• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ahmet Maranki
Ahmet Maranki
Stratrajik Oyunlar
TÜM YAZILARI

İslam Birliği’nin esasî; i’lâ-yı kelimetullahtır..!

21 Haziran 2024
A


Ahmet Maranki İletişim: [email protected]

 

İslam Şeriatı da, yüzde doksan dokuz ahlâk, ibadet, âhiret ve fazilete aittir. Yüzde bir nispetinde siyasete mütealliktir; onu da ulü’l-emirlerimiz düşünsünler.

Bediüzzaman!

Son yüzyıldaki hadiseler ve son yıllarda ve Türkistan’da devam eden ve bugün Gazze’de giderek artan soykırım düzeyindeki olaylar İttihadı İslam’ın bugün önemini çok daha büyük olarak ortaya koymuştur..!

Bugünkü yazımızda birliğe ve beraberliğe en muhtaç günlerin anlamını pekiştiren bayram günleri olması hasebiyle birlik beraberlik adına asrın âlimlerinden Bediüzzaman’ın çözüm önerileri olarak yol gösterici haritasını çizdiği tedbirleri bugün de hastalığa bir reçete olarak paylaşmak istedim!

Bediüzzaman eserlerinde;

“Tarif ettiğim ve dahil olduğum ittihad-ı Muhammedînin (sav) tarifi budur ki:

Şarktan garba, güneyden kuzeye uzanan nuranî bir silsile ile bağlanmış bir dairedir. 

Dahil olanlar da bu zamanda üç yüz milyondan (bugün için 2 milyar yakın Müslüman) ziyadedir.

Bu ittihadın cihetü’l-vahdeti ve irtibatı, 

tevhid-i İlâhîdir. 

Müntesipleri, “Kàlû Belâ’dan itibaren dahil olan bütün mü’minlerdir”.

İsim defterleri de ;

Levh-i Mahfuz’dur.

Bu ittihadın nâşir-i efkarı,

Günlük gazeteleri de; i’lâ-yı kelimetullahı hedef-i maksat eden umum dinî gazetelerdir.

Kulüp ve encümenleri; câmi ve mescidler ve dinî medreseler ve zikirhanelerdir.

Merkezi de ;

Haremeyn-i Şerifeyndir.

Bu cemiyetin reisi;

Dahi Fahr-i Âlemdir. mesleği; herkes kendi nefsiyle mücahede, yani ahlâk-ı Ahmediye (sav) ile ahlaklanmak ve sünnet-i Nebeviyeyi ihyâ ve başkalara da muhabbet ve -eğer zarar etmezse- nasihat etmektir.

Bu ittihadın nizamnâmesi; sünnet-i Nebeviye ve kanunnamesi şeriatın emir ve yasaklarıdır.

Ve dahi kılıçları da; kat’i burhanlardır. 

“Medenîlere galebe çalmak ikna iledir, icbar ile değildir.” 

Taharrî-i hakikat; muhabbet iledir. Husumet ise vahşet ve taassuba karşı idi.

Şimdi maksadımız, o silsile-i nurânîyi harekete getirmekle, herkesi bir şevk ve vicdani bir arzuyla, terakkî yolunda kâbe-i kemalâta sevk etmektir. 

Zira ilâ-yı kelimetullahı’n bu zamanda bir büyük sebebi, maddeten terakki etmektir.

İşte ben bu ittihadın efradındanım. 

Ve bu ittihadın tezahürüne teşebbüs edenlerdenim. 

Yoksa sebeb-i iftirak olan fırkalardan, partilerden değilim.

Elhasıl: Sultan Selim’e biat etmişim. 

Onun ittihad-ı İslâmdaki fikrini kabul ettim. Zira o şark vilâyetlerini ikaz etti. Onlar da ona bîat ettiler. Şimdiki Şarklılar, o zamanki Şarklılardır. (...)

İhtilâf u tefrika endişesi, Üstad Bediüzzaman, Eski Said döneminde de, Yeni Said dönemindedir olsun, daima “ihtilafın zararlarını, ittifakın ehemmiyetini nazara verdi” ve daima ittifak için çalıştı.

Bediüzzaman’ın ortaya koyduğu bu hedefler günümüz yöneticilerine örnek olmalıdır..!

“Bizim düşmanımız cehalet, zaruret, ihtilâftır. Bu üç düşmana karşı san’at, marifet, ittifak silâhıyla cihad edeceğiz” diyerek bugüne kadar ve bugünkü çözülemeyen problemlere de ışık tutmuştur..!

HUTBEYI ŞAMIYE!

Şam’da verdiği hutbesinin başında Ehli imanı birleştirmek için mesajlar vermiştir..!

Bu mesajlar çağımız için de ehli imanın İttifakı için gereklidir, zaruridir, elzemdir..!

“Bizi maddî cihette orta çağda durduran ve tevkif eden, altı hastalıktan birisinin “Ehl-i imanı birbirine bağlayan nuranî rabıtaları bilmemek” olduğunu söylerken çözüm yollarını da gösteriyordu..!

“Ey bu sözlerimi dinleyen bu Cami-i Emevîdeki kardeşler (ve kırk-elli sene sonra âlem-i İslâm camiindeki ihvân-ı Müslimîn)! “Biz, zarar vermiyoruz, fakat menfaat vermeye iktidarımız yok. Onun için mazuruz” diye böyle özür beyan etmeyiniz. Bu özrünüz kabul değil. Tembelliğiniz ve neme lâzım deyip çalışmamanız ve ittihad-ı İslâm ile, milliyet-i hakikiye-i İslâmiye ile gayrete gelmediğiniz, sizler için gayet büyük bir zarar ve bir haksızlıktır…..!

İnşaallah, yine Araplar ye’si, ümitsizliği bırakıp, İslâmiyet’in kahraman ordusu olan Türklerle hakikî bir tesânüd ve ittifak ile el ele verip Kur’ân’ın bayrağını dünyanın her tarafında ilân edeceklerdir.”

Türk milletine seslenerek,

“İşte ey ehli-i Kur’ân olan şu vatanın evlatları, altı yüz sene değil, belki Abbasiler zamanından beri bin senedir Kur’ân-ı Hakimin bayraktarı olarak, bütün cihana meydan okuyup, Kur’ân’ı ilan etmişsiniz. Milliyetinizi, Kur’ân’a ve İslâmiyet’e kal’a yaptınız. Bütün dünyayı susturdunuz, müthiş tehacümatı def’ ettiniz.” diyen Bediüzzaman, Sünûhat isimli eserinde İngilizlerin desise ve kışkırtmaları ile Osmanlı Devleti’ne baş kaldıran Arapların durumunu, “İşte Arap, yanlışlıkla kahraman kardeşini öldürüp, hayretinden ağlamayı da bilmiyor” şeklinde tasvir ederken, müstemleke Müslümanların Osmanlıya karşı savaşmalarını, Osmanlı vatandaşı ancak Türk olmayan Müslümanların isyanını, “İşte âlem-i İslâm, bayraktar oğlunun, gafletle bilmeyerek, öldürülmesine yardım etti, vâlide gibi saçlarını çekip âh-u fîzar ediyor” şeklinde değerlendirir.

BAĞIMSIZ İSLAM BİRLİĞİ’NİN TEK YOLU!

İslam ümmetinin, İslam Birliği’nin dün olduğu gibi bugün de tek yolu; bin yıldır İslam’a hizmet etmiş bu necip milletin torunlarının önderliğinde i’lâ-yı kelimetullah davasına sahip çıkmakla mümkündür!

Cumamız cem olmamıza vesile olsun. Âmin.

Vesselam.

WhatsApp bilgi hattı: 053020000 96

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Nedim

Hedef tabiki ileikelimetullah davasıdır.Fakat ilkönce yegâne cennete girecek olan ebedî cehenneme düşmekten kurtulacak olan peygamber ve ashabın yolu itikadıni edinmektir.Nisa 115 te hidayetten sonra peygamber den sünnetinden rehberliğinden liderliğinden yuzceviren muhalefet eden farklı sünnetler e yollara girenler ve böyle yaparak ta müslümanların sahabenin yolundan itikadından ayrılanların girdikleri yolda bırakılacak lari hâllerini degisturmedikce Allah cc hallerini degisturmeyecegini ve onları cehenneme atacağı buyruluyor.

Kanber

Selamlar hocam çok güzel bir konuyu dile getirmişsiniz. Allah sizden de, Bediüzzaman'dan da, Müslüman ecdadımızdan da razı olsun.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23