Temiz toplum ve münafıklık!!!
Temiz toplum ve münafıklık!!!
AHMET MARANKİ
Münafık Kimdir?
Kaybolmak, eksilmek, geçmek ve tükenmek anlamındake “n-f-k” kökünden türeyen münâfık, din ıstılahında, kalbi ile inanmadığı halde inkârını saklayıp, dili ile inandığını söyleyerek mümin görünen kimseye denir. Münafığın bu davranışına nifak denir.
Yüce Allah cc Kur’ân’da münafıkları;
“İnsanlardan bazıları da vardır ki, inanmadıkları halde ‘Allah’a ve âhiret gününe inandık’ derler.”(Bakara, 2/8),
“Ey Resûl! Kalpleri iman etmediği halde ağızlarıyla ‘inandık’ diyen kimselerden ve Yahûdîlerden küfür içinde koşuşanlar(ın hâli)seni üzmesin.” (Mâide, 5/41) şeklinde tanımlar.
Kur’an’da münafıkların özelliklerini şöyle bildirir: “Münafıklar, Müminleri bırakıp kâfirleri dost edinirler, Allah’ı aldatmaya çalışırlar, namaza tembel tembel kalkarlar, Allah’ı pek az zikrederler, ne müminlerden yana ne de kâfirlerden yana olurlar, ikisi arasında bocalayıp dururlar” (Nisâ, 4/139, 142);
“Kötülüğü emreder, iyiliğe engel olurlar, elleri de sıkıdır” (Tevbe, 9/67);
“Yalancıdırlar, yeminlerini kalkan edinirler, insanları Allah yolundan alıkorlar, gösterişlidirler, süslü konuşurlar, her gürültüyü kendi alayhlerine zannederler” (Münafikûn, 63/1-4).
Peygamber sav münafıklarla ilgili uyarıları:
Hz. Peygamber de, münafıklarla ilgili olarak;
“Konuştuklarında yalan söylediklerini, verdikleri sözde durmadıklarını, emanete hıyanet ettiklerini, düşmanlıkta aşırı giderler” bildirmiştir (Müslim, İman, 107; Buhârî, İman, 24).
“Münafıklar görünüşte mümin oldukları için, dünyada Müslüman muamelesi görürler. Ancak âhirette cehennemin en alt tabakasına atılacaklardır.” (Nisâ, 4/145).
MÜNAFIKLIK ALAMETLERİ!
Abdullah İbni Amr İbni›l-Âs radıyallahu anhümâ’dan rivayet edildiğine göre Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Dört huy vardır ki bunlar kimde bulunursa o kişi tam münâfık olur. Kimde de bu huylardan biri bulunursa, onu terkedinceye kadar o kişide münâfıklıktan bir sıfat bulunmuş olur:
1. Kendisine bir şey emânet edildiği zaman ona ihanet eder.
2. Konuştuğunda yalan söyler.
3. Söz verince sözünden döner.
4. Düşmanlıkta haddi aşar, haksızlık yapar.”
Nifak, inançta iki yüzlülüktür.
Yani içinden inanmadığı halde inanıyormuş gibi davranmak demektir. Böylesi bir inanç sahtekârlığının dışa vurumunun dört yolu hadisimizde teşhis edilmektedir. Bu dört huyun hepsinin birden bir kişide bulunması o kişinin tereddütsüz ve katıksız bir münâfık olduğunu göstermektedir. Bu dört huydan herhangi birinin kendisinde bulunduğu kişi, o huyu terkedinceye kadar, münâfıklıktan bir alâmet taşımaya devam eder. Kişinin münãfıklığını gösteren işaretlerden biri de yalancılıktır.
Yalan konuşmayı, yalan dolanla iş çevirmeyi beceri ve başarı sayanlar, bu hadîs-i şerîf›in taşıdığı tehdit unsurunu iyice düşünmelidirler!
Tabiî münâfığın, kâfirden daha beter bir durumda olduğunu unutmadan bu değerlendirmeyi yapmalıdırlar.
MÜNAFIKLARIN DURUMUNA DÜŞÜREN HUYLAR!
Hadisimiz, bir bakıma yalanın haram kılınmasının gerekçesini de gözlerimiz önüne sermektedir. Çünkü insanı münâfık durumuna düşüren bir huy elbette müslümana yakışmaz. Müslümanın ondan uzak kalması gerekir. Bizi bizden daha çok düşünen Rabbimiz’in yalan konusunda koyduğu yasağı dikkate alıp ona göre doğru sözlü, dürüst bir müslüman olarak yaşamaya bakmak bizlere düşen en önemli görev olmaktadır. İzzet, şeref ve mutluluk her konuda olduğu gibi bu mevzuda da yüce dinimizin koyduğu sınırlara bağlı kalmakla sağlanabilir. Emânete ihânet, sözünde durmamak, düşmanlıkta aşırı gidip haksızlık etmek gibi hadislerimizde zikredilen diğer nifak alâmetlerinden mutlaka uzak kalmak gereklidir.
TEMIZ TOPLUM OLABILMEK!
Bunların her birinin ne kadar büyük kusurlar olduğu ve onlardan uzak kalmanın ne kadar gerekli bulunduğu günümüzde çok daha iyi anlaşılmaktadır. Kendi iç güvenini büyük ölçüde kaybetmiş bir toplumun fertleri olarak, bu hadisleri herhalde en iyi biz anlamalıyız!
“Temiz toplum” olabilmesi için; insanlığa yeni bir yol haritası olarak ilim ve fen noktasında İman hakikatlerini bir ders programı olarak insanlığa öğretilerek Taklidi imandan tahkikiye geçilmesi, toplumdaki bu ahlâkî ve insanlığı teslim almış kusurlardan kurtulmak elzemdir!
HADİSTEN ÖĞRENDİKLERİMİZ!!!
1.Yalan konuşmak, nifak alâmetidir.
2.Nifak inançta sahtekârlık demektir.
3.Dili yalandan korumak, kalbi nifaktan arındırmış olmakla mümkündür.
4.Münâfık, kâfirden de daha kötü durumdadır.
5.Müslümanlar hadiste sayılan bu dört kötü huydan mutlaka kaçınmalıdırlar!.
Şayet müslümanım diyen bir kişi yukardaki münafıklık alameti olan hasletlerden birini yapmışsa veya tevessül etmişse;
Allah’a tövbe etmeli! Kul hakkı için helallik almalı! Buna sebep olan Hadise’yi mutlaka telafi etmelidir! Söz verip yaparım dediklerini ve yapmadıklarını karşısındakinin zararını telafi ederek yapmalı! Yalancı durumundan kendini kurtarmalı! Kendisine yapılması için güvenle verilen emanete sahip çıkmalı!
Hasılı kelam:
MÜNAFIKLIĞIN ALAMETİ OLAN EMANETİN; TAM OLARAK ZARARIYLA BİRLİKTE EMANET EDİLEN KİŞİ TARAFINDAN DEVLET MALI -GULUL-ISE DEVLETE;
ŞAHIS MALI İSE EMANETÇİYE TAM VE EKSİKSİZ VERİLEN SÖZ ÜZERE TESLİMİ ESASTIR!!!
Gerisi Allah’la kul arasındadır! Allah her şeyi gören, bilen, işitendir! Vesselam!
Cuma duamız!
Rabbim sen içimizdeki kâfirler, münafıklar, fasıklar ve gafiller sebebiyle bizleri de helak eyleme âmin!
Kaynak: Riyâzü’s Salih’in: Buhârî, Îmân 24,
Müslim, Îmân 106.
Ebû Dâvûd, Sünnet 15;
Tirmizî, Îmân 14;
Nesâî, Îmân 20.
WhatsApp Bilgi ve hattı: 0 530 200 00 96