Sporun içerisindeki bahis (kumar), çıplaklık, dövme v.b. ayrıntıya DİKKAT
Sporun içerisindeki bahis (kumar), çıplaklık, dövme v.b. ayrıntıya DİKKAT
AHMET GÜLÜMSEYEN
Toplumları ayakta tutan en önemli değer dindir. “Kuşkusuz Allah katında din İslam’dır.” (Al-i İmrân-19) Tank ve topumuzun yerli olmasıyla övündüğümüz süreçte, spor vasıtasıyla gerçekleştirilen ‘manevi’ sarsıntılara dikkat kesilmemiz önem taşımaktadır.
Böylesi bir süreci yaşamamak için, kişiye kurtuluş rehberi olarak gönderilen Allah’ın kitabı Kur’an-ı Kerim ve insanların lideri Peygamber Efendimizin örnek hayatını kendimize rehber edinmemiz kaçınılmaz bir hal alıyor.
Bugün çalışma alanımız olan sporda yaşanan bahis (kumar), açık seçik kıyafetler, dövme, karma eğitim gibi sayısız örneğe baktığımızda, bizi bir yapan milli ve manevi değerlerden ne kadar uzaklaştığımızı görmek zor değil…
KİM, NEYE GÖRE SORGULANACAK?
Biz bu satırları yazdığımızda futbolda bahis soruşturmasının geldiği son aşama 108 teknik sorumlu, 104 futbol menajerinin ‘tedbirli’ olarak Profesyonel Futbol Disiplin Kuruluna sevk edildiği haberlerini okuyoruz. Dün futbolcu, başkan, yönetici, bugün ise teknik sorumlu ve menajerler. Mevki ve makam açısından baktığımızda, mevki ve makam açısından kimin/kimlerin, bu işlerde ismi geçtiği o kadar önemli mi? Diyelim sokaktaki bir vatandaş, isteyerek veya istemeyerek bu ‘oyunun’ içerisine sürüklenmiş. Sivrisinek probleminin çözümü madem sazlığı kurutmak, neden kalıcı uygulamaları hayata geçirmiyoruz. İslami inanışın kaynağı Kur’an ve Sünnete göre her türlü haksız kazanç, oynanması ve oynatılması ‘haram’ oluyorsa, toplumu ‘illete’ sürüklemesine göz yummak neden? Çaresi mi, Allah’ın koydu hükmü uygulayıp, yasaklayacaksın. Aksi takdirde, sonu gelmeyen tartışmalar ve kaybolmaya/harama sürüklenen bir nesil!.
SPORUN İÇİNDEKİ LGBT VE SATANİZM SAPKINLIĞI
Batılı akıl diyor ki, biz sporu modernleştirdik. Bu tanım bize “Ok, Hakka atılmış…” sözünü hatırlatması boşuna değil! Sporda moderleşme/modernleştirme ateşi 1896 yılında Yunanistan’ın Antik kentinde yer alan Hera tapınağında ateşlenen olimpiyatlar. Dört yılda bir gerçekleşen ‘oyunların’ 2024 yılında 33.’sü yapılan Paris’te gerçekleşti. Olimpiyat Komitesi Başkanın (IOC) ve beraberindeki heyetin katılım gösterdiği tapınakta ‘başlayan’ ve kilise ayiniyle devam eden etkinlikler. Oyunların açılış gösterisinde LGBT, satanizm, pedofili vurgusuna dönüştü.
Yaşananları bu ‘çirkinliğe’ Diyanet İşleri Başkanlığı sesiz kalmayarak, “Fransa’da gerçekleştirilen 2024 Olimpiyatları açılış töreninde kasıtlı olarak öne çıkarılan pedofili ve LGBT unsurları, küresel fesat merkezlerinin çirkin yüzünü açıkça ortaya koymuştur…” haklı bir açıklamada bulunmuştu. Bizde o dönem sorduk; “O heyet (IOC yetkililer ve beraberindekiler) kilise yerine, camiye gitse ne olurdu?” Olimpiyatlar öncesi gerçekleşen Avrupa ve Dünya Şampiyonası gibi organizasyonlarda yaşananlar. İslam’la bağdaşmayan, ‘dur!’ denilmediği takdirde, spor bahanesiyle insan olma vasfının kaybedileceği daha büyük ‘rezaletlere’ dönüşebileceğini tahmin etmek güç değil. Evet, sporun içinde de var olan şeytan aklı boş durmuyor…
SPOR VASITASIYLA OLUŞAN TEHLİKELERE DİKKAT!..
Daha çok çocuk ve genç spor yapsın! Bu yaklaşımı yaparken, performans sporuyla fiziksel yıpranma, kılık kıyafet, karma seanslar gibi uygulamalar aracılığıyla ruhsal açıdan çöküntüye uğramasının önüne geçilmesi gerekiyor. Bilimsel araştırmalarla da ispatlanan böylesine tehlikeli bir sürece, kamusal yetki ve sorumluluk taşıyan, sporun sevk ve idaresinin en üst basamağındaki kurum olan Gençlik ve Spor Bakanlığı ve Spor Genel Müdürlüğü başta olmak üzere, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve diğer Bakanlık yetkililerinin dikkat kesilmeleri önem taşımaktadır. Dersler çıkarma adına, şu anlamlı sözü hatırlatarak, yazımızı tamamlayalım; “Saçının bir telini dahi göstermekten hayâ eden bir nesli, göbek çukurunu gösteren hayâsız bir nesle dönüştürülme çabası var.”Allah (cc) bizleri uyananlardan eylesin. Amin.