Süper Lig’de Filistinli futbolcu neden yok?… Guardiola’dan insanlık dersi
Süper Lig’de Filistinli futbolcu neden yok?… Guardiola’dan insanlık dersi
AHMET GÜLÜMSEYEN
Süper Lig’de 21. hafta Galatasaray, Fenerbahçe ve Trabzonspor’un farklı galibiyetleriyle bitti. Puan cetveline bakıldığında, sezon sonu şampiyonluğa göz kırpan bu takımlardan başkasının da olması mümkün değil. Hal böyleyse, yarışta öne çıkan ne? Transfer sezonun ikinci yarısı hafta sonu sona erdi. Ligin şampiyonlukla anılan isimleri, ‘yabancı’ konusunda yarışması, avroların bol keseden havada uçuşması, araştırma içerikli haberlerin kaynağı olan Anadolu Ajansı’na yansıyor. Yazımızın içeriğine konu olacak o transfer raporu, Türk futbolunun mali ve idari yönden ne kadar ‘kötü’ yönetildiğinin bir yansıması…
ÜLKE FUTBOLU ‘KAN’ KEYBEDİYOR
Süper Lig takımları ara transfer döneminde oyuncu tercihlerini yurt dışından yapmaları, geçmişin izlerini taşıdığı için sürpriz olmadı. Kulüplerimiz kadrosuna kattığı 91 transferin 58’i dış ülkelerden. 21. haftayı lider tamamlayan Galatasaray gerçekleştirdiği 5 takviyenin tamamı yabancı. Ligde tutunma çabası içerisinde olan Eyüpspor (13) ve Fatih Karagümrük (9) yabancı futbolcu kadrosuna kattığını görüyoruz. Transferin gerçekleştiği ülkelerde kimler yok ki! Fildişi Sahilinden Yunanistan’a, İtalya’dan Ukrayna ve Rusya’ya kadar 34 farklı ülkeden oyuncu. Bu tablodan çıkacak sonuç, futbolu yönetenlerin kısa sürede skora yönelik, sözde ‘başarı’ tutkusu. Oyuncu yetiştirmek, futbolsevere iyi futbol izletmek, sporcuyu pazarlayıp ülke ekonomisine katkı sağlamak gibi bir dertleri, çabaları yoktur. Geçmişten gelen bu anlayış, bugün olmuş devam ediyor. Bugüne kadar da bu kötü gidişe dur diyecek çıkmadı, maalesef…
“ÜZGÜNÜM, BEN BUNU HİSSEDEBİLİYORUM”
Bugün ülke futbolunu konuşurken, İsrail’in Filistin’e yönelik saldırıları gölgede kalmamalı. Süper Lig’de takımların 34 farklı ülkeden yaptığı transferler içerisinde Filistin’in futbolcu isimleri yer almıyor. Nasıl olsun ki? Katil siyonist sürüsü İsrail saldırısı sonrası hayatını kaybeden 10 binlerce masum ve savunmasız Filistinlilerin içerisinde binlerce sporcu hayatını kaybetti, on binlercesi yaralandı, bir uzvunu kaybetti. Bu vahşete karşı tüm dünya olan biteni izlemeye devam ediyor. Sessiz kalmayanlar da yok değil. Onlardan en önemli isim Pep Guardiola…
Duyarlı vicdanlar ise, İsrail’in Filistin’deki katliamına karşı sesinin gür çıktığı kadar bağırıyor, zalimin zulmüne sessiz kalan, yaşan ölülere insanlık dersi veriyor. İngiliz ekibi Manchester City’nin teknik direktörü Pep Guardiola, spor camiası içerisinde yer alan o duyarlı isimlerden. Her fırsatta soykırımcıların karşısında olduğunu haykırıyor, dünyanın çeşitli bölgelerinde masum insanların öldürülmesinin canını yaktığını ve buna karşı her zaman ayağa kalkacağını söylüyor. Lig Kupası’nda Newcastle United ile oynayacakları yarı final rövanş maçı öncesinde düzenlenen basın toplantısında konuşan 55 yaşındaki Guardiola’nın Anadolu Ajansı’na yansıya açıklamaları bizleri, dersler çıkarmamız gereken derin düşüncelere itiyor; “İnsanlık tarihinin hiçbir döneminde, şu an olduğu kadar her şeyi net bir şekilde gözlerimizin önünde izlemedik. Filistin’deki soykırım, Ukrayna’da olanlar, Rusya’da olanlar, dünyanın her yerinde, Sudan’da olanlar. Bu, insanoğlu olarak bizim sorunumuz, bizim meselemiz…Binlerce masum insanı öldürdüğünüzde, bu can yakar. Ben buna karşı ayağa kalkıyorum, her zaman orada olacağım. Kimsenin bunu hissetmediğini hayal bile edemiyorum. Her gün o görüntüleri gördüğünüzde; babalar, anneler, çocukların hayatlarının yok edildiği. İnsanlar biraz olsun bağ kuramaz mı? Üzgünüm, ben bunu hissedebiliyorum.”