Radikal yazarı Murat Yetkin, bugünkü yazısında ''Savaşın eşiğindeyiz'' iddiasında bulundu.
İşte Yetkin'in iddialarının yer aldığı o yazı:
Savaşın eşiğindeyiz
Generaller Suriye sınır boylarında teftişlere başladı, bugüne dek hiç boşuna gezmemişlerdir, hep bir sonucu olmuştur.
Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun blöf yapmadığı anlaşıldı.
Daha bir kaç gün önce ABD ile PYD gerilimi, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Başkan Barack Obama’ya “Seç tarafını” demesi, ABD’nin “Siz müttefiksiniz, ama o terörist değil” filan demesi sorulunca “Bekleyin göreceksiniz” demişti.
Ne demek istediğini 13 Şubat Cumartesi günü öğleden sonra gördük; Türk topçusu, daha bir kaç gün önce Minnagh havaalanını –aslında pist demek daha doğru- ele geçiren PYD’lilere ateş açmıştı.
Zamanlama manidardı.
Daha 11-12 Şubat’ta Münih’te toplanan –Türkiye dahil- Uluslararası Suriye Destek Grubu (USDG) ve ardından Güvenlik Konferansı’ndan Suriye’de bir hafta içinde –ateşkes dahi değil- çatışmasızlığın sağlanması niyeti çıkmıştı.
BM’nin –Rusya’nın da onayıyla- 18 Aralık’ta çıkan 2254 sayılı kararıyla bir tek IŞİD ve El Nusra bunun dışındaydı.
Oysa Cumartesi günü yapılan açıklamada Türk topçusunun 45 km menzilli 155 mm çapındaki obüslerle hem Suriye ordu birliklerini, hem de (ne ABD, ne Rusya tarafından terörist sayılan) PYD mevzilerini vurduğu söyleniyordu; oralardan açılan ateşe cevap verilmişti.
O gün başka ilginç gelişmeler de olmuştu. Örneğin sabah saatlerinde Yeni Şafak’ta Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Suriye’ye kara harekatı yapılabileceği sözleri yayınlandı. Arada ne olduysa bir kaç saat sonra böyle bir planlama olmadığı haberi geldi.
Ve hayır, Suudi Arabistan savaş uçakları Suriye harekatına katılmak için henüz İncirlik Üssü'ne gelmemişlerdi, ama geleceklerdi.
Bu açıklamalar, Rusya Başbakanı Dimitri Medvedev’in Münih’te Suudların Suriye’ye girmesinin bir üçüncü dünya savaşı başlatabileceği uyarısında bulunmasından sonra yapılıyordu.
Hemen ardından PYD (ve Suriye) mevzilerinin vurulduğu ve Başbakan Davutoğlu’nun ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden ile bir telefon görüşmesi yaptığı haberleri geldi.
Biden Davutoğlu’dan derhal ateşi kesmesini istemişti.
Davutoğlu da Biden’a, daha geçenlerde Ankara’da konuştukları üzere PYD ilerlemesi sürdüğü müddetçe Türkiye’nin “her türlü tedbiri” alacağını, PYD’yi Azez yakınlarından, Türk sınırından çekmeleri gerektiğini, Türkiye’nin Beşar Esad muhalifi güçlere yardım koridorunu kesmemeleri gerektiğini söylemişti.
Birazdan ABD’den açıklama geldi: PYD fırsatçılık yapıp toprak ele geçirmemeliydi ama Türkiye de ateşi kesmeliydi.
Bu açıklamadan bir kaç saat sonra, 14 Şubat sabaha karşı Türk topçusu bir kez daha PYD mevzilerini dövdü; yine ateşe karşılık verildiği açıklandı.
O arada PYD Başkanı Salih Müslim, arkasına hem ABD’yi hem Rusya’yı aldığı inancıyla Başbakan Davutoğlu’na adeta meydan okudu, çekilmeyecek direneceklerdi.
Müslim resmen “Suriyeliler direnecek” diyerek PYD’yi açıkça Esad’a doğru konumluyordu; ilerleyen saatlerde ABD’den gelen bir açıklamada da PYD’den “Suriyeli Kürtler” olarak söz edilecekti.
Kaynak: Radikal