--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Dindarlık ve laiklik

Abdullah Şanlıdağ
Abdullah Şanlıdağ
60

 

Türkiye 2002’den sonra Ak Parti’nin tek başına iktidarı ile yeni bir döneme girdi. Laik-seküler partilerin koalisyon dönemi sona erdi. 22 yıldır AK Parti tüm seçimleri açık ara kazanmaktadır. 

Ancak son yapılan yerel seçimlerde Ak Parti, CHP’nin gerisinde kalarak ikinci parti olmuştur. Önümüzdeki genel seçimlerde bu durum değişir mi bilemeyiz ama seçimler gününde yapıldığı takdirde AK Parti Türkiye’yi tam 26 yıl yönetmiş olacak. 

Kendisini muhafazakâr demokrat olarak tanımlayan AK Parti, hiçbir zaman topluma muhafazakâr yaşam tarzını ve ahlak anlayışını dayatmadı. Ancak başlangıçta içe kapalı bir cemaat kültürü ile çoğu dindarın belki de kabullenemeyeceği, öteki diye tarif edilen kesimi dışlamayan bir birliktelik sergilendi. 

Dindar-muhafazakâr kesimle laik-seküler sınıf, aynı havayı soludu. Fakat geldiğimiz noktada gördük ki Türkiye bugün, ne muhafazakâr demokratların ve ne de laiklerin istediği Türkiye’ye dönüşmedi. Çünkü Ak Parti, iktidarının ilk 15 yılında “öteki” diye isimlendirilebilecek bir sınıf oluşturmadı. Herkesi kucakladı ve Türkiye’nin merkez partisi oldu.  

AK Parti’nin kendisini tanımladığı gibi, “AK Parti kendi medeniyet değerlerini esas alarak demokratik bir siyaset tarzını hayata geçirmiş, Türk siyasetine farklı bir siyasi çizgi kazandırmıştır. İktidarının ilk 10 yılında Batı dünyasına, insan hak ve özgürlüklerine çok önem veren AK Parti, şu anda bu çerçeveden kısmen uzaklaşmış durumdadır. Uzun soluklu iktidar yoruyor. Bu anlamda, aralıksız ve fasılasız olarak 22 yıl dimdik iktidarda kalmak, yakın tarihte, hatta Cumhuriyet döneminde hiç kimseye nasip olmadı. 

AK Parti’nin kurmak istediği sistem, bu topraklarda bu formatlarla inşa edilemez. Hem zaten dünya, çok büyük bir değişim ve dönüşüm yaşıyor. 

Bu değişim ve dönüşümden dindar muhafazakârlar da etkilendi. Bu davanın muhalefet ve fakirlik yükünü çekenler, şimdi kenarda oturuyorlar. İkbal günlerini ve nimetini devşirenler ise bu davayla uzaktan ve yakından alakası olmayanlardır. 

Dindar bireylerin de yaşantısı değişti. Eskiden evlerine televizyon dahi sokmayan dindarların çocukları bugün doğum günü ve yılbaşı kutlayabiliyor. Kokteyl türü toplantılara katılmayan, içkili mekânlardan alışveriş yapmayan Müslümanların tercihi de değişti. Dolayısıyla Ak Parti’nin geliştirdiği “muhafazakâr demokrat” siyasi kimlik, kurumsallaşarak büyük bir siyasi cazibe merkezine dönüşmüş ve diğer bölge ülkelerine örneklik teşkil edecek bir ilham kaynağı haline gelmiştir” anlayışının tartışmaya açık olduğu bir gerçektir. 

Bence Ak Parti’nin bugüne kadar ki zaferinin arkasında yatan temel saik şudur: “Devletin ideolojik bir tercihle kendisini tabulaştırılmış bir alana hapsetmesi, halka ideolojik dayatmada bulunması söz konusu olmamalıdır. Devlet asli fonksiyonlarına çekilmiş, küçük ama dinamik ve etkili bir devlet olmalı; vatandaşını tanımlayan, biçimlendiren, ona tercihler dayatan değil; vatandaşın tanımladığı, denetlediği ve şekillendirdiği bir devlet olarak hizmet etmelidir.”

Ak Parti radikalizmi ve toplum mühendisliğini reddedip reform siyasetini benimsediği için başarılı olmuştur. 

Ak Parti; çatışma, kamplaşma ve kutuplaşma yerine uzlaşma, bütünleşme ve hoşgörüyü esas aldığı için başarılı olmuştur. Eğer bir parti siyasi kimliğinden kopup popülizme hizmet etmeye başlarsa, o partinin sonunun yaklaştığını söylemek mümkündür. Çatışmacı ve kamplaştırıcı siyasetin yerel siyasetteki karşılığını gördük. Buradan ders çıkarılmaz ise, bunca yıllık birikimin heba olması kaçınılmazdır.

Ak Parti; sağlık, iç ve dış politika, ulaşım, teknoloji ve savunma sanayinde devrim mahiyetinde projelere imza atmıştır. Şu anda deprem bölgesinde de büyük yatırımlar yapılıyor. Büyük bir şantiye ordusu TOKİ binalarında görev yapıyor. 

Bir yandan da terörün nefes borusunu kesmek için bütçeden, büyük para ayrılıyor. Öte yandan, dünyada genel anlamda bir ekonomik kriz var. 

Lakin Türk seçmeni tüm bunlara rağmen enflasyon yüksek ve pahalılık hakimse, tencere teorisini işletiyor. O halde Ak Parti’ye düşen öncelikli görev, enflasyonu düşürmek ve ülkedeki pahalılığı bitirmektir. Adalet, hak-hukuk, demokrasi ve evrensel temel haklar korunmalı, yolsuzluk ve yoksulluk önlenmelidir.

 

Yorumlar

(60)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Ümit

3 Eylül 2024 01:13

Gerçekten güzel bir yazı iyi tespitler var şöyle bir düşüncem var matbaa hırıstıyanlığı bitirdi internet Müslümanlığı asıl gözden kaçan budur, eskiden evine Tv sokmayan şuan yılbaşı doğum günü kutluyor diye yazdınız bir kuşak sonra böyle giderse camide saf tutacak adam kalmayacak , deizim aldı yürüdü

Devrimci

2 Eylül 2024 23:54

Yoldaş tespitlerin hepsi doğru. Saygı duyuyorum.. Sizler samimi Müslümanlarsınız. Ama AKP etrafını müteahhitler, iş takipçiler sarmış. Reisin haberi yok. Mhp de istediği yere istediği adamı atatıyor.. Onlarda mutlu.. Ama millet aç.. Aç olan ülkelerde fuhuş, hırsızlık, gayri meşru yol alır. Hsksızmıyım

Saim

2 Eylül 2024 15:00

Vay be diyorum bu yaziyi okuyunca. 

harun

2 Eylül 2024 14:46

Biz çatılardan tv antenlerini bir bir köylere geldinmi söker atardık ,uçakmış ,arabaymış vs radyo,telefon bunların hepsi kafir icadıdır deyip 80 lerde 90 larda bakıyorsunuz bugün içimizde uzay var diyen çıkan hacı hoca takımı var hayret ediyorsun Rabbim sen bana akıl çare yol göster Ya rab ne hallere düştük

Kadir Bolat

2 Eylül 2024 14:01

Reis de insan yanılabilir yanıltılabilir etrafında olup bitenleri göremeyebilir onun için kur'an-ı Kerim'de onların işleri kendi aralarinda istişare iledir buyurulur

Remzi Bayır

2 Eylül 2024 13:59

AKP öncesi Türkiye tam bir kaos karanlık ve koalisyonlar dönemiydi şimdi pahalılık varsa da istikrar da var

Memur e

2 Eylül 2024 12:29

Son yıllarda iktidar ve çevresi at gözlüğü takmış 3 beş zenginin, müteahhidin menfaati için atmadığı takla kalmamış bu müteahhitlere çektiği kıyakla bütün emeklilere 10000 bin lira seyyanen zam yapardı sildiği vergi borcu 1.250 milyon lira emekliye zam vermeye gelince kuruş hesabı yapan bir iktidar var .Artık millet şunu gördü bu iktidar eski ak parti hükumeti değil millet gördü eski iktidar emeklinin, dar gelirlinin yanındaydı çünkü kendileri de o tür ailelerden gelmeydi artık sınıf atladılar nerden geldiklerine bakmıyorlar kendi elitlerini oluşturdular eski beyaz turkleri bile geride bıraktılar ak turkler zumresini oluşturdular. Bir kısım emekli, çalışan onlardan hâlâ bi fayda bekliyor ama bu nafile bir bekleyiş olduğunu anlamaya başladılar CHP eski ak parti rolüne ,ak parti bugün eski CHP rolüne geçmiştir vatandaşa tepeden bakan kibir budalası sözde muhafazakar, kürsüye çıkıp ahkam kes akşam olunca yemediği herze kalmayan sözde muhafazakar onlar millet bunun farkında olmadığını zannediyorlar, çok yanılıyorlar inandiriciliklari kalmadı. Kendi pembe gazetelerinin yazdıklarını okuyup gerçek zannediyorlar herhalde Cumhurbaşkanına da bu pembe gazetelerini okutup millet bizden çok memnun, hiçbir problem yok diyorlardır

Zehra Akın

2 Eylül 2024 12:28

Yine de ak kadro gibi bir iktidar bir daha gelmez

Gerçek

2 Eylül 2024 23:47

Yahu git şu yazarın tespitine saygı göster.. Ziyaaa

M.Karayigit

2 Eylül 2024 12:12

Yalnız reeisimiz ortamın pahaliliginın farkında değil galiba farketseydi bizim gibi bagkur emeklisinin maaşı 14bin tl olmazdı biz bununla geçirmiş sağlayacağız toki taksidimi ödeyeceğiz yoksa depremde zarar gören eşyalarımı alacağız Pazarcık gibi yerde şehir içi dolmuşlar 14 tl oldu markete gitmek için inanki dolmuş ücretini bile hesaplayarak gidiyor ekmeğimi haftalık alıp dolaba koyuyorum seni bir kardeş olarak gördüğüm için azda olsa seninle paylaşmak istedim inan maddi olarak çok zor durumdayım ilk günden beri biz Tayip Erdoğan cıyiz yine ona veririz çünkü başka verecek imanlı kimse yok ama keşke bizim gibi garibanlara düşünüp biraz fazla zam yapsaydı oyu bukadar düşmez di Rabbım hepimizin yarve yardımcısı olsun inşaAllah

okur

2 Eylül 2024 19:33

vermissin oyu yine veririm diyorsun niye sikayet ediyorsun o zaman ot ye ot

A.Yücel

3 Eylül 2024 00:46

Okur musun okumaz mısın bilmem. Oy verdik diye sadece iyi yönleri mi söyleyelim. Hatalarını da söyleyeceğiz, şikayetlerimizi de söyleyeceğiz. CHP ye oy vermiş olsaydık durum maddi ve manevi daha kötü olacaktı.

Tuna

2 Eylül 2024 11:57

Burada yazılanların hepsine katılıyorum eyvallah çare nedir peki

Abdullah Şanlıdağ Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle