28 Şubat darbecilerinin ‘uzantıları’ Ramazan’da da boş durmuyor…
28 Şubat darbecilerinin ‘uzantıları’ Ramazan’da da boş durmuyor…
AHMET GÜLÜMSEYEN
28 Şubat, postmodern darbe olarak adlandırılan, İslami duyarlılığa karşı girişilen hain teşebbüsün, yarın yıldönümü. Kur’an ayı Ramazan’ı yaşadığımız bugünlerde bile ‘laiklik’ adı altında halkın din ve inançlarına yönelik saldırılar devam ediyor. Milli Eğitim Bakanlığının okullarda gerçekleştirdiği Ramazan etkinliğini hazmedemeyen bir kesim ‘Laiklikte Birlikteliği Savunuyoruz’ türünden bir bildiri yayınlıyor. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın “Çocukların ilahi söylemesinden kimse gocunmamalı, rahatsız olmamalı, kimse tedirgin olmamalıdır. Bu fotoğraf gerçek Türkiye fotoğrafıdır.” sözleri, İslam’la şereflenmeyen azınlığın hazımsızlık nedenini o kadar net özetliyor ki…
“KİMİN GERİCİ, KİMİN YOBAZ OLDUĞUNU GÖRECEĞİZ”
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, laiklik adı altında halkı kin, nefret ve bölücülüğe sürüklemekle eşdeğer ‘Laiklikte Birlikteliği Savunuyoruz’ bildirisinin altına imza atanlar hakkında dava açtıklarını belirtti. Bakan Tekin, 168 kişi hakkında açılan davanın gerekçesini “Bu etkinliklere katılan kişilere, gerici azgın azınlık gibi ifadelerle saldırmak bir hakarettir. Etkinliklere katılan çocuklarımız, gençlerimiz, öğretmenlerimiz ve idarecilerimizin hakkını korumak için böyle bir adım atacağımızı söylemiştim. Biz böyle bir adımı attık. Kimin gerici, kimin yobaz olduğunu göreceğiz. 168 kişi, yüzde 99’u Müslüman olan bir kitlenin dini inanç ve ibadetlerini kendi perspektiflerinden tanımlayarak azınlık statüsüne sokuyor. Kusura bakmasınlar” ifadelerini kullandı.
28 ŞUBAT ZİHNİYETİNİN UZANTILARI
Ülkemin iman ve tarih şuurunu yok etme düşüncesiyle, batıl güçlerin planlı olarak devreye sokulan 28 Şubat darbesi tarihin, karanlık günlerin bir daha tekrar edilmemesi için, unutulmamalı. Dini inanç ve ibadetlerinden dolayı halka yönelik dayatmaların geçmişte kimler tarafından gerçekleştirildiğini, bunların günümüzdeki uzantılarının kim olduğunu, okullarda Ramazan etkinliği düzenlenmesinden hazımsızlık duyan kesime baktığımızda anlamak güç değil. Geçmişin, devamı niteliğinde. Ali Karahasanoğlu Abimizin geçtiğimiz günlerde kaleme aldığı “‘Edep-iffet’ sizi niye rahatsız ediyor, TMMOB’cular!” başlıklı yazısı, 28 Şubat savunucularının, nasıl bir zihniyetin temsilcileri olduğunu ortaya koyuyor.
İşte o yazıdan bir bölüm: “…Ciyaklıyorlar: ‘Laiklik Düşmanı, Bilimi ve Fenni Dışlayan Gerici Bir Eğitim-Öğretim Modeli!’ Laiklik düşmanı derken, izah etseler.. Hangi laiklik? Başörtünün yasaklanmasına Anayasa Mahkemesi tarafından yıllarca gerekçe yapılan, laiklik mi?..”
28 ŞUBAT YASAKLARI SPORDA DA VARDI
Okullarda düzenlenen Ramazan etkinliklerinden hazımsızlık duyan bir grup azınlığın ‘Laiklikte Birlikteliği Savunuyoruz’ bildirisinin altına imza atmasının 28 Şubat postmodern darbe sürecinin yıl dönümüne denk gelmesi tesadüf olması mümkün değil.
Tekvando Antrenörü, İlahiyatçı, Sosyolog, Araştırmacı Yazar Kemal Acaralı (Kahraman). İftiralar sonucu, spordaki başarılı dönemi yarıda kalan ve hayatının baharında 18 yıl hapishanede geçiren Acaralı’nın daha önce bu satırlarda paylaştığım (2021) yazımızdaki şu açıklamaları hatırladık; “28 Şubat, Müslüman halk toplumuna karşı bir kısım sivil toplum örgütleri, askeri gücü arkasına alarak, kendi düşünce ve ideolojilerini, kendileri gibi düşünmeyen, Allah’ın dinini yaşamaya çalışan kesimi sindirmeye kalkışmışlardır…”
Darbeden dolayıspor camiası içerisinde de dini inanç ve ibadetini yapmayan, spor faaliyetlerine katılmayan, sayısız örnek var. Değerli büyüğümüz Yaşar Değirmenci hocamızın dediği gibi unutulmaması gereken şudur: “28 Şubat darbesi; İslâm’ın izlerini silme projesiydi. ‘İrtica tehlikesi’ uydurmasıyla, İslâmî kimliğinin bastırılıp ruh köklerinin kurutulmaya çalışılmasıdır.”