• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI

33.. 33.. 33... 33. yılda çözülsün, 33’teki sır perdesi..

06 Temmuz 2026
A


Ali Karahasanoğlu İletişim: [email protected]

33.. 33.. 33... 33. yılda çözülsün, 33’teki sır perdesi..

ALİ KARAHASANOĞLU

Sayılar üzerinden tılsım aramak, her şeyi rakamlara bağlamak, onları tabulaştırmak adetim yoktur..

Şunu da belirteyim..

Yaratanı kutsayan kelimeleri belli sayıda tekrarlayarak tesbih çekmek, belli sayıda bazı ayetleri/sureleri okumak, belli sayıda bazı duaları okumak, kiliti açan anahtarın şifreleri örneğindeki gibi önümüzü açacağına inanırım...

Bugün yazacaklarımı, dini kavramlara atıfta bulunmadan..

Ama birilerinin, kendi derin dünyalarında, birilerine mesaj yollamak için, belki de şifreleme yaparak, “Ne kadar güçlüyüz bakın. Aynı sayılarla, tesadüf gibi sayılar üzerinden nasıl derin işler organize ediyoruz” hatırlatması yapmak için..


Ardı ardına yaşanan olaylarda, belli sayıları tekrarlayarak, bir gizem oluşturma ihtimallerini, hepten yabana atmadan değerlendirelim..

  1993 yılı çok derin olayları barındıran bir dönem idi.  

Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk sivil cumhurbaşkanı şaibeli bir kalp kriziyle hayatını kaybetti. Önceki cumhurbaşkanlarının hepsi askeri vesayetin temsilcileri idi. 

 Turgut Özal’ın ölümünün hemen öncesinde Uğur Mumcu bombalı saldırı ile öldürüldü. Yine 1993 yılının, bugün dahi üstündeki perde kaldırılamayan büyük olaylarından birisi de Jandarma Genel Komutanı Eşref Bitlis’in bir uçak kazasında vefat etmesiydi.


 1993 yılındaki derin olayları onlarla da bitmedi.

İktidarda CHP (SHP) ile DYP’nin koalisyon ortaklığı vardı.

Bingöl karayolunda, 33 erimiz, PKK’lı teröristler tarafından şehid edildi.

Oysa, Turgut Özal’ın öncülüğünde, Eşref Bitlis’in desteği ile, PKK saldırmazlık kararı almış, aylardır silah kullanmıyordu..

Ne oldu ise, önce Eşref Bitlis, sonra Turgut Özal’ın kaybı, ardından da sivil kıyafetli 33 erimizin, bir otobüsle birliklerine giderken yolları kesilip, şehid edilmesi..

1993’deki derin olayların, 33 sayısı etrafında şekillenen olaylarına, böylece geçmiş olduk..



Ardından 2 Temmuz 1993’de Sivas’ta yaşanılan Madımak oteli yangını.. Otelde konaklayan 33 insanın hayatını kaybetmesi.

Ateist Aziz Nesin’in provokasyonu sonucunda Sivas’lıların gösteri yapmasını fırsat bilen derin ellerin, oteli yakıp, masum insanların 33 yıldır suçlandığı bir olayın yaşatılması..

O dönem Adalet Bakanlığı koltuğunda oturan Seyfi Oktay’ın organize ettiği yargıdaki davaya bakacak mahkeme değişikliklerinin yapılması ve Yargıtay’daki derin görüşmeler sonucu, otel yangını ile ilgisi olmayan 33 kişiye, adeta ölen 33 kişinin intikamı dercesine “idam cezası” verilmesi..

Ve 5 Temmuz 1993’de, yine 33 sayısı ile karşımıza çıkan, Başbağlar’daki katliam..

PKK’lı teröristler, “Sivas’ın intikamını almaya geldik” diyerek, Başbağlar köyünü basıyorlar, evleri yakıyorlar, 33 sivil insanı kurşunlayarak öldürüyorlar.. 

Ve bugün artık, 1993’ün 33. yılındayız.. 5 Temmuz Başbağlar katliamının 33. yıldönümündeyiz.


Gönül istiyor ki, içinde bulunduğumuz 2026 yılında, Eşref Bitlis’in uçağının düşmesinin ardındaki derin gerçek de.

Turgut Özal’ın kalp krizi görüntülü vefatının arkasındaki derin eller de..

33 askerimizin, şehid edilmesinin arkasındaki devlete sızmış kriptolar ile terör örgütü içindeki kriptolarının işbirliği de.

Madımak otelinde 33 kişinin ölümünün ardındaki dış bağlantılar da..

Başbağlar katliamında 33 insanımıza saldıranların gerçek niyetlerinin arkasındaki gerçekler de..

Hepsi birden, 33. yılda ortaya çıkarılsın..


Kimse, “Türkiye zaten böyle garip olayların sahne bulduğu bir ülkedir” avuntusu ile cevap vermesin..

Jandarma Genel komutanı, uçak kazasında hayatını kaybediyor.. “Allah korusun” duamızla birlikte soralım: İkinci, üçüncü örneği var mı?

Sivillerden seçilmiş ilk cumhurbaşkanı görevde iken vefat ediyor… Mustafa Kemal’in birden fazla defa cumhurbaşkanı olması sebebi ile kendisini hariçte tutmamız gerekir.. Görevde iken vefat eden başka cumhurbaşkanı var mı? (Cemal Gürsel’in konumu bambaşka)..

Hiçbirinin olmasını istemezdik, her biri için tekrar şehidlere Allah’tan rahmet diliyoruz.. Ama, sivil kıyafetleri ile, bulundukları otobüsün yolunun kesilip, terör örgütü propagandası yapılıp şehid edilme olayı da, tarihte tek örneği olan katliam.. (Otobüsün güzergahı, saat kaçta hareket edeceği ve diğer bazı bilgilerin, terör örgütüne sızdırıldığı iddiaları sebebi ile, bu noktaları özellikle hatırlatıyorum.) Karakola baskın düzenlenip, şehid edilen askerlerimiz oldu.. Düşen uçaklarımızda şehid edilen askerlerimiz oldu.. Ama sivil kıyafetleri ile, sivil otobüs durdurulup şehid edilen 33 gibi çok sayıda askerimiz, tek örnek..

CHP’nin (SHP) başındaki Erdal İnönü’nün özel kalem müdürü iken Sivas’a vali olarak atanan kişinin, ilin garnizon komutanı ve emniyet müdürü ile küs olmasının da etkisi ile, saatlerce alınmayan tedbirlerin nihayetinde, iki-üç karanlık el, Sivas’taki otelin girişinde yangın çıkartıyor. Beceriksizlik öyle bir had safhada ki, o andan sonra dahi hızlı hareket edilemiyor ve otel içinde 33 insan, dumandan boğulup can veriyor.. Böyle bir olayın da, tarihimizde ikincisi yok.. Tabii ki, “Allah korusun, olmasın” diyelim..

Bir köyün basılıp, üç gün önceki bir başka olayın intikamı denilerek 33 gibi çok sayıda insanın öldürülmesi de tarihimizde yok..

O zaman, 1993’ü çözmeliyiz..

En başta da, Madımak olayındaki dahli olmadığını herkesin bildiği Sivaslı 33 masum insanı, idam cezasına mahkum edenlerden çözmeye başlamalıyız.


Kimlerden emir aldılar..

Seyfi Oktay bu düzenin neresindeydi..

Başbağlar’la ilgili davada tek bir kişiye ceza verilemediği halde.. Failler bile bulunamadığı halde..

Olayın üzerinden 33 yıl sonra, bugün dahi, onlarca kişi Sivas’taki olay sebebi ile 30 yıl cezaevinde kaldığı biliniyor iken, bugün cezaevinde hala Sivas sebebi ile insanlar var iken, “Sivas zamanaşımına uğradı” diyerek algı yapan ve dindar insanları hedef tahtasına koyan fanatik grupların organizatörleri kimler?

33. yılında, tüm bu karanlıkta kalmış gerçekleri çözmeliyiz..


1993 yılındaki 33 ile şifrelenen olayların üzerindeki perde, 33. yılda kaldırılmalı, gerçekler ortaya çıkarılmalıdır..

Bu vesile ile, 5 Temmuz’un yıldönümünde, algıcı medya organlarının bugünkü nüshalarını da dikkatle inceleyeceğimizi hatırlatalım.

2 Temmuz Sivas ölümlerini manşetlerinden tekrar tekrar veren Cumhuriyet, Sözcü, Birgün ve benzeri medya organları..

Bakalım bugün 5 Temmuz sebebi ile düzenlenen anma törenlerini ne kadar verecekler, verecekler mi?

Başbağlar’ın cezasız kaldığını yazabilecekler mi?

Sivas’ın da, Başbağlar’ın da gerçek faillerinin cezasız kalmasından, CHP’nin sorumlu olduğunu hatırlatabilecekler mi?

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23