• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Abdullah Şanlıdağ
Abdullah Şanlıdağ
TÜM YAZILARI

Doğu Anadolu Fay Hattı ve Kahramanmaraş

13 Şubat 2023
A


Abdullah Şanlıdağ İletişim: [email protected]

 

Türk milletinin başı sağ olsun. Büyük bir imtihandan geçiyoruz. Asrın en büyük felaketiyle karşı karşıyayız. Akit yazarı olarak ben de bir afetzedeyim. Memleketim Kahramanmaraş’ta 7.7 şiddetindeki Pazarcık üssü (doğup büyüdüğüm ilçedir) depremi anlatmaya, söz kifayet etmez. Aynı günün öğle saatlerinde Onikişubat ilçesi Tekerek yolunda haber yaparken, bu sefer depremin üssü Elbistan olan, ikinci bir felaketle sarsıldık. Allahu Teala’yı zikrederek kamera çekimlerine devam ettim. 

Biz gazetecilerin mesleği gereği sahadaydım. 7.6 şiddetindeki ikinci depremde kameramı zapt etmekte zorlandım. Gözlerimin önünde; değerli dostum, 24. dönem Ak Parti milletvekili Sıtkı Güvenç’in oturduğu 10 katlı bina çöktü. Artık sözün bittiği yerdeydik. İçimden dedim ki, ya kıyamet kopuyor ya da KSÜ Öğretim üyesi Ali Can Kop’un uyardığı deprem oluyor dedim. Kahramanmaraş’ta depremin hikâyesi çok büyük. Binlerce dostumuzu kaybettik. 

Hepsine Allah’tan rahmet diliyorum. 

Nedir Doğu Anadolu Fay Hattı?

Bundan yaklaşık 6 ay önce TRT için, deprem konulu bir haber hazırlıyordum. İl Afet ve Acil Müdürlüğüne her varışımda; yetkili arkadaşlar,  Kahramanmaraş’ta bir deprem beklediklerini söyleyerek, bir haber yapmamı rica ediyorlardı. Detay çekimlerini yaptıktan sonra konunun uzmanı kişileri araştırmaya başladım. 

Daha önce açıklamalarını okuduğum KSÜ’de görevli deprem uzmanı Ali Can Kop’la irtibata geçtim. Ali Can hocaya göre Kahramanmaraş, Doğu Anadolu Fay Hattı’nda yer alıyordu. Kahramanmaraş’ta 509 yıldır deprem olmadığını ifade eden Ali Can Hoca, “tarih veremem, Kahramanmaraş’ta bir deprem kaçınılmazdır” demişti. Hocanın söyledikleri pek dikkate alınmadı. Kentin en önemli sorunu kentsel dönüşüm olduğuna dikkat çeken hoca, bunları hikâye olsun diye anlatmıyordu. 

Merkez üssü Kahramanmaraş olan 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremler, Doğu Anadolu Fay Hattı üzerinde meydana geldi. Hoca haklı çıktı. Kaldı ki, bu bilimsel gerçeğe işaret eden, sadece Ali Can Kop değildi. Türkiye’nin birçok tanınmış deprem uzmanı, aynı felakete dikkat çekiyordu.

Türkiye’nin Kuzey Anadolu ve Ege Bölgesi fay hatlarıyla birlikte üç ana hattından biri olan bu alan, Türkiye’nin doğusunda başlayan ve güneyine doğru uzanan aktif bir deprem bölgesidir. Kahramanmaraş ise tam fay hattının üzerinde yer alıyordu.

Doğu Anadolu Fay Hattı, yaklaşık 550 kilometre uzunluğunda. Hatay’dan başlıyor ve Kahramanmaraş, Adıyaman, Malatya ve Elazığ’dan geçerek Bingöl’e kadar uzanıyor. Merkez üssü Kahramanmaraş depremi, devlet aklını 10’a böldü. 10 ilde meydana gelen depremle mücadele etmek kolay olmasa gerek. 

Kahramanmaraş depremindeki kırılma, çok da derin olmayan bir yerde meydana geldi. Yüzeye yakın gerçekleşen depremin etkisi de büyük oldu. Tüm Türkiye’yi yasa boğan bu deprem, umarız enerji biriktiren fay parçalarının tamamen kırılmasını sağlamıştır. Allah, bu felaketi bir daha yaşatmasın. Kahramanmaraş hâlâ artçı depremlerle sarsılıyor. 

04.17’de meydana gelen ilk depremden sadece 11 dakika sonra, bölge 6,7 büyüklüğünde bir artçı şokla sarsıldı. Daha sonra 7,6 büyüklüğündeki ikinci depremin hemen ardından da 6 büyüklüğünde artçı sarsıntı meydana geldi. Bunca felaketin bilançosu çok ağır oldu. Irak ve Suriye’de dahi hissedilen depremin artçı şokları ne kadar devam eder bilemeyiz. Deprem gerçeği ile yüzleşmemiz gerekiyor. Deprem değil, insanlığı binaların öldürdüğünü hep söyleyip duruyoruz ama sonrasında yaşananları unutarak, yine bildiğimizi okumaya devam ediyoruz. Binamızı sağlam zemine yapmak yetmiyor. Deprem yönetmeliğine uygun yapmamız gerekiyor.

Yaşanan afetin yaralarının sarılması için Türkiye seferber oldu. Deprem bölgesine gönderilen yardımlar Türk milletinin ne kadar kadirşinas ve yardımsever olduğunu bir kez daha gösterdi. Bu acılı süreci ortak akılla dayanışma içerisinde geride bırakacağımıza yürekten inanıyoruz. Allah devletimize ve milletimize zeval vermesin.

Bundan sonrasında ne yapmalıyız?

Asıl meselenin çürük binalar olduğunu hep birlikte bir kez daha gördük. Depremin mutlaka manevi sebepleri vardır. Şuurumuzu, ihlas ve samimiyetimiz, kulluk bilincimizi kaybettiğimiz söylenebilir. Depremin Allah tarafından kullarına verilen bir ceza olduğunu söylemiyorum. Ben bir Müslüman olarak her işimi düzgün ve sağlam yapmak zorundayım. Binanın çimentosunu ve demirini çalıp, bu işin kurallarına göre şehir planlaması yapmayanlar, sorumsuzluk ve katilliklerinin faturasını Allah’a ödetmeye kalkmasınlar. Sorumlu, binayı çürük yapan mühendis (herkes müteahhitliğe soyundu)ve onu kontrol etmeyen denetim firmalarıdır. 

 İnşaat yönetmelikleri ve kanunlar neden uygulanmaz? Belediyeler kültürel ateşeye dönüştü. Sanatçı festivali düzenleyeceğimize şehrin kentsel dönüşüm projesini hayata geçirelim. 

Deprem yönetmeliğinden sonra hâlâ depreme dayanıksız bina yapan ve bu binalara ruhsat verenler katildir. Deprem bilincimiz, sağlam ve çürük bina kültürümüzü sil baştan yeniden gözden geçirmeniz gerekiyor.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Serkan Kaya

Tüm milletimizin başı sağ olsun Allah bir daha böyle felaket göstermesin

kahrolsun ırkçı faşistler

Herkes dikkatki olsun Allahsız kitapsız ırkcı faşistin birisinin öncülüğünde deprem bölgesinde deprem ile sorunlarının çözümü için çalışmayı kenara koyup halkı göçmenlere karşı savaş çığlıkları atan faşistleri sahaya sürüyorlar KAHROLSUN IRKÇI FAŞİSTLER
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23