• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ahmet Can Karahasanoğlu
Ahmet Can Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI

Tahran, Mustafa Prize ve zamanın izleri

13 Eylül 2025
A


Ahmet Can Karahasanoğlu İletişim: [email protected]

Tahran, Mustafa Prize ve zamanın izleri

AHMET CAN KARAHASANOĞLU 

5 Eylül’de Tahran’a vardığımda, şehir zamana karşı kendi direnişini sürdüren eski bir roman karakteri gibiydi.

Kimi sokaklar hâlâ uykudaydı, kimi meydanlarda ise kalabalığın ritmi çoktan başlamıştı. Ritmin içinde küçük bir figür belirmişti. 

Zaman sessizce akıyordu. Birkaç gün sonra “Mustafa Prize” (Mustafa Ödülü) denilen bir tören vardı. Görünürde bir etkinlik, ama her şey, kişisel anlamıyla, varoluşun kendisiyle doluyordu.

Adını Hz. Muhammed’in isimlerinden biri olan “el-Mustafa”dan alan ödül, 2012’de ilan edilmiş, 2015’te ilk kez verilmişti. 

O günden bu yana her iki yılda bir veriliyormuş… Bu yıl, altıncısına şahitlik etmek için şehre gelmiştim. Dış basında “Muslim Nobel” ve “Islamic Nobel Prize” diye nitelendirilmesi, hakikatin yeni bir tecellisine işaret ediyordu: İslam dünyasının kendi bilim devrimini sessizce inşa edişine. Bu devrimin silahı özgüven, mermisi ise yıllar süren sebattı. 


6 Eylül’de başlayan etkinlik, 8 Eylül’deki ödül töreniyle doruğa ulaştı. 

Salona adım attığımda, ışıkların altında toplanmış kalabalık bir deniz gibiydi: diplomatlar, öğrenciler, akademisyenler… Her biri, bilimin bir gün kendi hikâyesine dokunacağına dair naif bir beklenti taşıyordu.

Sonra isimler açıklandı.

Birinci isim: Prof. Dr. Mehmet Toner. İstanbul’da doğmuş ve yolu Harvard’a varmış. 


Hikâyesinde milyarlarca kan hücresi arasında tek bir yabancıyı (kanser hücresini) ayırt etmenin umudu vardı. 

Rastlantı gibi görünen şey, bir cihazın içine sıkıştırılmış kurtuluş ihtimaliydi. Mehmet Toner hocanın Türkiye’deki gençler için yaptığı çalışmalar da çok önemli.  

İkinci isim: Dr. Vahab Mirrokni. Eğitimine İran’da başlamış, sonra New York’un yoğun akademik koridorlarına uzanmış sıradışı bir yolculuk. Büyük veriler, karmaşık grafikler, anlaşılmaz algoritmalar… 


 

Ve sonra bir an: Locality Sensitive Hashing. Tesadüf gibi ama değil. Verilerin birbirini bulma ihtimalini hızlandıran bir anahtar. Gelecekte adını daha çok duyacağız.

Üçüncü isim: Prof. Mohammad Khaja Nazeeruddin. Hindistan’dan yola çıkmış, İsviçre’nin EPFL laboratuvarlarında güneşi dizginlemeye çalışıyor. Perovskit hücreleri… Temiz enerji, daha ucuz maliyetler, daha az risk. Belki bir gün bir çocuğun elinde tuttuğu lambanın yanmasını sağlayacak. 


Bu üç insan birbirinden farklı coğrafyalarda büyümüş olsalar da, aynı noktada birleştiler. Onları birbirine bağlayan şey, yalnızca bilimin dili değil; aynı zamanda varoluşun sırrıydı; yüksek kavrayışın görünmez mıknatısı. 


 

Ödül töreni sona erdiğinde salondan çıktım. Şehrin sokakları yine kendi ritmine dönmüştü. Bir fark vardı: Artık o salondan dışarı çıkan gençler, belki de bilimle kendi hikâyelerini yazabileceklerini düşüneceklerdi.

Salondan çıkan gençleri izledikten sonra, kendime döndüm; gökyüzünde ay tutulması vardı. İçerdeki parlak ışıkların altından çıkmış dışarıda ay ışığını izliyordum. 

Öylece baktım. O ayın silüetinde kendi sönük ve kırılgan dünyamın başarısızlıkları geldi aklıma. Onları, kendi adıma, hüzünle kutladım. Belki de gerçek mucize, bu melankoli içinde hâlâ düşleyebilmek, hâlâ anlam arayabilmekti.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

adil şahid

Daha teferruatlı yazmanız isabetli olur;herkes istifade eder . Yahşi mevzular,teşekkür ederiz.

Kanber

MÜSLÜMANLARIN BİLİME KATKILARI Bize okullarımızda Avrupa'nın 600 sene üniverstelerinde okuttuğu İslam alimlerinin kitaplarını okutmadılar.Bize. güzellik yarışması, şarkı yarışması, kılık kıyafet , balo eğlence  gibi etkınlıkleri okuttular. işte bizim Osmanlı.nın yetiştirdiği Âlimlerimiz.... 1. Akşemseddin: Pasteur ’dan 400 sene önce mikrobu bulmuştur 2. Ali Kuşçu: Büyük astronomi bilgini. İlk defa ayın şekillerini anlatan kitabı yazmıştır. 3. Ebul-Vefa: Trigonometri’de tanjant, cotanjant, sekant, kosekant ’ı bulan büyük alimdir. 4.Biruni: İlk defa dünyanın döndüğünü ispat etmiştir. 5. Ebu Kamil Şü’ca: Avrupa'ya matematiği öğretmiştir. 6. Ebu Ma’şer: Med-Cezir (Gel-Git) olayını ilk o bulmuştur. 7. Battani: Dünyanın en büyük kaşifidir. Trigonometrinin kaşifidir 8. Cabir Bin Hayyan: Atomun parcalabilecegi ve sonuçları hakkında ilk kitabı yazmıştır. Atom bombasının fikir babası ve kimya biliminin atası büyük alim... 9. Cezeri: 8 asır önce otomatik sistemin kurucusu ve bilgisayarın babasıdır. 10. Demiri: Avrupalılardan 400 sene önce zooloji ansiklopedisini yazmıştır. 11. Farabi: Ses olayını ilk defa fiziki yönden açıklamıştır. Sesin fiziki izahını ilk defa o yapmıştır. 12. Gıyasüddin Cemşid: Matematikte ondalık kesir sistemini ilk o bulmuştur. 13. İbn Cessar: Cüzzamın sebebini ve tedavisini 900 sene önce açıklamıştır 14. İbn Hatip: Vebanın bulaşıcı bir hastalık olduğunu ilmi yoldan açıklamıştır. 15. İbn Firnas: Wright kardeşlerden bin sene önce ilk uçağı yapıp uçmayı gerçekleştirdi. 16. İbn Karaka: 900 sene önce harika bir torna tezgahı yapmıştır. 17. İbni Türk: Cebirin temelini atan bilginlerdendir. 18. İdrisi: Yedi asır önce bugünkü ne çok benzeyen dünya haritası çizmiştir. 19. İbni Sina: Eserleri Avrupa üniversitesinde 600 sene ders kitabı olarak okutmuştur. Tıbbın babasıdır. AVRUPA'ya göre adı: AVICENNA’dır!.. 20. Kadızade Rumi: Yaşadığı asrın en büyük matematik ve astronomi bilginidir. Fizik kurallarını astronomiye uyarlamıştır. 21. Kambur Vesim: Verem mikrobunu R. Koch’tan 150 sene önce keşfetmiştir. 22. İbnünnefis: Avrupalılardan üç asır önce küçük kan dolaşımını keşfetmiştir. 23. Piri Reis: 400 sene önce bugünküne en yakın haritasını çizmiştir. Yıl 1913 Gülhanede bilimsel araştırma kurumu olan BAKTERIYOLOJIHANE-İ Osmanİyenin çalısmaları dünya çapında üne sahipti. Öyleki:Bu kurumda 1) difteri serumu üretimi 2) dizanteri serumu üretimi 3) tüberkülin üretimi 4) mallein testi üretimi 5) tifo aşısı üretimi yapılmaktaydı Şunu da hiçbir zaman unutmayın ki Osmanlı bilimde hiçbir zaman geri kalmadı yıkılmasının tek sebebi içinde besleyip büyüttüğü hainlerdi
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23