Gazzeli çocuk!
Bağrına nişanlı avcının oku
Dağların maralı Gazzeli çocuk.
Sâdece başından, kolundan değil
Gönlünden yaralı Gazzeli çocuk.
•
Nice çileleri ezmiş içinde
Gâvurun zulmünü sezmiş içinde
Anne parmakları gezmiş içinde
Saçları taralı Gazzeli çocuk.
•
Doğar doğmaz düşmüş çıfıt ağına
Büyümeden kurşun yemiş sağına
Şehidler girerken cennet bağına
En önde sıralı Gazzeli çocuk.
•
Ağlattı ümmetin ses vermemesi
Ne oldu çıkmıyor kardeşin sesi
Yüzünde şehâdet gülümsemesi
Pâk alnı tuğralı Gazzeli çocuk.
•
“İslâm için düşsün toprağa tenim
Ebedî dâvâya fedâ bedenim
Dünyâ sizin olsun, cennet de benim”
Buraklı, buğralı Gazzeli çocuk.
•
Gökten yağan fosforlarda yanan o
Kardeşlerden yardım gelir sanan o
Bütün gelip parça parça dönen o
Bombalar vuralı Gazzeli çocuk.
•
Gözleri semâda kalmış asılı
Görülecek şeyi görmüş hâsılı
Yüzünde îmandan damga basılı
Öteli, verâlı Gazzeli çocuk.
•
Yüzünde toz toprak, her tarafı kan
Ana baba gitmiş, dayanır mı can
Bilmedim ki cennet ırmaklarından
Dudağı şıralı Gazzeli çocuk.
•
Boş kaldı yardıma uzanmış eli
Yüz yıldır esmiyor bir ümit yeli
Osmanlı bu yerden gitti gideli
Hep bahtı karalı Gazzeli çocuk.
•
Derdini Allah’a ünleyen yavrum
Göklerin sesini dinleyen yavrum
“Ya Rab ya Rab!” diye inleyen yavrum
Bağrı bin pâreli Gazzeli çocuk.
•
Bir gün bir yel eser göze gelir fer
Yiğitler doğrulur başlar bir sefer
Düşman rezîl olup doğunca zafer
Yıldızlı, hâreli Gazzeli çocuk.