde sadece Arapça okur-yazarlık ve ilmihal bilgisi dışında Müslüman halka faydalı olabilecek önemli bir eser bırakan bir alime de rastlamadım. Nerdere İslam'ın tıbbı? Sağlıkla ilgili mevcut eserler, batıl ve faydasız bilgilerle dolu. Müslüman halk asırlardır hastalık, bela ve musibetlere duçar kalıp ömrünü ah ve vah ile heba ediyor,bunun sonucu olarak işsizlik ve fakirlik milletin çoğunluğunu kuşatmış. Kur'an'da sıhhat ve gençlik ilmi var mı? Elbette ki var. Fakat onu anlayıp ortaya çıkaracak alim nerde? Hatta 80 yaşındaki bedeni börsümüş ve beli bükülmüş bir ihtiyari bile doğal yöntemlerle 4-5 yıl içinde 25 yaşındaki bir genç görünümüne dönüştürmek mümkün . Böyle bir ilim varken Müslüman neden yıpranmış, çökmüş ve güçsüz kalıp ölüme her gün yaklaşsın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23