• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Abdullah Şanlıdağ
Abdullah Şanlıdağ
TÜM YAZILARI

Mutlak butlan ve CHP’nin geldiği nokta

01 Haziran 2026
A


Abdullah Şanlıdağ İletişim: [email protected]

Mutlak butlan ve CHP’nin geldiği nokta 

ABDULLAH ŞANLIDAĞ

Mutlak butlan meselesi, siyasi ve toplumsal bir tartışma konusu haline gelmiş durumda. CHP’nin 38. Kurultayı hakkında verilen “mutlak butlan” kararıyla birlikte mahkeme, kurultayın geçersiz olduğuna hükmetti ve önceki yönetimin göreve dönmesine karar verdi. Ancak süreç henüz siyasi ve hukuki tartışmalardan tamamen arınmış değil; farklı kesimler kararı farklı yorumluyor. 

CHP’de birçok arkadaşla görüştüğümde, konu ile ilgili net bir şey söyleyemiyorlar. Ne Kemal Kılıçdaroğlu’nun tam olarak sahipleniyorlar, ne de Özgür Özel’i büsbütün dışlıyorlar.

Mutlak butlan hukukta, bir işlemin baştan itibaren yok hükmünde sayılması anlamına gelir. Mahkeme, kurultayda delegelerin iradesini etkileyen usulsüzlük iddialarını gerekçe göstererek böyle bir sonuca ulaştığını açıkladı. Buna karşılık CHP içindeki birçok isim ve parti avukatları bunun siyasi parti iradesine yargı müdahalesi olduğunu savunuyor. 

CHP tabanı Kemal Kılıçdaroğlu’na nasıl bakıyor?

Burada tek bir CHP tabanından söz etmek zor. Konu, oldukça karmaşık.


Bir kesim, Kemal Kılıçdaroğlu’nu yıllarca partiyi yönetmiş, partiyi belli bir çizgide tutmuş bir lider olarak görüyor ve dönüşünü olumlu karşılıyor.

Daha büyük görünen bir kesim ise özellikle 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimi sonrasında değişim talep etmişti ve Özgür Özel yönetimini destekliyordu. Bu grup içinde Kılıçdaroğlu’nun geri dönüşüne ciddi tepki gösterenler bulunuyor.


Bir başka kesim ise parti içi kavganın büyümesinden rahatsız ve CHP’nin kendi içinde bölünmesinden endişe ediyor.

Sosyal medya, televizyonlar ve parti çevrelerine bakıldığında CHP tabanında ortak bir görüşten ziyade ciddi bir kutuplaşma olduğu görülüyor. 


Aleviler bu olaya nasıl bakıyor?

Burada da genelleme yapmak doğru olmaz.

Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye siyasetinde Alevi kimliğiyle öne çıkan en önemli isimlerden biri olduğu için bazı Aleviler onu bir temsil figürü olarak görüyor ve yaşanan süreci haksızlık olarak değerlendiriyor.

Ancak bütün Alevilerin aynı düşündüğünü söylemek mümkün değil. Özellikle genç kuşaklar arasında siyasi tercihlerin kimlikten çok demokrasi, ekonomi, özgürlükler ve parti içi değişim talepleri üzerinden şekillendiği görülüyor. Dolayısıyla “Aleviler şöyle düşünüyor” şeklinde kesin bir hüküm vermek doğru olmaz.

Müslümanlar bu olaya nasıl bakmalı?

Bir Müslüman açısından değerlendirme yapılırken parti taraftarlığından önce adalet ölçüsü önemlidir.


Kur’an’da adaletin, kişinin sevdiği veya sevmediği kimselere göre değişmemesi gerektiği vurgulanır. Bu nedenle:


Eğer gerçekten hukuksuzluk, rüşvet veya irade fesadı varsa bunun ortaya çıkarılması doğru görülmelidir.

Eğer siyasi rekabet adına hukuk araçsallaştırılıyorsa buna da karşı çıkmak gerekir.

Bir siyasi partiye duyulan sevgi veya öfke, olayları değerlendirirken hakkaniyeti gölgelememelidir. Bir kavme olan kinimiz, bizi onlar hakkında adaletsizliğe sevk etmemeli.

İnsanları mezhebi, etnik kökeni veya aidiyetleri üzerinden değil, ortaya koydukları davranış ve fikirler üzerinden değerlendirmek daha sağlıklı olur.

Dolayısıyla Müslümanların yaklaşımı “CHP kazansın” veya “CHP kaybetsin” şeklinde değil; “adalet, hukuk ve millet iradesi gerçekten korunuyor mu?” sorusu üzerinden olmalıdır.

Siyasi olaylar gelip geçer; ancak adalet konusunda çifte standart uygulanması toplumun tamamına zarar verir. Bu nedenle meseleye parti fanatizmiyle değil, hakkaniyet ölçüsüyle bakmak daha isabetli olur.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23