Başkanlık sistemi

04 Eylül 2019 Çarşamba

Nureddin Topçu’nun “Yarınki Türkiye” isimli bir eseri vardı.. Bir gelecek tasavvuru sözkonusu idi. Geleceğin ekonomisi, siyaseti yanında ailesi, gençliği en büyük endişe idi.. Ali Fuat Başgil’in “Gençlerle baş başa”sı da bu konuda o zamanlar dikkat çeken bir diğer kitaptı.

Necip Fazıl, yapılacak işler konusunda gençlerin, “Arkasına bakmadan ben” demesini vasiyet eder, “Gençliğe hitabe”sinde.

Epey zaman oldu, artık her şeyi iktidardan bekliyoruz. Hemen öncesinde de ülkeyi, toplumu kurtarmak için iktidar olmayı kafamıza koymuştuk!

İşte geldiğimiz yer burası. Ne cemaat kaldı ne STK dediğimiz yapılar, ne de media.. Artık gazeteler dibe vuran tirajları ile daha fazla yol alamayacaklarını görüp, teker teker yayın hayatlarına son veriyorlar.

İlke Vakfı “Geleceğin Türkiyesi” için 2018’de bir çalışma başlattı. İlk adım “Eğitim”di. Ekim 2018’de raporlarını yayınladılar. 2019 Şubat’ında Yüksek öğretim, Nisan 2019’da Ekonomi’yi aldılar gündemlerine. Önceki gün de  Geleceğin Türkiye’sinde Yönetim” konusu ile ilgili raporlarını yayınladılar. Bir sonraki rapor kasım ayında yayınlanacak ve “Dış Politika” konusu ele alınacak. 2020’de Kültür Politikaları, Sosyal Politikalar ve Sivil Toplum konuları var.

Geleceğin Türkiye’sinde Yönetim raporunun açıklanması tam da, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin 1 yılının ardından geldi. Bu arada müsteşarlık makamının yeniden oluşturulması, bakanlık komisyonlarının daha aktif olması ve TBMM’de milletvekillerinin kanunlarla ilgili danışacağı uzman bir büronun oluşturulmasının planlandığı da konuşuluyor.

İlke Vakfı, 3 gün önceden bir grub gazeteciyle, “Geleceğin Türkiye’sinde Yönetim” raporunu hazırlayan Prof. Dr. Haluk Alkan’ın da katıldığı bir toplantı yaptı. Karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu.. Aslında yarım kalan bir Anayasa reform paketi var. Bu çerçevede Yargı reformu, Siyasi Partiler ve Seçim sistemi, Kamu yönetimi, denetimi, otokontrol mekanizmaları, yerel yönetimler yasasının yeniden yapılandırılması gerekiyor.

Başkanlık ile yasama ve yargı arasındaki ilişkilerin yeniden düzenlenmesi şart. Politika kurullarının ne olduğu, ne yaptıkları tam anlaşılamadı. Bakan yardımcılıkları arasında bir koordinasyon, iş bölümü ve hiyerarşi sorunu da var. Kaldırılan müsteşarlık makamının yeri boş kaldı. DPT’nin de öyle.

Yeni sistemle uyum sağlamayan birçok yasa, yönetmelik, tamim hâlâ yürürlükte.

Bazı sorunlar “çocukluk hastalıkları” gibi görülebilir. Bunların erken dönemde yaşanması önemli. Ama bunlarla başedilememesi durumunda ileride ciddi sorunlar yaşanabilir. Bir de ikinci dönemde ve sonrasında çıkacak sorunların da ön görülerek, gerilimler soruna dönüşmeden çözüm bulunması gerek. Alkan onu söylüyor: 2 dönem sonrası tekrar Cumhurbaşkanı olamayacak olan kişi, partisinin başında kalmaya devam ederse yine parti ve başkan ayrışmış olacak. O zaman ne olacak. Sistem daha yerine oturmadı ve birçok konu da daha test edilmedi. 

Kaldı ki, bugün bu konuyu konuşurken kullandığımız kelimeler, kavram, kurumlar, ekonomi, uluslararası düzen 2025’de olmayabilir. Yani Siber devrim, yasama, yürütme, yargı, yerel yönetimler, sivil toplum, Media her şeyi radikal bir şekilde değiştirecek. E- Devlet, E-Belediyeyi unutun, E-Demokrasi geliyor. Bunu konuşmuyoruz. Bunun altyapısı, üstyapısı hazır mı? Mevcut yapıları nasıl dönüştüreceğiz. Okul, iş her şey değişiyor. Üniversitelerimiz bile buna hazır değil. Humanoidler, Siborglar, Genomikler geliyor. İnsansız kara, hava ve deniz araçları geliyor. Ev-okul, ev-iş sistemi geliyor. Bütün bunlar için şimdiden hazırlık yapmazsak boşluğa düşeceğiz. Önümüzdeki dönemde yapay zeka, toplumları ve yöneticileri yönlendirecek. Bilgi aristokrasisi, bilgi guruları geliyor.

Bizim açımızdan şöyle bir ölçü var: Her topluluk layık olduğu gibi idare olunacak. Biz takmışız kafaya yönetimi. Yönetim düzelirse toplum düzelir. Böyle olmayabilir. Tamam iyi bir yönetim gerek, ama en azından eşzamanlı olarak toplumun da değişmesi gerek. Her şey siyaset değil. Siyasetin de bir ahlakı olmalı. Siyaset, ahlaki ve hukuki zeminini kaybederse mafyalaşır. Siyaset, sivil toplum, iş alemi, üniversiteler herkes birbirini tamamlamalı. Ama gelinen noktada herkes kendi içinde ve birbiri ile kavgalı. Ya da herkes dengelere göre tavır belirliyor. Ana belirleyici, güç ve çıkar! Hele güç ve çıkar ilişkisi ahlaki zeminden uzaklaşırsa işler daha da sarpa saracak demektir. 

İlke Vakfı bu çabası ile kendi üzerine düşeni yaptı. Doğru yönde ileri bir adım attı. Keşke bu işi daha katılımcı bir şekilde yapsaydı. Rapor oluşmadan mülakat ve farklı grublarla istişarelerle yapsaydı. Ama bu yolculukları devam edeceğine göre, inşallah yaparlar.

Kavramları ve kurumları ile yeni bir dünya kurulurken, sadece dünden gelen sorunlar ve bugünün sorunlarına cevap verecek bir teklif yanında geçiş dönemi ve yarına ilişkin “görünen köyün hikayesi” ile ilgili tekliflerde bulunulsaydı çok daha iyi olurdu. Bölgemiz ve dünyadaki trendler ve muhtemel gelişmeler, güç dengeleri yanında, değişen şartlara göre ihtimal, maliyet ve risk analizleri de yapmamız ve gelişmeleri izleyen, değerlendiren ve derecelendiren uzmanların sürece etkin katılımları için yol ve yöntem de gösterilebilseydi. Çünkü yeni süreçte sadece siyasiler ve bürokratlardan ibaret bir karar vericiler ve uygulayıcılar olmayacak. Yapay zeka ve onu yöneten uzmanların interaktif bir şekilde sisteme katılımlarını sağlayacak bir altyapıya da ihtiyaç var.

Geleceğe yürürken, evet “kökü mazide olan ati” olacağız ama, gözümüz arkada iken doğru hedeflere doğru hızlı bir şekilde ilerleyemeyiz.

Sahi merak ediyorum, yapay zeka, bir yasa tasarısı ile ilgili olarak, değişik ülkeler ve dillerde birçok alternatifi önümüze koyduklarında, bizim milletvekilleri mecliste neden bahsedecekler ya da siyasiler, bürokratlar öyle bol keseden vaadlerde bulunabilecekler mi ya da rakiplerini eleştirebilecekler mi!! Dikkat “Avatarlar geliyor!”Avatarlar’ı yönetmek, trolleri ve twitter’de yumurta kafalı adresleri yönetmek kadar kolay olmayacak! Selâm ve dua ile. 

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • Ferhat Ferhat 10 gün önce
    Jarun rumuzlu kardeşe cevap: evet RTE hakiki bir müslüman, yoksa şüphen mi ver? Eğer münafik olsa idi zina yi yasal olarak meşrulastirirdi, Lgbt lileri yasal koruma altina alır lobileşmelerini teşviklerdi , ailesinden birisine KADEM gibi feminist bir sivil toplum örgütünün yöneticisi yapardı, etcep gibi cinsiyetler arasi eşitlik gibi projeleri uygulamaya koyar ve gençligi ve aileyi ifsad ederdi . Elin gavuru bile istanbul sözleşmesi gibi aileyi ve gençliği ifsad edici bir projeye imza atmadı, bizim müslüman ve Gürc< Reisimiz hic böyle iblisin bize sunduğu zehirli meyveyi bize yedirtirmi. Bizim reisimizin bir asası yok elinde inan. Kim nederse desin reise münafik diyenler zan işkiyorlar, cünkü sin 20 yildir islamiyet doruk noktaya çıktı, hem belki suudi amerika ile islam ordusu kurarız belki.
  • ÖnceÖnce11 gün önce
    LİYAKAT.BU KELIMEYİ BİLMEK ANCAK UYGULAMAMAK.MEMLEKETİ YIKAN BU.BAKIN SON 15 20 YILDA ÇIKAN AKADEMISYENLERE SADECE ASKER.BİLGİ BİRİKİM SIFIR.MESELA BENİM ÇOCUĞUM MATEMATİK DAHİSİ PIRIL PIRIL BİR ÇOCUK VE YÜKSEK LISANS ÖĞRENCİSİ.NE OLACAK PEKİ.HİÇBİR ŞEY.NİYE LIYAKATIN OLMADIĞI BIR ÜLKEDE BİRŞEY OLMASI İMKANSIZ.UMUT ÖLDÜ ÜSTADIM UMUT ÖLDÜ.UMUT ÖLÜRSE INSAN ÖLÜR.INSAN ÖLÜRSE TOPLUM ÖLÜR.SAGLICAKLA
  • müslüman.müslüman.11 gün önce
    chp nin iktidara geleceği gün müslümanların zaferi olacak. adım adım gerçek müslüman olacağız. zırhgibi çelik gibi sert.
  • Cahit FehmiCahit Fehmi11 gün önce
    Degisen birşey olacagını sanmiyorum. Deneme yanilma ile olmaz. Akılla,bilimle,planla,programla yetim hakkını gözeten işinin ehli adamlarla olur.Bu isin sonu da korkarim Allah da millet de bizi affetsine gider.
  • HarunHarun11 gün önce
    Iktidar ve sağ taban tümgücüyle iktidarı ve dünyayı seçti. Onlar için çocuğun işi ahiretinden önemli. Herkes güç zehirlenmesi yaşıyor. Yaşayamayalar gıpta ediyor ve helâl haram demeden kazanmaya rüşvet almaya devleti soymaya çalışıyor. Hz.omerleri istiyoruz ama kadınlarla kabil lerle beraber olmaktan büyük zevk aliyoruz
  • ismime luzum yokismime luzum yok11 gün önce
    sayin dilipak bir bucuk sene yazdiklariniz arsivde duruyor baskanlik sistemi gelince ucacagiz diyordunuz dunyada esi örnegi olmayan bir sistemi öve öve bitiremiyordunuz simdide yok söyle yok böyle olacak diyorsunuz 35 senedir yaziyorsunuz tutan bir öngörunuz varmi?
  • FerhatFerhat11 gün önce
    Hz. Ibrahim a. s. son sekaretini vermeden önce evlatlarını hz. Ishak as, hz. Ismail as ve hz. Yakup as bir ara toplar ve onlara tek soru sorar" evlatlarım ben öldükten sonra siz kime kulluk edeceksiniz?" onlarda hz. İbrahim as şöyle cevap verirler" Ey Allah ın sevgili peygamberi tabiki biz de seninde kulluk ettiğin ve bizimde rabbimiz olan Allah'a kulluk ve kölelik edeceğiz ". Kısacası belirtmek istediğim husus, bizim tanzimat döneminden günümüze kadar kulluk ve kelelik ettiğimiz düzen iblisin yeryüzündeki varisleri masonlarin vesayeti altina olan bir düzenden ibarettir. Bu düzen Allah ın rızasını gözetmeyen, bilakis merkezi ademiyetçilige dayanan Liberalizm merkezli sapkın düzenden ibarettir. Ve büzen tanzimat döneminden günümüze kadar aşamalı bir sekilde müslümanların izzetini ve inurunu hedef alan ve her türlü sapkınlığı icinde barındıran bir düzenden ibarettir. Dolayısıyla siz ölü yü allasanızda pudralasanızda, o ölünün günah yükünü ne hafifletebilirsiniz ne de o ölüyü diriltebilirsiniz. Velhasıl Fetönün kisasida gelse uzunuda gelse bu düzene hizmetedecektir. Tek bir istisna var o da Rabbimizin kudreti, zira o ol dedikten sonra herşey oluverir. Fakat bu mucizenin gerçeklesebilmesi önce biz hakkimizdaki hükmü değiştirip iblisin kurmuş olduğu sapkın nizam ve onlarin partilerini ve hatta fetönün uzun olanını, kısa olanını ve orta boy olanına aklimizi kiraya vermeyi bırakıp sadece yegane kudret sahibi olan Rabbimizin Tevhid nizamı altinda toparlanmamiz ve hayatimizın her alaninda uzun fetönün onayladığı sapkin nizam ile değil, bilakis izzetmizin ve onurumuzun yegane teminati olan tevhid nizami ile şekillendirmeliyiz. Rabbimizin vadi gercektir, sadece biz bu yolda gayret gösterip rabbimizin bize vaadi olan zafer hissini tatmak istiyor isek, o vakit bize farz kıldığı cihad emrini ciddiye almalıyız, aksi takdirde sonumuz hüsran, zira dünyada zilleti ve onursuzluk ile kuşatılmaya, ahirette ize rabbimizin gazabına uğramaktan kurtulamayacağız.
  • MALKOÇMALKOÇ11 gün önce
    ÖMERVEHBİHATİBOĞLUDEĞERLİ !!!GÖRÜŞLERPAYLAŞMIŞ...AĞABEYİNİHATHATİBOĞLUNUNDAÇOKDEĞERLİİSLAMALİMİOLDUĞUNDANBAHSETMİŞ....HANİŞURAMAZANLARDAKANTO, DİREKLERARASIBENZERİİSLAMİTALKSHOWYAPANŞAKLABANNİHATHATİBOĞLU.....DAHABUNLARINFATİHDİYEBİ KARDEŞLERİVARDIO DAÇOKMÜMTAZBİŞAHSİYETTİ... OĞLUVARYİNE TIRNAKTANATMA ,,,,VELHASILBUHATİBOĞULLARI CENNETTE OLACAKSAİHTİMALYOKTA,ALLAHBENİBUNLARLAAYNIYEREKOYMASIN.....BUNLARDANŞEYTANDANKAÇARGİBİKAÇIN ....AKLINIZAGELENGELMEYENHERYOLVAR BUNLARDA .....BUNLARMELİHİN ŞÜREKASI .... NAKDİİŞLER ,UZMANLIKKONULARI ... ...... BİRDESAPKINSÜFLİİŞLER .....TEKKELİMEYLEPEJMÜRDE .....
  • MaraşlıMaraşlı11 gün önce
    Hocam hani buralarda bir laf vardır. Ölünün kıçına sıcak su dökmekle dirilmez diye , şimdi biraz fazla umutsuz oldu ama , Türkiye ölmüş hocam ondan bundan toplama kanunlarla , kendi kimliğini unutup elin ecnebisini taklitle , ekonomik olarak elin parası ile oda betona gömerek vede faizle daha saysam sayfada yer kalmaz daha zina kumar sapıklık milli ve dini değerleri aşağılamavs birçok eksik gedikle hangi yüzyıla gideceğiz. Ekonomimiz pamuk ipliğine bağlı adam bir tweet atıyor dolar fırlıyor böyle ekonomi olurmu sayın hoccamm , o yüzdn bu ülkenin ya yeniden yıkılıp kurulması veyahut sihirli bir değnekli adam lazım , yada oturup bizi kurtaracak olan hz mehdiyi beklemek başka alternetifi olan vaamı
  • ahmet arslanahmet arslan12 gün önce
    başkanlık sistemi daha güçlü hale gelmeli. osmanlı bir an önce geri gelmeli. elhamdulillah osmanlı varisleri on yedi yıldır iktidarda ne bir yolsuzluk haberi duyduk ne bir fakirlik. Avrupa asırlar sonra ilk defa bizi kıskanmaya başladı. hepsi başkanlık sistemi sayesinde.
  • alinamlıalinamlı12 gün önce
    Hocam, Allah aşkına niye kendinizi bu kadar yoruyorsunuz ! O vakıf da boşuboşunaincelemeler ve de araştırmalaryapıyor ! Bizim dünya lideri olan bir Reisimiz var,her şeyin en doğrusunu, en iyisini o biliyor ! Bak, bu cumhurbaşkanlığı sistemini dedünyada ilk defa biz bulduk ,öyle inceden inceye araştırmaya , uzmanların falan incelemesinegerek kaldı mı ! Reisimiz düzenledi, yaptı ve deetti ,bitti ; o kadar !
  • DEMİRTAŞDEMİRTAŞ12 gün önce
    Bana göre Abdurrahman hocamın kendi bildiği doğruları söylemekten ve yazmaktan sakınmayan yazıları nedeniyle akit tv deki programı sonlandırıldı. merak ediyorum. yeni akitteki işine ne zaman son verilecek. hocam siz toplumun özellikle dürüstlük liyakat ve ahlaklı olma konusunda önceliği olan muhafazakar dindar kesiminin vicdanı ve sesi oldunuz ve oluyorsunuz. korkusuzca bu yolda yürümeye devam ediyorsunuz. tabi bu durum şu anda yönetimde olan siyaseti çıkar ve zenginleşme ve tahakküm aracı olarak görenleri kızdırıyor. bana göre böyle yapmak yerine sizin yazılarınızı okumalılar ve dinlemeliler. kendilerini düzeltmeliler. yoksa hem kendilerini hem bizi hem de tüm ülkeyi çöküşe sürükleyecekler.
  • serdarserdar12 gün önce
    Geleceğin nasıl iyi olacağını veya kötü olacağını anlatmaya çalışmışsınız. Bunun için öncelikle üniversitelerin rehabilite edilmesi ve üniversitedeki torpilli akademisyenlerin emekli olmasını beklemek gerekiyor. Bunun için YÖK'ü kapatmakla başlamak lazım. Çünkü asıl torpilliler ve üniversiteleri bu hale getirenler YÖK'te yıllardır ense yapıyorlar. Çünkü gelecekte yapılabilecekler üniversitelerin yetiştireceği öğrencilere bağlı. Sonra ülkedeki mevcut kaynakların güçlü devletlerin eline geçmesini engelleyerek korumak ve daha sonra ise kaynaklardan ürün elde etmek. Tüm bunlar içinde iyi bir yönetim şart. Ülkemiz için bunları gerçekleştirmek şimdilik çok zor görünüyor.
  • Turgut SarıerTurgut Sarıer12 gün önce
    Sn. Dilipak,bütün bunların yapılabilmesi için, ülkenin pozitif bilimi ilk sıraya alması ve her çocuğun,gencin öncelikle pozitif bilimlere yöneltilmesi şart. Ancak sokaklarda, merdiven altı bir takım kurslarda küçücük çocukların beyinleri sadece din temelli bilgilerle doldurulmakta. İnsanın içine önce ahlak (ama bütüncül yani cinsel manada değil) oturmalı, bu olursa bu insan dindar da olsa dinsiz de olsa, ülkesine hainlik yapmayacak bir insan olabilir. Amerika' nın kuruluş temelinde 1. sırada pozitif bilim olacağı dinin 2. planda yer alacağı prensibi yatmaktadır. Dünya lideri ülke olmak için güncel gelişmeler nezdinde katma değer yaratabilmek gerekir. Bu da top yekün 4 yaşından 30 yaşına kadar tüm dinamik bireylerin dinle değil bilimle, sanatla iştigal etmesi sağlanmalı. Tam da laikliğin amacı budur. Bir de farkındasınızdır mutlaka biz toplum olarak o kadar çok siyasetle iştigal eder bir toplum olduk ki, bu yukarıda yazdıklarımı yapmaya düşünmeye hiç zamanımız kalmıyor. Eh dış güçler daha ne yapsın ki. hoşça ve sağlıkla kalın.
  • engineerengineer12 gün önce
    Humanoidler, Siborglar, Genomikler geliyor. İnsansız kara, hava ve deniz araçları geliyor. Ev-okul, ev-iş sistemi geliyor, evet evet geliyor, helaket ve felaket devri eliyor, insan nesli kendi sonuna doğru koşuyor, Nasreddin hoca merhumun dediği gibi , daldan düşeceğimi bildiniz, öleceğimi de bilirsiniz misali, artık şeytan imparatorluğunun yıkılma devri yaklaştı, haşa Allah tealaya meydan okuma zirvede olduğuna göre Hakk Teala'nın buna bir cevabı olacak besbelli, ataom savaşından sonra tekrar taş sopalı savaşlara devam ederiz.
  • Fikret akınFikret akın12 gün önce
    Bunlarla uğraşacağına size şunu öneririm...Başakşehir.Başakşehir-Kayaşehir pazarlarını gezip sebze ve peynircilerden vatandaşın alış verişini bir gör de sorun neymiş farkedersin...Önce ekonomi önce CEP.....
  • GörkemGörkem12 gün önce
    Haklısın muhterem; Sözcünün, Cumhuriyetin, Yeni akitin dışında okunacak gazete kalmadı..
  • ALLAH IN KULU ALLAH IN KULU 12 gün önce
    BAĞIMLI, ESİR ÜLKELERİN SORUNLARINI ÇÖZMESİ BİR YANA, BAYRAKLARINI DALGALANDIRABİLMELERİ BİLE MUCİZE BU KAFAYLA BİZ SADECE BU MUCİZEYİ DEVAM ETTİRMEYE BAKALIM.
  • BilalBilal12 gün önce
    İslam'da neymiş bizim STK larimiz var diye yeri goğü inlettiler, tüm dertlerimizi şak diye çozecegiz dediler, sagcisi solcusu kiyamet kadar STK açtı falan STK filan STK yetiş STK şöyle bir sorunumuz var haydi çöz STK. Şimdi bakiyorum da STK lardan şikayet eder hale gelmişsiniz. Bu ulkede lgbt liler bile parti kurma ozgurlukleri var ama bir şeriat partisi kurulmasina izin yok, STK MTK hayatiniz İslam'a alternatif oluşumlar uretmekle geçti ama sonuç hep husran. Kalbiniz tatmin olmuyor hiç ulkenin hicbir sorununu cozemiyorsunuz. Sadece saraylarda lux icinde yasayan bir avuc siyasetci ve yandaş medyasi memnun geri kalan 80 milyon millet mutsuz.
  • Tasavvuf Tasavvuf 12 gün önce
    Titanic”de siz de varsınız.. Konuşun yazın çizin.. Ha benim tuzum kuru bir kayığabiner kurtulurum diye düşünüyorsunuz .. Nuh”un gemisine gelin desem.. Allah’ın ipine sarılın..
  • turgayturgay12 gün önce
    şöyle söyleyeyim, gelişmiş ülkelerle aramızda olan uçurum göz önüne alındığında sizin bu söyledikleriniz ortalama 100 sene sonra ülkemizde hayata geçer. onu da biz görmeyiz zaten
  • BilalBilal12 gün önce
    Tabii ki yonetim duzelirse toplumda duzelecektir, bunu niye kafamiza takmayacak mişiz? Yonetim Turkiye'mizin her kariş topragina kerhane, meyhane, içki, kumar, faiz yerleri açarsa bu toplum bozulmaz mı? Baba zina artık serbest diye kanun çikariyor kızı ise istanbul sozlesmesine sapik lgbt haklarina onay veriyor ve devlet korumasina aliyor. Daha bu toplum nasil duzelsin? Tvler oyle rezil hale gelmişki izlemek mumkyn degil izleyenin saniyeler içinde ya abdesti bozuluyor ya giybet dedikodunun dibine vuruyor. Az evel fox tv ye baktim yarim saat MKemal reklami yapti on dakika haber programi hazirlayan sunanlarin reklami ve gereksiz oduller moduller kala kala bir kaç dakika ulkeyi ilgilendiren haberler verdiler. Adı haber programi ama haberden başka hersey var. Akpnin tv kanallari da ayni şekilde full erdogan reklami baska bir sey araki bulasin.
  • Çavuş AynacıÇavuş Aynacı12 gün önce
    Hz.Yakup ve evlatları yıllarca  lezzetli olan adam otu (mandragora) adındaki üç kimyasal zehir ve sihir ihtiva eden tükettikleri sadece bir nebat nedeniyle 79 yaşına kadar kesintisiz süren elim bir ağrı, sızı amalık çok şiddetli bela ve musibetlere maruz kalmış olduğu dini literatürlerde kayıtlıdır.Zira Beni İsrail kroniklerınde Hz.Yakup'un ailesiyle birlikte adam otu yeme alışkanlıkları anlatılır. İslami kaynaklar yaşadığı hastalık, bela ve musibetlerden bahsederlerken beslenme alışkanlıklarına fazla değinmezler ! Bugün zehirler kendi aralarında çok güçlü, güçlü, orta dereceli, normal ve zayıf olarak sınıflara ayrılırlar. Kur'an hayatın içindeki olayları misaller üzerinden anlatır. Bizim ulema ise hemen hepsini soyutlamaya meyillidirler. Onlara göre peygamberler diledikleri zaman mucizeler gösteren kimselerdir. Kur'an'ın içindekilerle değil onun cismiyle İslam'ın ismiyle ömür heba ederler ! Kuran terminolojisinde zehirin adı Zakkum'dur,sihirli madde ve gıdalara eşlik eden yani içleri ve etraflarında  bizlerin göremedikleri ruhanilere Harut ve Marut denilirler.Görevleri ise canlıların ruh ve bedenlerini harap ve helak edip dünya hayatlarını zindan eylemektir. Anlaşılan o ki Harut ve Marut tüm sihirli madde ve gıdalara ev sahipliği yapıyorlar. Söz konusu ruhaniler gıda yoluyla insan bedenine ulaştıklarında hemen öldürmeyip süründürüyorlar.Kronik hastalıkların nedenlerinden biri de vücutta bulunan bu ruhanilerin uzun süre insana ızdırap verip acı çektirmeleridir. Sihirli ve zakkumlu gıdaların ortak özellikleri helak edici ve öldürücü yoğun enerjilere sahip olmaları ve sürekli radyasyon ve morötesi ışınları emip enerji olarak depolamaları söz konusudur ! İstemeyerek ve bilmeyerek her insanın vücudunda besinlerle alınmış iskelet ve ete dönüşmüş kilolarca zakkum ve sihirli madde güneş ışığında mevsim ve güneşin durumuna göre  her gün görülür veya görülmez ışığın tüm dalga boylarından  oluşan 4 ile  8 kilowatt'lık bir enerji alıp depoluyor ! Hekimler ise zakkum ve sihirli gıda ve maddelerden habersiz fakültelerde şartlandırıldıkları tıbbi cehaletleriyle  ilaç firmalarının zehirlerini hastalara reçeteleyip kendi ve patronlarını zengin etmede şahinler gibi yarışıyorlar ! Günümüzde en modern toksikolojik yöntemler uygulanılarak bir kimyevi maddenin zehirlilik veya öldürücülük ölçüsünü belirlemek için  önceden belirlenmiş bir kimyasalla fare veya kobaylarda uzun süreli deneyler   yapılarak  yaklaşık toksiklik (zehirlilik) limiti (sınır değeri) ortaya çıkarılır. Türkiye'deki  güya şifalı bitki, alternatif tıp ürünleri satıcı, pazarlayıcı ve uzmanları veya hekimler hangi toksikolojik bilgileriyle millet karşında tıbbi ahkamlar kesiyorlar !? Peygamberlerin dahi sustukları bir yerde nasıl oluyor da kendilerini özellikle  kronik hastalıklar hususunda batıl bilgilerle donatmış hekim ve herbalistler mutlak tıbbi bilgilere sahip olmaksızın başkalarına gıdalar hakkında sağlık öğütleri veriyorlar ! Bu konudaki cesaretlerinin kaynakları soyut tıbbi cehaletleri olsalar gerek !  Sihirli bitkiler Allah'ın Elçilerilerini zehirlemede müsamaha göstermezlerken iman veya imansızlıkları hürmetine hastaları mı zehirlemekten  vazgeçecekler !? Peygamber Efendimiz (s.a.v) Hayber Gazvesi'ndezehirlenmiş de çareyi hacamat yaptırmakta bulmuş. Yani Yahudi bir kadının ikram ettiği önceden zehirlenmiş oğlak etini yedikten sonra  vücutta dağılan zehiri büyük oranda kan aldırmakla uzaklaştırtmış. Anlaşılan o ki zehir, peygamber ve kafir ayırımı yapmadan herkesi helak ediyor ! Adam otu içerisindeki çok zehirli etkin kimyasalların toksikolojik verileri ( zehirlilik değerleri) :1.Hyosogamin : 95 mg /kg2.Atropin :75 mg /kg3.Scopolemin :1275 mg /kgİnsan sağlığı üzerine en kötü etki bırakan zehirlerden bazıları da doğal gıdalarda bulunan radyoaktif bileşiklerdir. (atom bombası maddeleri) Zira sadece belirli nebatlar yani tabiatları gereği zehir ve sihirli bitkiler kökleriyle toprakta sürekli ve çokca var olan değişik radyoaktif bileşikleri alıp bünyelerinde depo ediyorlar ! Besinlerin tüketilmesi yoluyla bedene yerleşen radyoaktif bileşikler bedende en az altmış yıldan fazla kalıp insanı helak ederek fosilleştiriyorlar! Gözleri olup çeyrak akılllı olanlar sokaklardaki yürüyen fosilleri bir bakışta tanırlar ; fakat nelerin insanları yürüyen, deliren iskelet yığınları hallarine düşürdüklerini bilemezler ! Ekranlar ve medyada bedensel olgun ve yaşlı bebeklere sağlık masallar anlatıp uyutan ünvanlı tıbbi cahil dadılar türemişlerdir. Auragrafik yöntemlerle film edilip ölçüldüğüne göre zehirlerin (toksik)  ortak özellikleri, kimyasal yapılarının dışında çıplak gözle görülemeyen, farklı dalga boylarındaki radyoaktif temelli morötesi (ultraviyole) güneş ışınlarını sürekli emip bünyelerinde çok yoğun enerji olarak depo etmeleridir. Auragrafi : Madde ve insanın herhangi bir bölge ve hacminin renkli enerji resmi (renkli ruh resmi) Son zamanlarda hasta organ ve dokuların tanısında kullanılan radyolojik tıbbi yöntem. Bu yöntem; bazı ülkelerde bilim, teknik ve tıpta  yaygınlaştırılmaya başlandı. Bu metodla önceden mevcut tıbbi yöntemlerle tespit edilemeyen ağrı, hasta doku ve organlar   çok yoğun enerjilerinden dolayı renkli olarak bir film veya ekrana resmedilmesiyle çıplak gözle  belirlenebiliyorlar. Yani hasta organlar ve etraflarında  aşırı deformasyonlar ve enerji fazlalıkları var. Sağlıklı  organlar ve etraflarında  ise deformasyonlar ve aşırı enerji yoğunlaşmaları söz konusu değil ! Hasta doku, organ veya bölgenin üç boyutlu renkli enerji resmini ekrana taşıyarak ve önceden belirlenmiş sağlıklı organın resmiyle kıyaslayarak hastalık teşhisi kolaylaşıyor! Aurografik veri tespitlerine göre tedavisi imkansız ruh ve beden hastalarının kafa ve bedenlerinde sihir ve zakkumlu besinlerle hasıl olan enerji yoğunlukları hüküm sürüyorlar ! Ayrıca insan sağlığı üzerine etki eden önemli faktörlerden biri de yerin ekvatordan başlayarak kutuplara doğru artan magnetik alanıdır . Magnetik alan terimi yanlıştır. Aslında magnetik hacim olması gerekir, lakin öyle alışılagelmiştirMagnetik hacim yoğunluğu fazla olan bölgelerde insanlar ve hayvanlar daha çok hastadırlar. Son altmış yıldan beri eloktoniğin gelişmesiyle her geçen gün artan TV, uydu,radar bilgisayar, cep veya akıllı telefon ve diğer cihazların yaygınlaşmalarıyla yaşam alanlarında kaçılnılması imkansız sağlığa kötü etki eden güçlü eleletromanyetik alanlar ortaya çıktılar! Mesala, magnetik alan gücü  zayıflığından ötürü Akdeniz'in kıyısında yaşayan bir kimsenin Moskova'da yaşayan birine göre  kendisini daha iyi  hissetmesi söz konusu. Tabii ki sağlığa etki eden diğer faktörler aynı kalmak şartlarıyla! Olayı somutlaştırmak için  şöyle düşünebiliriz : İçerisi elektrik enerjisi dolu  50 ve 100 kilowatt'lık iki büyük aküden birincisnde bir Türk, ikincisinde bir Rus bulunuyor. Türk'ün Rus'tan daha sağlıklı olması beklenir. Tabii ki sıhhati etkileyen diğer faktörler aynı kalmak koşullarıyla! Harut, Marut ve Azrail'in orduları hastaların bedenleri ve ruhlarına tahtlar kurmuşlar çareleri cahillerin katlarında arıyorlar ! İki üç tanesi dahi bir insanı öldürebilecek   bir adam otu yumrusu çok miktarlarda üç farklı çok güçlü toksik ihtiva ederken hastalık sebeplerini bilmeksizin hekim ve herbalistler hastalara ilaçlar reçeletemeye, gereksiz besinler önermeye devam ediyorlar ! Yukarıda bahsettiğim  adam otu yurttaşların öldürücü olduğunu bilmedikleri  bazı bölgelerde sebze olarak kullanılan çok zehirli  yumruları yer altında gelişen patates gibi bir bitkidir. Adam otu : Ülkemiz, Suriye ve Irak'ta Türkmenlerce sevilerek besin maddesi olarak  çokça tüketilen bir nebattır !Yenildiği takdirde  hemen hemen kimsenin anlayamacağı kaza, bela, musibet ve ölüm getirir. Sağlık Bakanlığı, hekimler ve herbalistler bu nebatın zehirlilığınden gafil ve bihaberdirler! Türkiye'de tüketilen bütün besin maddeler toksikolojik kimyasallar bakımından henüz incelenmemişlerdir.
  • okurokur12 gün önce
    Kendimiz, Ülkemiz ve İnsanlığın gelişmesi için teknolojik ve sosyopolitik çalışmalar yapacağız bunda hemfikiriz. Benim kanaatimce de “iyi bir ekip ve istişare” ile Başkanlık sistemi bütün iyi işlerin anahtarıdır. Mademki bizim referans noktamız “İslam” o zaman; “Andolsun biz peygamberlerimizi açık delillerle gönderdik ve insanların adaleti yerine getirmeleri için beraberlerinde kitabı ve ölçüyü indirdik. Biz demiri de indirdik ki onda büyük bir kuvvet ve insanlar için faydalar vardır. Bu, Allah'ın dinine ve peygamberlerine görmeden yardım edenleri belirlemesi içindir. Şüphesiz Allah kuvvetlidir, daima üstündür.” Ayetini tekraren hıfzetmemiz gerekiyor. Adalet ve güç birbirine sonsuz bağlıdır. Adaletsiz güç, zulmü, güçsüz adalet ise zafiyeti doğurur. Bu da yönetemezliktir. Bunun için “Sakın ölçüyü(dengeyi) bozmayın” diye bizi uyarmaktadır. Eğer adalet ve ölçü ile kurgulanır ise sistem; Gelişme, teknolojide üstünlük, bilim ve kültürel ivme at başı atılım sağlayacaktır.
  • Geleceğin turkiyesiGeleceğin turkiyesi12 gün önce
    Sahi ne var şu bahsettiginiz raporlarda mesela 2020 dış politikasi raporu "Allahın izniyle,Israilin büyük gayretiyle tüm suriyeliler ulkemize gelsin bizde onlari besleyip sevabimizi kazanalim peygamberin ensarlarını sevapta geçelim. madem emevi camiinde namaz kilip sevap kazanamadik, böyle telafi edelim " mi diyor. Külturve stk politikaları raporu ne diyor "daha çok tarikat, cemaat, kurulmasini tesvik edelim,sapkinliklarimizi Allah, fıkih diyerek yasayalim gunahtan kurtaralim insanlarimizi" mı diyor, çunku baska birsey demelerine imkan yok. Baska birsey diyebilecek kaliteleri, vizyonları, liyakatları yok.Evet insanlar umutla, onlarca yil bekleyip sonunda iktidar olundu da ne oldu ?? Geldigimiz noktada en samimilerimize bile ""Bu din benim dinim mi ? """" Dedirtti ya (tam bu noktada bi düşündunuz mü, bu ilahi adaletin tecellisi olabilir mi, hani bazi insanlari uygulamalarinidinsizlikle suçladik ya, Allah razı gelmedi sanırim) Sahi A. F. Basgil, Necip Fazil gorseydi ne derdi bu din benim dinim derler miydi. PEKI peygamber gorse ne der?? Gençligimizdeki idollerimiz sizlerdiniz, ideallerimiz vardı ulkemize inancimiza dair hepsini öldürdunuz. Bu kadar ahlaksizliklara, munafikliklara izin veren din benim dinim değil.
  • MustafaMustafa12 gün önce
    600 milletvekili ne iş yapar, neredeler ülke için ne işlerle meşguller? Yinsin içilsin devlet bu şekilde sömürülsün 5 yıldada emekli edilsin diyemi? Sistem yanlış. Denetleme ve teftiş bakanlığı yok, kimse de görevini yapmayınca yada yanlış işlerle meşgul olunca sadece görevden alınıyor (oda bazen) yaptırım yok, sorgu sual yok. başına buyruk yuvarlanarak devam eder gidir bu gidişle.
  • kalelikaleli12 gün önce
    keşke sen başkan olsaydın da kurtulsaydık.
  • HALİT HALİT 12 gün önce
    Abdurrahman bey çok yaşayın. Güldürdünüz. Yumurta kafa tam uymuş. Beyin desen beyin yok, nereden ürediği belli değil nevzuhur derler eskiler. Bu tipler kim para verirse, o dönemde kim kralsa onun soytarısı olur. Reis’in de bunlara güvendiğini zannetmiyorum. Faydadan çok zararları olacak asalak tipler. Bunların bir küçük boyları var solucanlar. Bir de yılan boyları var, her daim sokmaya hazır. Hepsinin zararı ayrı. İnsanın kanını emer bunlar. Çıkarları bitince başka birine musallat olurlar. Umarım Reis hepsinin farkındadır.
  • KocasolakKocasolak12 gün önce
    Hocam, itiraz ediyorum. Mega şehir, dünya başkenti, istanbulun göbeği Zeytinburnunda kaldırımlar otopark yayalar yolları otomobiller ile düt düt düt fasılalı olarak kullanıyoruz. Düdük sesleri SAĞIR etti. Taşeron işçiler ikide bir kaldırımları ve yolların parke taşlarını söküp takıyorlar, şirketin demirbaş eşyası, çekiç kürek ve eldiven. Tam tesisatlı bir şirket olmayınca, zemin tam baskılansmıyor, yap boz hiç bitmiyor. Bunları DENETLEYEN YOK. Dükkanönleri hangi saatte kim kullanacak brlli değil, kağıt üzerinde belli ise de, pratikte KAVGA ile çözülüyor. Hiçbir kural ihlalinin MÜEYYİDESİ uygulanmıyor. Müeyyideyi kim uygulayacak? Zabıtaları buralara yazs ysza bitiremedim, sahi zabıtalar ne işe YARIYOR bilen varmı? Her pazartesi Zeytinburnu dikilitaşa gelin, zabıtalar ne iş yapıyor GÖRÜN. Bu ülke kanunsuz ve kuralsız idare ediliyor, çünkü müeyyide yok, müeyyide uygulayacak merci GÖREVİNİ YAPMIYOR. Belkide görevini yapmaya korkuyor, yukarda apababası varsa diye. Zeytinburnu bodrumları kaçak tekstil depolarıyla ve dikimhanelerle dolu. Hiç birinin ne ruhsatı var ne sigortası, bir yangın çıksa, yanacak dairelerin bedelini KİM ödeyecek? Batı ülkeleri kanun ve kurslları TAM UYGULADIĞI için medenidir, herşey yerli yerindedir. Yasaları ihlal eden babası da olsa müeyyidesi uggulanır. Kentsel dönüşüm yılan hikayesi. Şimdi, bu durumda siborglar hümanidler düşünecek ZAMANMI hocam? Vallahi daha çöp atmayı BAŞARAMAMIŞ bir milletiz, bu yazdıklarıma itiraz edenler sokaklarımıza baksın ve GÖRSÜN.
  • Malkoç Malkoç 12 gün önce
    SİSTEMİN ÖNEMİ YOK HOCAM, ASLOLANİPİN KİMİN , KİMLERİN ELİNDEOLDUĞU.... SİSTEMATİKYOLSUZLUK , HIRSIZLIK VARMIYOKMU.... HANGİSİSTEMİGETİRİRSENGETİR....20YILDIRALLAH ,KİTAP , PEYGAMBER DİYENLERYÖNETMEDİ Mİ....NERDEYAZIYOR , NEREDEDİYOR HIRSIZLIK , AHLAKSIZLIKYAPINDİYE.... HAŞA.... . AMA GELİNEN NOKTA DA MİLLETİ , MEMLEKETİPEJMÜRDE ETTİLER.....SİYASİ LİTERATÜRÜMÜZ YENİ BİRZENGİNLİK DAHA KAZANDI.... PEJMÜRDE.... HAL İ PÜRMELALİMİZ BUNDANDAHA İYİANLATILAMAZ....
  • ali ihsanali ihsan12 gün önce
    MUSTAFA RÜMUZLU KİŞİ SEN NE DEMEK İSTEDİN. YALNIŞ MI YAZDIN EKSİK Mİ YAZDIN.SEN AYETLERDEN BÖYLE BİR HÜKÜM ÇIKARMAYA NASIL CÜRET EDEBİLİYORSUN. LÜTFEN KARDEŞİM BU KONULARDA DAHA CİDDİ DAHA AĞIRBAŞLI OLALIM. DİNİ KONULARI POLİTİZE EDİP YANLIŞA DÜŞMEYELİM.KURAN SON KİTABIMIZ, KIYAMETE KADAR İNSANLARA YOL GÖSTERİCİ, KILAVUZUMUZ. GÜNÜBİRLİK TEPKİLERİNİZE LÜTFEN DİNİMİZİ ALET ETMEYELİM. HAYIRLI GÜNLER DİLEKLERİMLE.
  • İbrahim Erdoğanİbrahim Erdoğan12 gün önce
    Sayın Dilipak,İçinde bulunduğumuz siyasi ve sosyal ortamın kaotik çerçevesinden uzak, bugüne ve geleceğe kuşbakışı bir görüşleışık tutar nitelikteki yazılarınızla çevreyi aydınlatıyorsunuz...Gerçekten istofade ediyoruz.Teşekkürler...
  • Mustafa Mustafa 12 gün önce
    Kentsel dönüşümde vatandaşın metrekare sinden elinizi cekin dönüşmeyen bina ve semt kalmaz. [Elleri orada olanlar] çeksin. Bu metrekare ile ilgili yasa mı kanun mu yapılır bir an önçe yapılsın.
  • Mustafa Mustafa 12 gün önce
    Allah ve Rasulu desteklediğiniz partilere savaş actı. Akrabalarından kac kişi Allah ve Rasulu ile savaşıyor.... Bakara Sûresi.. 278- Ey İman edenler! Eğer gerçeklen mü'min iseniz, Allah'tan korkun ve rıbâdan geri kalanı bırakın.279- Fakat bunu yapmazsanız, Allah'a ve Rasülüne karşı savaşa girdiğinizi bilin ve eğer tövbe ederseniz,.......
  • MisafirMisafir12 gün önce
    Freni patlamış hafriyat kamyonu gibi yol alıyoruz. Adam protokolde yer kapmak için STK kuruyor bundan ne fayda gelir. Bürokrat makam ve ihale derdinde olursa bu bozulma değil midir. En mütevazi evler 300- 400 bin lira olmuş bu toplumda ahlak bırakır mı? Gazeteciliğin adı kalmış herkes bir şeylerden nemalanma derdinde hakikati kim dillendirecek. 50 yıldır yargı siyasi partiler kanunu anayasa deniyor bunlarda uyutmanın bir çeşidi olmuş. Bu kamyon devrilirse altında kalan çok olur.
  • SağduyuSağduyu12 gün önce
    Bir de yapay zekanın ülke yönettiğini düşünün, fabrika yönetir gibi, otel yönetir gibi...ortada ne avantacılar kalacak, ne arpalıklar, ne ahbaplar, ne de önünde ceket iliklenen kof, ne idüğü belirsiz cahil lüzumsuzlar. Şimdilik bu distopik düzende ulaşılması uzak gibi...Hani matbaanın gelişi de Avrupa'dan iki yüz yıl sonra olmuştu ya inşallah yine menfaatlerimize mani olacağı kaygısıyla gelişmeyi engellemeyiz çünkü medeniyeti geriden takip etmemiz başkalarının dikte ettirdiği hayatlar yaşamamıza neden oluyor. Çocuklarımıza bunu yapmaya hakkımız yok.
  • AbdullahAbdullah12 gün önce
    Her şey güç ve çıkar ,çok doğru sn yazar...
  • HasanHasan12 gün önce
    Geleceğehazırlıksız yakalanmamak için hızlı hareket etmek zorunluluğu vardır.Biz şimdiye kadar, hele bir iktidar olalım istediğimiz sistemi kurar bizde ,dünyada rahat eder diyorduk.Evet İslamcılar iktidar oldu ama hiç kimse rahat değil ne düzelen bir toplum oluştu ;ne beklenenhuzur geldi.Ahlaksızlık,inançsızlık ,hırsızlık ve güvensizlik gittikçe arttı.Geleceğin huzurtoplumunu oluşturmak için İslami STK'larkendi kulvarında koşarken; en az15 günde bir genel başkanlar düzeyinde bir araya gelerek, aralarındaki güvensizliği ortadan kaldırmak, bir birlerini tanımak bu millet ve vatan için ortak projeler geliştirmekgeleceğimiz açısında hayırlı olacaktır.
  • saygısızlarsaygısızlar12 gün önce
    "herşeyi yönetimden ve siyasetten bekliyoruz" diyorsun başka kimden bekleyelim tüm imkan ve şerait onlarda onların dediği oluyor. sivil toplumu seni dinleyen kim. bir yıldan beri yazıp uyarıyorsun yolsuzluk rüşvet ve yanlış kadrolaşma konusunda. sonuç sifır kimseye dinletemedin.hiç bir şeyi düzeltemedin. sahi hocam yapay zeka siber devrin uçan kaçan arabalar neyimize lazım. rüşvet yolsuzluk varken bizi yönetenler uçkurla cep mide üçgeninde dolaşmak varken bunları düşünmeye ne gerek. dünya para vererek avrupadan satın aldığımız yerli otoyu bile üretmedik. bu konuda da pis koku olma ihtimali yok mu. bu ülkenin en önemli sorunu imkanı eline geçirenlerin bu üçlü üçgende dolaşıp memleket meselelerini bununla çözüyor olması. reis i tenzih ederimbunlardan ya haberdar değil ya yaşlanmış gücü yetmiyor.

Günün Özeti