Sürü Psikolojisi (Bandwagon Etkisi) Nedir?
Sürü psikolojisi; insanların bir davranışı, tutumu, tarzı veya görüşü başkaları bunları benimsedikleri için, kendi inançlarını göz ardı ederek benimsedikleri bir durum olarak tanımlanıyor.
Belirli bir davranışı veya tutumu benimseyen kişi sayısı arttıkça diğer insanların da bu gruba katılma olasılıkları artıyor.
Kur’an ve sünnetullahta siyasete bakışla ilgili ayet ve hadisler incelendiğinde pek çok aşamalara hem ayet olarak hem de hadis olarak çok açık, net ve anlaşılır izahatlar yapıldığı görülür!
DEMOKRATİK SÜRÜLEŞME!
“Böylece (Firavun) kavmini küçümsedi. Onlar da ona itaat ettiler. Çünkü onlar dinden çıkmış, fâsık bir kavim idiler.!” (Zuhruf, 54)
İslam’ın siyasete bakışı!
Tahkiki iman sahibi biri; birinci aşamada anca kalp ruh dairesinde şahsın kendisi ile ilgili vazifeleri yanında ikinci aşamada eş ve çocukları yani ailede başlayıp, mahalle, yakın akraba, komşular, yaşadığı şehir, yaşadığı memleket ve küreyi arz dairesinde rakiple vazifelerle teşhis edildiğini öğreterek mesuliyetini yazılı olarak belirtmiştir!
İnsan kısaca Mikrokosmosta; havanın, suyun, toprağın kısaca flora ve fauna yani habitatımızla yakından ilgili olduğu ve onlara karşı büyük mesuliyetleri ve onun için yaşayan canlılara karşı da ayrı bir mesuliyeti bulunduğunu idraki yanında Mikrokosmostaki insanın enfüsten afaka, içten dışa doğru açılan çok büyük mesuliyetlerle dolu bir hayatı olduğunun idraki içinde olmasını da emretmiştir!
İnsan statüsü rol ve davranışları!
İnsanın demokratik toplumlarda bulunduğu ortamlar itibari ile pek çok vasıfta vazife ve seletleri ve mesuliyetleri vardır.!
Baba kendisi bir insan olması yanında evdeki rolü ve statüsü baba aynı zamanda çocukların babası, çocukların annesinin eşi, çalıştığı iş yerinde işçi veya değişik statüde işveren olması yanında; siyasi partinin genel başkanı hükümetlerde başbakan veya milletvekili belediyelerde başkan veya meclis üyesi, şirketlerde yönetici gibi pek çok farklı seviyede statüsüne göre rolleri olup yazılmış ilahi kurallar yanında işletmelerin ve devletlerin kanun ve yönetmeliklerine göre de davranış göstermek zorundadır..!
Sosyoloji, psikoloji, antropoloji; sosyal psikoloji!
Dünyada bu bilimler demokratik ülkelerde üniversitelerde anabilim dalı olarak sosyal siyaset, çalışma ekonomisi, endüstri ilişkileri gibi üniversitelerin ilgili bölümlerinde insanlara öğretilir..!
Her seviyedeki insan statüsünü, rolünü ve buradaki davranışlarını buralardan öğrenerek hayat içindeki başarı ve başarısızlıklarına imza atar..!
İnsanlar bunun için eğitilir..!
Bu eğitimleri almayanlar toplumdaki rol ve davranışlarını kurallar dışında yaptıkları için toplum tarafından dışlanırlar..!
Diktatörlük!
Kural dışı bir davranıştır!
21. yüzyılda her türlü dünyevi ve uhrevi ilimden ve bilimden uzak kural tanımayan şahıslar algı operasyonlarıyla halkı sürüleştirme, mankurtlaşma, düşünemez, akıl edemez hale getirerek farkındalıklarını yok ederler..!
Hiçbir dindeki mistik kurallar bu yöneticilere asla itibar edilmemesi yanında onlarla mutlaka mücadele ve mücadele edilmesini emretmişlerdir!!
Hatta bunlara karşı sessiz kalanlara dilsiz şeytan unvanı verilerek haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır ibaresi verilerek konunun önemini kayda geçmişlerdir..!
İslamiyet’teki statü, rol ve davranışlar!
Bu rivayetlerin en meşhurlarından birinde şöyle buyurmuştur: “Dikkatli olun! Hepiniz bir yöneticisiniz ve yönettiğiniz insanlardan sorumlusunuz. İnsanların üzerinde yönetici olan bir kişi/idareci halkının yönetiminden sorumludur. Kişi aile bireylerinden ve ailesinden sorumludur. Kadın evinin yöneticisidir ve evinden, çocuklarından sorumludur. Köle efendisinin evinden ve malından sorumludur. Hasılı hepiniz yöneticisiniz ve yönettiklerinizden sorumlusunuz.”
Ebu Davud, Sünen, Müslim!
Allah (c.c.) her yöneticiyi hesaba çekecektir!
Abdullah b. Ömer’in belirttiğine göre; “Yüce Allah, her yöneticiyi yönetimi hususunda sigaya çekecektir. Allah’ın emirlerini uygulayıp uygulamadıkları hakkında sorgulayacaktır. Hatta bu sorgu çerçevesinde insan aile fertlerini nasıl yönettiğinden hesaba çekilecektir.” [2] Abdürrezzak, Musannef, c. XI, s. 319.
MUTLAK İTAAT ANCAK ALLAH’A
VE ELÇİSİNEDİR!
Unutmamalı ki İslâm’da mutlak itaat Allah Teâlâ’ya ve elçisinedir.
Allah ve elçisi sav yolunda olmayan; siyaset adamları dâhil hiç kimseye mutlak itaat edilmez.
Dünyada ve Müslümanlarda da sürü ruhu!
Bilhassa son din olan İslam dininin toplumlar nezdinde sürüleştiği noktasındaki düşünceler toplumları bağlar!
İslam’ın toplumunun yanlış verdiği görüntüler sebebiyle İSLAM hakikatlerinin tartışılması İslam’ı değil toplum içindeki fertleri bağlar..!
İslam ilk günkü gibi dipdiri iken bugün onun yolundayız diyenler; Gazze Hadise’sinde olduğu gibi maalesef başta pek çok İslam devletlerinin liderleri olmakla 21. yüzyılın en büyük mezalimlerinin yaşandığı günümüzde haksızlık karşısında susan dilsiz şeytanlarla iş birliği içinde olmuşlardır ve olmaya devam etmektedirler!
Duamız;
Rabbim sen bizi hakkın hatırını bütün hatırlardan yüksek tutanlardan eyle! Âmin!
WhatsApp bilgi ve ihbar hattı:
0530 200 00 96