• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Ziya Gökalp'e göre kadın kıyafeti: Hesabını ahirette görür

Yeniakit Publisher
2019-03-09 02:11:00 -

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Ziya Gökalp'e göre kadın kıyafeti: Hesabını ahirette görür

Yazar Cafer Vayni, toplumlarda büyük tartışamalara yol açan kadın kıyafeti konusunda önemli bir yazı kaleme aldı. Vayni yazısında, Ziya Gökalp'ın kadın kıyafeti konusundaki bakışını anlattı.

Yazar Cafer Vayni, kadınların giyimi konusunda 'Ziya Gökalp'e göre kadın kıyafeti' başlıklı bir yazı kaleme aldı.

Cafer Vayni'nin o yazısından kesitler:

Ülkemizin son yirmi beş senesine damgasını vuran birinci olay bölücü terör örgütü, ikincisi de kadın kıyafeti konusundaki tartışmalardır. Her iki durum da önemli oranda gücümüzü azaltmıştır. Ziya Gökalp’in kadın kıyafeti konusundaki görüşleri nelerdir? Ziya Gökalp’in bu konudaki görüşleri Türkiye’de ilk defa bu yazıda ele alınmaktadır. İlginç olan şudur ki son yirmi beş yılımıza damga vuran kadın kıyafeti konusunda hiç kimse, grup, parti ya da bilim insanı Ziya Gökalp’e müracaat etmemiştir.

Mehmet Emin Erişirgil’in, Bir Fikir Adamının Romanı'nda anlatımına göre, yine sıkıntıya düştükleri bir gün Enver Paşa ile Talat Paşa, Gökalp’e akıl danışmaya gelirler. Konulardan birisi kadın kıyafetidir. Çünkü o dönemde kadınlar kamusal alanda yer almaya başlamıştır. Batılı kadın gibi mi giyinecektir yoksa o zamanki giyim tarzıyla mı kamusal alanda yer alacaktır. Aynı zamanda kadınlar kamusal alanda yer alacaksa erkekle kadının bir arada çalışması da sorun olarak Talat ve Enver Paşa’nın önünde durmaktadır. Çünkü Cumhuriyet henüz kurulmamıştır.

"Müftünün söylediklerini yapıp yapmamanın hesabı da ahirette görülür"

Gökalp meseleyi öncelikle medeniyet meselesi olarak görmektedir. Ona göre kadınlar da tıpkı erkekler gibi kamusal ve iktisadi alanda aktif olarak yer almalıdır. Almalı ki ülkemiz çağdaş dünya ile yarışabilmelidir. Bundan sonra Gökalp, Türkiye’de hiç kimsenin dile getirmediği fakat herkesin ve her kurumun ihtiyacı olan konuşmasını yapar:

“Bir kere kadın giyimine devletin karışması elbette ki vicdani amme isteğine uygun olamaz. Çünkü Batı medeniyeti içinde bir millet olmak kararlılığında mıyız, değil miyiz? Şüphe yok ki evet diyeceksiniz. O halde size soruyorum: Batı medeniyetine dâhil milletlerde devlet, kadın giyimine karışıyor mu? Kadınlarımızın giyinişi olsa olsa dini, ahlakı, modayı ve fenni alakadar eder. Dini alakadar eden işlerde söz veya yazı ile müftüye müracaat olunur, devlete değil… Müftünün söylediklerini yapıp yapmamanın hesabı da ahirette görülür. Buna devlet karışamaz. Ahlak cihetine gelince, buna da devlet müdahale edemez. Ahlakçılar konferanslar verir, makaleler yayımlar; şöyle giyinmeli, böyle giyinmeli der. Bunların sözleri umumi vicdana uygun olursa halk başka türlü giyinmeye çalışan kadın hakkında ayıplama suretiyle baskı yapmaya çalışır. Devlet kadınlara; şöyle giyinmeye mecbursunuz! diyerek vergi almak gibi hukuki bir mükelleflik haline sokarsa, kadınlarımızın izzetinefsine karşı hakaret etmiş olur ki, buna Türk kadını tahammül etmeyecek ve günün birinde muhakkak sufrajet’ler gibi (Fransa’da oy hakkı için mücadele eden ve örgütlenen birinci dalga feministlere verilen isim) teşkilatlanarak intikamını alacaklardır.”

“İçimizde şu bizim hoca olmasa çok sıkıntı çekerdik"

Ziya Gökalp burada durur. Sonra oldukça hiddetli bir sesle Enver Paşa’ya:

“Paşa der. Demin Merkez Kumandanlığına tebligatta bulundum, dediniz. Nasıl tebligatta bulunduğunuzu bilmiyorum. Fakat örtünme şöyle olacak, böyle olacak şeklinde ise rica ederim geri alınız. Onun yerine, devlet kadın giyinişine asla karışamaz. Buna müftü, ahlak uleması, terzi ve doktorlar karışır. Akıbetine razı olmak şartıyla onların teklif ve görüşlerine kadın isterse uyar, isterse uymaz… Diye tebligatta bulununuz.

Bir nokta daha var: Bence bütün daireler memur alacakları zaman imtihan açmalı, kadın-erkek kim başarılı olursa onu almalıdır.”

Ziya Gökalp bu heyecanlı konuşmasını bir hafta önce yazdığı Meslek Kadını başlıklı şiiriyle tamamlar. Hocadan ders alan paşalardan Talat yolda Enver Paşa’ya; “İçimizde şu bizim hoca olmasa çok sıkıntı çekerdik. Ne vakit geri bir hareketten bunalırsam hoca imdada yetişir” diyerek Ziya Gökalp’e olan hayranlığını ifade etmektedir.

 

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23