Süper Kupa’nın ‘golleri’ neden Filistin’e atılan ‘bombaları’ unutturmamalı?
Süper Kupa’nın ‘golleri’ neden Filistin’e atılan ‘bombaları’ unutturmamalı?
AHMET GÜLÜMSEYEN
Süper Kupa’da Galatasaray ile Fenerbahçe karşılaştı. Tarihinde İslam ülkesine verilmeyen Olimpiyatlar İstanbul’da gerçekleşmemiş olsa da, adına koca stadyum yapılan mekânda gerçekleşen mücadele/oyundan galip ayrılan taraf sarı-lacivertliler oldu. Bir futbol maçı üzerinden görmemiz gerekenleri, görme zorunluluğumuz var! Soğuk havaya rağmen tribünleri dolduran binlerce seyirci ve ekranlara kilitlenen milyonlar, transferlerine milyon eurolar ‘akıtılırak’ sahaya sürülen oyuncular topluluğu. Oynanan maç üzerinden iki seçenek; Fenerbahçe galip gelmese, Galatasaray galip gelecekti. Peki, bu maçın asıl ‘kaybedeni’ kim/kimler? Bu soru ve cevabıyla yüzleşip, çözüm üretemediğimiz takdirde, insanlığın kaybı adına süreç işlemeye devam edecek.
Anlık/maçlık istek ve heveslerin, Süper Lig, Türkiye Kupası, Süper Kupa, Avrupa Kupaları… gibi, ardı arkası kesilmeyecek. İşi ve mesleği gereği sahada mücadelede akıtılan oyuncular topluluğu, emeklerinden dolayı tebrik etmeyi yabana atmıyoruz. Bunu yaparken de, futbol denen oyunun geldiği/getirildiği (şiddet, küfür, kumar, boşa geçirilen vakit vb.) taraflarını da ortaya koyma adına çözüm yolları üretmemiz gerekiyor. Neden? Devam edelim…
“OLUKLAR ÇİFT; BİRİNDEN NUR AKAR, BİRİNDEN KİR…”
Futbolu, toplumları ‘uyutma’ aracı olmaktan çıkarmamız gerekiyor. Bunun da yolu, gündemi bu denli meşgul etmemesi. Çocuk ve genç, her yaştan insanımız futbol karşılaşmasını izlerken, ‘şok’ yaşayabiliyor. Şokun süresi, hakemin bitiş düdüğüyle sınırlı olmayıp, öncesi ve sonrasını hesaba katmak gerek. Böylesi ‘oyalayıcı’ bir oyunun kontrolünü elinize geçirip, ölçü kaçırıldığında, netice hüsran/yıkım olabiliyor. Çocuğuyla gittiği stadyumda, maçın akışına kapılıp da sadece kendini değil, çocuğunu kaybeden taraftarların hikâyelerini okuduk. Durum, bu denli düşündürücü! Madem söz konusu insanlık ve insanca yaşamak. Öyleyse, birilerine sporu kullanarak, toplumun ‘ayarlarıyla’ oynama hakkı tanınmamalı!
Fenerbahçe-Galatasaray karşısından ‘gol’ sesi yükselirken, aynı dakikalarda katil sürüsü İsrail ateşkese rağmen Filistin’i bombalamaya, işgal etmeye devam ediyordu. Soğuk havaların kendini iyiden iyiye hissettiği şu günlerde, dün açlığı bugün ise soğuk havayı silah olarak kullanan bir anlayış, işgal edilen coğrafya var. Bu düşüncelerimi dillendirirken, her zaman olduğu gibi bir kez daha Üstad Necip Fazıl’ın “Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir; Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir…” mısraları geliyor aklımıza. Allah (cc) gerçekleri görmeyi ve yaşamayı nasip etsin bizlere, Amin.
FİLİSTİN SÜPER KUPA’DA DA HATIRLANMALIYDI!
Fenerbahçe-Galatasaray arasında oynanan karşılaşmada İsrail’in Filistin’de gerçekleştiği soykırımla ilgili bir gösteri/protesto/lanetlemeye şahit olmadık. Oysaki bölgeden haberler gelmeye, zalimin zulmü devam ediyor. Anadolu Ajansında yer alan en son, sadece bir haber bile, bölgede yaşanan vahşeti gözler önüne sermeye yetiyor; İsrail ordusu sabah saatlerinde de Gazze Şeridi’nin farklı bölgelerine topçu ve hava saldırıları düzenlemişti. Ateşkesin 10 Ekim 2025’te yürürlüğe girmesinden bu yana İsrail saldırılarında yaklaşık 450 Filistinli hayatını kaybetti, 1200’den fazla kişi yaralandı. Ayrıca İsrail’in, gıda, tıbbi malzeme ve barınma ihtiyaçlarının girişini ciddi şekilde kısıtladığı Gazze’de yaklaşık 2,4 milyon Filistinli ağır insani koşullar altında yaşam mücadelesi veriyor. İsrail’in 8 Ekim 2023’ten bu yana Gazze’ye yönelik sürdürdüğü saldırılarda çoğu kadın ve çocuk 71 binden fazla Filistinli yaşamını yitirdi, 171 bini aşkın kişi yaralandı. Sivil altyapının da yaklaşık yüzde 90’ı tahrip edildi…