KKTC’ye spor yasağı, İsviçreli milli sporculardan İsrail’e protesto
KKTC’ye spor yasağı, İsviçreli milli sporculardan İsrail’e protesto
Ahmet Gülümseyen
Kardeş ülke Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) bugünlerde hareketli günler yaşanıyor. Yavru vatan dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST’e ev sahipliği yapıyor. İlki 2018 yılında hayata geçirilen ve dosta güven düşmana korku saran etkinlik, güçlü Türkiye’nin her daim yavru vatan KKTC’nin yanında olduğunun bir yansıması. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, festivalin açılışında yaptığı konuşmada vurgu yaptığı gibi; Anavatan Türkiye ve kardeş KKTC olarak, emperyal güçlerin, uluslararası aktörlerin on yıllardır sürdürdüğü inkâr politikasına inat, el ele, omuz omuza, tek yürek, tek bilek oldukları sözleri oldukça önem taşıyor. Kacır, “Herkes bilsin ki KKTC, Türkiye’nin kırmızı çizgisidir” gerçeği, milyonların duygularına ‘başlık’ mahiyetindeydi. Emeği geçen herkesi tebrik ederiz…
UEFA’DA KIBRIS
RUM KESİMİNDEN TEMSİLCİ
Kuzey Kıbrıs’ta yaşananlara baktığımızda, uzun yıllar ülkelerini uluslararası müsabakalarda temsil edemeyen sporcular geliyor akla. Güney Kıbrıs Rum Kesimi adı geçen, uluslararası spor müsabakalarını ülkelerini temsil ederken, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetine uygulanan yasak, çifte standarttan başka bir manaya gelmiyor! Yetmedi, UEFA’nın geçtiğimiz günlerde yapılan 49. Olağan Kongresinde Güney Kıbrıs Rum Kesimi ve İsrail’den temsilcilerin yer alması, spor yönetiminde batı kaynaklı emperyalist lobisinin tehlikeli boyutunu gözler önüne sermeye yetiyor. Bu ve benzeri örnekleri çoğaltmak mümkün. Yapılması gereken, ülkemizdeki spor paydaşlarının her platformda KKTC’nin yanında olunduğu, TEKNOFEST’te olduğu gibi, sporda da yavru vatan topraklarının Türkiye için kırmızı çizgisi konumunda olduğunu gösterilmesi. Bu konuda ülkemizde yer alan Bakanlık, Federasyonlar ve Kulüpler düzeyinde önemli görevler düşmekte. Bir örnek mi; Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Türkiye Kupası Finali’ni Gaziantep yerine KKTC’de oynatamaz mıydı?
HER GÜN HAYATINI KAYBEDEN
ONLARCA MASUM MÜSLÜMAN
Siyonist İsrail’in dün (1 Mayıs) Gazze’ye düzenlediği saldırılarda 14 Filistinli kardeşimiz hayatını kaybetti. 7 Ekim 2023’te başlattığı, 19 Ocak’ta varılan ateşkesi hiçe sayan katil sürülerinin saldırılarında şehit olan Filistinli sayısı 52 bin 418’e, yaralıların sayısı da 118 bin 91’e yükseldi. İsrail’in Gazze’ye uyguladığı sıkı kuşatma ve sınır kapılarının kapalı olmasından dolayı bölgede yer alan 2.4 milyonluk Müslüman halka karşı gıda, ilaç, barınmayı ve hayatın diğer zorunlu gereksinimlerini silah olarak kullanıyor. Bölgede ortaya çıkan bu manzara bugüne kadar görülmemiş/yaşanmamış “modern dünyanın tanık olduğu en korkunç boyutu” olarak değerlendiriliyor…
İSVİÇRELİ ESKRİMCİLERİN
ERDEMLİ DAVRANIŞI
Türkiye’nin Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Büyükelçi Ahmet Yıldız, “Uluslararası toplum, İsrail’in provokasyonları ve ihlalleri karşısında artık sessiz kalmamalıdır” derken, uluslararası toplumun bir parçası olan ülkelerin sporcuları İsviçreli eskrimciler oldu. İsviçreli sporcular, 23 Yaş Altı Avrupa Eskrim Şampiyonası’nda altın madalya kazanan İsrail’i madalya seremonisinde protesto etti. Madalya seremonisi için ikincilik kürsüsüne çıkan İsviçre Milli Takımı sporcuları, İsrail ulusal marşı sırasında rakip eskrimcilere sırtını dönerek İsrail›in Gazze›ye yönelik saldırıları için protestoda bulundu. İsviçreli eskrimcilerin, uluslararası bir şampiyonaya siyonistleri protesto etmekte ki haklılık payı, çoğunluğu kadın, çocuk ve yaşlı on binlerce masum ve savunmasız insanların hayatını kaybetmesi. Daha önce de Irak Milli Takımı, İsrail’i protesto etmek amacıyla 2023’teki Dünya Kupası etabından çekilmişti. Soykırımın önlenememesi halinde, kim bilir belki de bundan sonra da binlerce masum insan hayata gözlerini yumacak. İsviçreli 23 Yaş Altı takım sporcularının bu örnek, erdemli tavrını, biz sporcularımıza anlatıp, içlerinde var olan ‘aslanı/merhameti’ uyandırabilir miyiz? Ona kafa yormamız lazım. Ayrıca, İsrail’in gözü dönmüş canileri Gazze’de soykırım gerçekleştirirken, o örgütü temsil eden ve sporcu diye organizasyona dahil eden sporun uluslararası kurum ve kuruluşlarının ilgili yetkililerini bir kez daha ‘şiddetle’ kınıyoruz…