• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

'Zina'nın serbest olmasının arkasında ne var?

Yeniakit Publisher
2018-08-30 09:52:00 - 2018-08-30 10:12:29
'Zina'nın serbest olmasının arkasında ne var?

Ali Karahasanoğlu, bugünkü yazısında ‘eşitlik’ üzerinden Anayasa Mahkemesi'nin zinayı suç olmaktan çıkardığını belirterek "Eşitlik kavramına dayalı olarak Türk aile hayatına sokulan bu problemleri çözün.." diye yazdı.

Gazetemiz yazarı Ali Karahasanoğlu "Nedir bu 'eşitlik'ten çektiğimiz?" başlıklı bugünkü yazısında dinimizce suç olarak görülen ‘zina’nın Anayasa Mahkemesi tarafından ‘eşitlik’ ilkesi gerekçe gösterilerek suç olmaktan çıkarılmasına değindi.

İşte o yazı;

“Eşitlik”ten kim şikayetçi olabilir?

Adı üstünde “eşitlik..”

İnsanın bir kibri yok ise..

Küçük küçük dağları ben (haşa) yarattım.. Diğer insanlar benimle nasıl eşit olur ki!” şeklinde bir  büyüklük takıntısı yok ise..

Veya..

Seçimden seçime..

Özellikle de, seçim sonuçları ortaya çıktıktan sonra..

Seçimde başarısız olanlar, içlerinden okumuşları öne çıkartıp, “Bir profesörle bir çobanın oyu nasıl eşit olur? Herkesin oyunun eşit olması, büyük bir adaletsizliktir. Haksızlıktır!” söylemi ile karşımıza çıkan marjinal tipleri hariç tutarsak..

Akıllı bir insanın eşitlikten şikayetçi olması, düşünülemez..

Ama gelin de...

Anayasa Mahkemesi’nin, özellikle aile hukuku bağlamında verdiği kararları ve sonuçlarını gördükten sonra..

Eşitlikten şikayetçi olmayın..

Ne mümkün? 

Bugün aile hayatının en büyük şikayetlerinden birisi olan “zina”nın serbest olmasının arkasında ne var?

“Eşitlik” soslu Anayasa Mahkemesi kararı var!

Diyeceksiniz ki, “Zina ile eşitlik kavramının ne alakası var?”

Anlatayım..

Ama önce, günlerdir Akit’in manşetinden verdiği, bazı kesimlerin “küçük yaşta evlilik” diye engellemek istediği ve sonuçta da 16-17 yaşında evlenen gençleri cezaevine gönderme operasyonunun ardında da “eşitlik” var diyeyim..

Siz yine şaşırıp..

“Kafayı eşitliğe takmışsın ama.. Bakalım nasıl izah edeceksin” diye izahat beklerken..

Ben “eşitlik” kavramının aile hayatına neler ettiğini, anlatmaya başlayayım..

1926 yılında kabul edilen Türk Ceza Kanunu’nda, zina suç olarak düzenlenmişti..

Ancak kadının zinası ile erkeğin zinası farklı tanımlanmıştı..

İslam dininde, “Kadının zinası şöyle olur.. Erkeğin zinası böyle olur” diye bir farklılık var mı?

Yok..

Zina, kişinin eşi dışında birisi ile birliktelik yaşamasıdır..

Nokta..

Erkek de olsa, İslam’a göre bu günahtır, suçtur..

Kadın da olsa, günahtır, suçtur..

Ama, kadın hakları konusunda İslam dinine sabahtan akşama kadar saydıran laikçiler..

Türk Ceza Kanunu’nda zina suçunu düzenlerken, kadının zinası ve erkeğin zinasında, erkek lehine bir ayrıcalık yapmışlar..

Kadın, eşi dışında birisi ile tek bir defa birliktelik yaşadığında eylemi suç olarak tanımlanmış iken..

Erkek egemen toplumuz ya..

Erkekler lehine, suçları mümkün olduğu nispette azaltmaya çalışıyoruz ya..

Erkekleri hoşgörüyoruz ya..

1926’da Atatürk’ün büyük devrimi olarak gösterilen Türk Ceza Kanunu’nda da, erkek lehine şöyle bir ayrıcalık getirilmiş:

“Erkeğin, eşi dışında birisi ile karı koca hayatı yaşaması halinde, zina suçu işlenmiş olur.”

Haydaaa..

Kadının bir tek eylemi suç..

Ama erkeğin aynı suçu işlemiş sayılması için, bir gecelik, iki gecelik eylemi yetmiyor..

Uzun süredir, aynı kişi ile birliktelik yaşaması gerekiyor..

Dikkat edin.

Nerede akşam, orada sabah mantığı ile..

Her gün farklı bir kadın ile birliktelik yaşıyorsa..

O da suç değil..

Bir kadınla, 1 aydır, iki aydır, bir senedir karı koca hayatı yaşaması lazım..

O zaman, eylemi suç oluyor..

Bu düzenleme 1990’lı yıllara kadar yürürlükte idi..

1990’lı yılların sonunda..

Anayasa Mahkemesi önüne giden konu..

“Kadının tek bir ilişkisi zina sayılır iken, erkeğin tek bir ilişkisi zina sayılmıyor. Burda eşitsizlik var..” denilmiş..

Doğru olarak eşitsizliğin tespiti yapılmış..

Ama..

...YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYIN...

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23