Terörsüz Türkiye’nin spordaki karşılığı (2)
Terörsüz Türkiye’nin spordaki karşılığı (2)
AHMET GÜLÜMSEYEN
Türkiye’de terörsüz bir gelecek gündem oluyor, illegal örgütler kendini feshetmeye mecbur kalıyorsa, bu da ‘gelişmişliğin’ bir sonucu olduğu gerçeğine vurgu yapmak gerekiyor. Vatandaşlarımızın duygularının yansıması olan devlet aklıyla, şehitlerimizin kanı yerde kalmaması, daha fazla gözyaşı dökülmemesi için terörün kökü kurutulduğu gibi, elbette ki adı suça karışan herkesten hesap sorulacaktır…
Terörsüz Türkiye sürecinden en fazla etkilenen kesimlerden birisi de spor camiası. Kulüplerin içerisine sızan terör destekleyicilerinin kışkırtmalarıyla, sporun yapıldığı mekânlarda istenmeyen olaylar yaşandı. Terörden beslenen gruplar tarafından organize edilip mağdur edilen spor camiası, vatandaşın can güvenliği de tehlike altında olduğu dönemler yaşandı. Tehlikenin boyutu (patlayan bombalara) bağlı olarak, spor alanları korkuyla anıldığı günler görüldü. Ne zamanki hükümetin kararlı adımları, terörün ortaya çıkardığı karanlık tablo o vakit yerini huzura, sporun da rahatlıkla yapılacağı ortama erişildi. Bundan sonra yapılması gerekenler önemli konular yok mu? Elbette ki var. Dediğimiz gibi, burada ‘devlet aklının’ devreye gireceğine kanaatimiz tam…
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve MHP lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin büyük inisiyatifleriyle, terör konusunda da zorlu bir dönemeç, başarıyla geride bırakıldı. Her iki liderin ülke menfaatleri için gösterdiği kararlılığıyla bugünlere gelindi. Eğitimden sağlığa, altyapıdan iş dünyasına kadar birçok alanı olduğu gibi, sporun bazı alanlarında önemli yansımaları olduğunu görmekteyiz. Bu da, ülkemizin kalkınma hamlesinin bir göstergesi. Doğu ve güneydoğu başta olmak üzere, terörden arındırılan bölgelerde ticari ve ekonomik yatırımların önemli bir konuda spor turizmi oluşturdu…
Gençlik ve Spor Bakanlığı Uluslararası Organizasyonlar ve Dış İlişkiler Genel Müdürü Ahmet Temurci “Dünya turizm sektörü geçen sene yüzde 5, spor turizmi yüzde 14 büyüdü. Türkiye’nin özellikle ekstrem sporlar özelinde çok ciddi spor turizmi potansiyeli var. Bisiklet, dağ bisikleti, rafting, dağcılık, otomobil sporları, motosiklet gibi bu spor branşlarında Türkiye’nin sunduğu imkanlar çok önemli” sözlerinin en fazla kendini gösterdiği bir dönem ismi terörle anılan coğrafya olan Doğu ve Doğu Güneydoğu Anadolu bölgelerimizde kendini gösterdi. Terörden arındırılan o bölge, tabii güzellikleri kadar, sporla da adı sıkça anılmaya başlandı…
Bölgede düzenlenen ulusal ve uluslararası spor müsabakalar, ‘Terörsüz Türkiye’ stratejik önemini ortaya koymaya yetiyor. Van Çatak ilçesinde yer alan 2 bin 800 rakımlı dağlarında antrenman yapan sporcular. Başkale ilçesindeki yaklaşık 3 bin 500 rakımlı Mengene Dağı’nın zirvesine tırmanan Sedat Karacan isimli dağcının “Mengene Dağı eşsiz bir doğaya sahip. Çok zorlu bir tırmanışı var fakat doğasıyla kendine hayran bırakıyor…”sözleri, terörden arındırılarak spor yapmaya müsait hale gelen bölgenin en güzel/net anlatımı/yansıması olmaktadır…
Fransa’dan gelen paraşütçülerin Adıyaman’nın Tut ilçesinde etkinliğe katılımı, Kars bölgesinde yer alan, kayak severler için adı ‘kristal kar’a çıkan Cıbıltepe’si, Bingöl’deki Hesarek Kayak Merkezi’nin geçtiğimiz ocak ve şubat aylarında yaklaşık 65 bin ziyaretçiyi ağırlanması, Türkiye’nin ikinci yüksek zirvesi olan 4 bin 135 rakımlı Cilo Dağı Reşko tepesinin dağcılara ev sahipliği yapması, terörsüz Türkiye sürecinin önemini yansıtan bir başka ayrıntı. Örnekleri daha da artırmak mümkün. Bu da demek oluyor ki, ‘Terörsüz Türkiye’ yolunda kazananın millet ve memleket olacak. Bu durumdan rahatsızlık duyanları bugüne kadar ‘terörden’ medet uman/beslenenler soracak olursanız. Devletin gücü, o ‘artıkların’ da üstesinden gelecektir, inşallah…