Dikkat ekonomisi, algı ve Epstein dosyası!
Dikkat ekonomisi, algı ve Epstein dosyası!
AHMET MARANKİ
11 ayın sultanı ramazan ve eriştiğimiz bayramda dünyamızda yaşananlar ve bölgemizde gelişen olaylar ve müslümanların düşünmeyen, akıl etmeyen tavırlarına karşı; biraz düşünürler, belki okurlar, akıl ederler ümidiyle benim de İstanbul Üniversitesi Sosyal siyaset kürsüsünde çok önemli olan DİKKAT EKONOMİSİ konusunu ve toplumun algı operasyonlarıyla, cambaza baktırılarak, körlerin sağırların uyutulma metotlarını EPSTEİN VE İRAN SAVAŞI bağlamında bu satırları yazmak istedim!!
Dikkat ekonomisi bu kavram son yıllarda gündemde olsa da dünyamızdaki savaşçılar için de nasıl ki gerçekler gösterilmiyorsa; işte onun yerine konulması gereken sistemin uyarlama şekline dikkat ekonomisi denilebilir!
Gelin bu konuda bilimsel bir altyapı oluşturup dünyada insanların neden bu halde olduğunun neden uyutulduğunu neden haksızlıklar karşısında sustuğunu anlatmaya çalışalım!
Dikkat ekonomisi, insan dikkatini sınırlı ve kıt bir meta olarak gören, dijital platformların kullanıcıların zamanını ve odağını kazanmak için rekabet ettiği ekonomik yaklaşımdır.
Sosyal medya ve içerik üreticileri, reklam geliri elde etmek için kullanıcıyı sürekli ekran başında tutmayı hedefler. Buna ilgi ekonomisi, dikkat çelme ekonomisi veya tepki ekonomisi de denir.
Dikkat Ekonomisi Örnekleri:
Sonsuz Kaydırma (Infinite Scroll): Instagram veya TikTok’ta içeriklerin sonunun gelmemesi.
Algoritmik Öneriler: YouTube veya Netflix’in ilginizi çekecek videoları otomatik oynatması.
Bildirimler ve Kırmızı Noktalar: Uygulamaların sürekli dikkat çekmek için uyarı göndermesi.
Tıklama Tuzağı (Clickbait) Başlıklar: Merak uyandırarak tıklanmayı artırma çabası.
• İnsan dikkati, petrol veya paradan daha kıymetli bir «hammadde» olarak görülür.
• Ücretsiz platformların asıl ürününün kullanıcılar olduğu (verilerin ve vaktin satılması) bir sistemdir.
• Dopamin döngüsünü kullanarak bağımlılık yaratmayı hedefler.
ALGI SÖMÜRÜSÜ: KENDİ KARARLARINI SEN Mİ VERİYORSUN?
Hiç “sadece beş dakikalık bir mola verip sosyal medyaya bakacağım” dedikten sonra saatlerce ekrana kilitlendiğini fark ettin mi? Bu durum, dikkat ekonomisinin en büyük kanıtlarından biri.
Sosyal medya platformları, beynimizin ödül mekanizmasını kullanarak bizi kendilerine bağımlı hale getiriyor. Yeni bir bildirim aldığında ya da biri gönderini beğendiğinde, beynin dopamin salgılıyor ve bu sana geçici bir mutluluk hissi veriyor. Ancak bu his bir süre sonra azalıyor ve yeniden doğru içeriğe bakma ihtiyacı duyuyorsun. Bu bir kısır döngüye dönüşüyor.
Bu noktada şu soruyu sormalısın: Gerçekten ben mi karar veriyorum, yoksa benim adıma karar veren bir algoritma mı var?
Sonsuz insanların odaklanabileceği süre sınırlı bu yüzden şirketler tek ekonomisi modern dünyada en kıt kaynağın para değil insan dikkati olduğu fikrine dayanan kavramdır!
Yani mesele şu bilgi sonsuz içerik sonsuz ama insanların odaklanabileceği süre sınırlı bu yüzden şirketler siyasetçiler ve medya kuruluşları rekabeti para üzerinden değil bizim dikkatimiz üzerinden yapıyorlar!
Peki bu algı nasıl çalışır!
Dikkat ekonomisinde algı ve beyin kontrolü!
Sosyal medya platformları seni mümkün olduğunca uzun süre içeride tutmak ister haber sitelere tıklama almak için çarpıcı başlıklar atar siyasetçiler gündemi domine edecek krizler üretir algoritmalar oluştururlar!
Kitleler de bunlara inanmaya başlar!
TRUMP’IN DIŞ POLİTİKASI VE EPSTEİN!
Bazı siyaset bilimciler tarafından Trump’ın dış politikası düzen caydırıcılık ya da ittifak yönetimine dair tutarlı bir kavram tarafından yönlendiriliyor! TRUMP’ın içinde bulunduğu sıkıntılı durum EPSTEİN DOSYASI yerine; onun pek çok sahada üstünlüğünü gösterilmesi , aslında olmayan bir gösteri yaratılması ve haber gündeminin kontrol altına alınması tarafından şekillendiriliyor!
Bu çerçevede askeri güç stratejiye tabi bir araç değil bizzat stratejinin kendisi olmaktadır!
Dünyanın gözü önünde barış görüşmeleri sürerken bir anda İran’a yönelik gerginliğin tırmandırılması, ABD vatandaşlarının sivil haklarına yönelik saldırılar nedeniyle artan iç baskılarla J.EPSTEİN dosyalarına ilişkin yeniden yoğunlaşan incelemeler yanında; yine ABD yüksek mahkemesinin dünya ülkelerine uygulanan küresel gümrük tarifesi politikasının hukuki dayanağı iptal etmesinden yalnızca birkaç gün sonra İran’a saldırı kararının gündeme geldiğini hatırlayalım!!!
Bu bağlamdaki saldırılar klasik bir dikkat saptırma işlevi görüyor olabilir!!!
EPSTEİN dosyası aslında tek bir BU KİRLİ VE KARANLIK İNSAN KANI İÇİP, ETİNİ YİYEN ADAMLARIN dosyası değil!!!
Konuştuğumuz şey onun temsil ettiği dünyayı siyasetle sermaye ile ve güç ağları ile iç içe geçmiş bir dokunulmazlık kültürü ve tam da artık kamuoyu baskılarının bir nebze de olsa işe yaramaya başladığı ve insanların siyasi görüşlerinden bağımsız hesap verebilirlik çatısı altında bir araya geldiği bir sürece girmişken gündemin bir anda allak bullak olmasıdır…!
İstanbul Üniversitesi’nde psikoloji, sosyoloji, antropoloji bilimlerinin son yıllardaki tezahürü olan sosyal psikoloji alanında doktora yapmış ve bu sahada onlarca kitap yazmış birisi gibi bir kere daha hatırlatıyorum.
Dikkat ekonomisinin kölesi olmamalıyız!!! Bu bilimsel ve altyapısı olan ve halen de dünyayı idare eden “dikkat ekonomisini” hatırlatma uyanışa vesile olur duygu ve düşüncesiyle bütün Türk İslam aleminin barış içinde bir bayram geçirmesini dilerim!!!