Sumud Filosu ve Gazze’de can pazarı, Taksim’de futbol eğlencesi
Sumud Filosu ve Gazze’de can pazarı, Taksim’de futbol eğlencesi
AHMET GÜLÜMSEYEN
Yaşanmasını istemediğimiz bir olayın, bir daha içerisinde yer almamak için, gerekli derslerin çıkarılması önem taşıyor. Futbol başta olmak üzere sporunda da benzer durum, bizlere dünya imtihanından önemli kesitler sunmakta. Aynı gün basına yansıyan şu iki haber, batılı-küresel güçlerin dünyadaki yönetimlerin nasıl ellerinde bulunduğu, bu oyuna ‘dur’ demek yerine nasıl ‘oyuna’ gelindiği-seyirci kalındığının yansıması olmakta; ‘UEFA Avrupa Ligi 2025-2026 sezonun finali için İstanbul’a gelen Aston Villa taraftarları, Taksim ve İstikrar Caddesi’nde marşlar eşliğinde eğlendi.’ ‘İsrail ordusu, Gazze’ye yönelik ablukayı kırmayı amaçlayan filonun tümüne müdahale edip aktivistleri alıkoydu.’ Bir yanda spor bahanesiyle eğlence, diğer yanda mazlumlara yardım götürmek için yola çıkan gruba, uluslararası sularda insanlık dışı muamele. Siyonistlerin Gazze’de akıtmaya devam eden Müslüman kanı. Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in yıllar önce ‘Canım İstanbul’ isimli şiirinde dile getirdiği ‘Tepinirken Beyoğlu, ağlar Karacaahmet’ mısralarını hatırlatıyor. O mısraların günümüzde ‘Tepinirken Taksim, Ağlar Gazze’ şeklinde tekerrür ettiğine şahit oluyoruz. Dünya imtihanının neresinde olduğumuz, görev ve sorumluluğumuzun ne kadar farkında olduğumuza, bundan daha açık seçik mesaj ne olabilir ki?.?
HANİ İSTANBUL’DA GÜVENLİK ZAFİYETİ VARDI!
Spor organizasyonların oynanması Uluslararası Spor Yönetimlerinin almış olduğu kararlarla gerçekleşir. Bu kararın alınmasının en önemli etkenlerinden birisi de etkinliğin düzenleneceği şehrin güvenliği. UEFA heyeti 2024 Mayıs yılında aldığı ‘2026 UEFA Avrupa Ligi Finali ve 2027 UEFA Avrupa Konferans Ligi Finali Beşiktaş Park’ta’ oynanma kararlarından bir tanesi önceki gün gerçekleşti. Organizasyonun belirlendiği tarihte, katil sürüsü İsrail’in Filistin’de gerçekleştirdiği katliam-soykırımda binlerce masum kardeşimiz hayatını kaybedip veya yaralanıyordu.
Bölgeye uygulanan ambargodan dolayı çocuklar başta olmak üzere açlık-susuzluk-soğuk-işgalde şehit oluyordu. Dünle bugün arasında değişine bir şey yok. Bu ve benzeri siyonist saldırılara duyarsız kalan IOC, UEFA, FIFA, FIBA gibi spor kuruluşları, İsrail ve takımlarının spor sahalarında boy göstermelerini engellemek yerine, kendi tercih ettikleri ülkelerde maçlarını oynamalarına müsaade ederek, siyonist anlayışa pozitif ayrımcılık yapmaktan geri kalmıyor.
Böyle bir süreçten en fazla da kötü muamele-zarar gören takımlarımız oldu. Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş’ın, katil sürüsü İsrail takımlarıyla ev sahibi olarak oynayacağı maçlar İstanbul’da güvenlik zafiyeti gerekçe gösterilerek, tarafsız gösterilen ülkelerde-sahalarda oynatılma kararı alarak, hayata geçirildi. UEFA, FIFA, FIBA gibi kuruluşların uygulamaları akla şu soruyu getiriyor; ‘Madem İstanbul’da, güvenlik zafiyeti var ne diyerek, takımlarımızı dış sahalarda-ülkelerde maç oynatıyorsunuz?
Peki, 2026 UEFA Avrupa Ligi Finali’ni İstanbul’da nasıl oynattınız?” Ne yazık ki durum bu kadar vahim ve ülkemiz sporunu yönetenler, bilerek veya bilmeyerek bu oyunun birer parçası olabiliyorlar. Birisi çıkıp diyemez miydi; ‘Güvenlik zafiyetini gerekçe göstererek takımlarımıza sürgün hayatı yaşatan UEFA gibi kuruluşların aldığı kararları protesto ediyor, bu kuruluşların İstanbul’da gerçekleştirmek istenen organizasyonları kabul etmiyoruz! ‘Yaşantı ve beklentilere-çıkarlara bağlı olarak farklı gerekçelerden dolayı, babayiğitlik de tarih oldu.’ dersek, sanırım abartmış olmayız. Turmp’a ‘Barış Ödülü’ vererek kendi kurallarını ihlal eden FIFA, ‘İşgal altındaki Filistin topraklarında savaş suçlarına ve insanlığa karşı suçlara yardım ettikleri’nden dolayı Uluslararası Ceza Mahkemesine şikayet edilen UEFA ve FIFA. Tüm bu yaşananlardan ders çıkarmak yerine, UEFA Başkanı ve heyetini havaalanında karşılamakla kalınmıyor, Çırağan Sarayında gala yemeği düzenliyor, UEFA Avrupa Ligi 2025-2026 sezonun finali İstanbul’da diye övünülüyor. Ne diyelim; Allah (cc) ders alanlardan, yarınlarımızı bugünümüzden daha hayırlı eylesin inşallah. Amin.