• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

"Yenidoğan Çetesi"nin son rezilliği ortaya çıktı! İşte şok gerçekler

Yeniakit Publisher
Rasim Bolbol Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
"Yenidoğan Çetesi"nin son rezilliği ortaya çıktı! İşte şok gerçekler

Yüksel Aytuğ, Yenidoğan Çetesi olayında buzdağının sadece görünen yüzünün konuşulduğunu yazdı. Aytuğ, devlet yardımından çok uluslararası ilaç kaçakçılığının boyutlarına vurgu yaptı.

Sabah gazetesi yazarı Yüksel Aytuğ, Yenidoğan Çetesi skandalının perde arkasını değerlendirdi. Aytuğ, SGK’dan ücretsiz alınan ilaçların yurt dışında karaborsada satıldığını ve çetenin çok daha geniş bir uluslararası ağ oluşturduğunu belirtti. Bu durumun, Türkiye’nin gelişmiş sağlık sistemine zarar vermek isteyen çevrelerin kirli bir planı olduğunu ifade eden Aytuğ, Türkiye’nin sağlık sistemine yapılan saldırılara karşı uyanık olunması gerektiğini vurguladı. Yüksel Aytuğ, şunları kaydetti:

"Yenidoğan Çetesi olayının ilk gününden itibaren kafaları kurcalayan bir soru vardı. İnsanlar, "Günlüğü 8 bin lira olan devlet yardımını almak için bu kadar büyük organizasyona gerek var mı? Hastaneler, doktorlar, 8-10 çocuğun kuvöz parası olan 80-100 bin liraya tamah ederler mi?" diyorlardı.
Salı sabahı adliye sarayı önünde A Haber'in sorularını yanıtlayan Avukat Pınar Hacıbektaşoğlu, buzdağının görünmeyen yüzünü deşifre etti. Dedi ki: "Mesele sadece 8 bin liradan ibaret değil. Bu bebeklerin tedavileri için SGK'dan ücretsiz alınan ilaçlar kullanılmıyor. Biriktirilip daha sonra dışarıya çıkarılarak satılıyor. Bizde ilaçlar ucuz. 10 bin liralık bir ilaç yurt dışında 50 bin liraya satılıyor. Çete çok daha kalabalık ve düşünülenden daha geniş bir yurt dışı ağına sahip olabilir. Olaya böyle bakıldığında yasa dışı kazanç çok daha büyük bir meblağa ulaşabilir."
Avukat Hacıbektaşoğlu'nun işaret ettiği bu durumun altı eşelendiğinde çok daha büyük hacimli, uluslararası bir yapılanma çıkabileceğini düşünüyorum. Hatta bu iddiayı bir adım daha ileriye taşımak istiyorum.
Malum, Türkiye'de sağlık hizmetleri son 15 yıl içinde dünyayı kıskandıracak şekilde gelişti. Birbiri ardına açılan kent hastaneleri, en son teknolojilerin kullanıldığı cerrahi müdahalelere ve tedavi yöntemlerine imkan veren yeni alt yapılar, uzun muayene kuyruklarının yerini tek bir tık'ın alması, pek çok pahalı ilacın SGK şemsiyesi altına alınması bazılarını fena halde rahatsız etmiş olabilir. Bu bağlamda kiralık çetelerle sağlık sistemimizin itibarı hedef alındığını düşünüyorum. Meseleye bir de bu perspektiften bakılmasının faydalı olacağına inanıyorum.
Sözün özü: Mesele 8 bin lira değil, anlamadınız mı?
Bu vesileyle A Haber kadrolarını, Narin davasından sonra Yenidoğan Çetesi davası sırasında da yaptıkları olağanüstü habercilik performansı için bir kez daha yürekten kutluyorum."

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Salih özbay

Bu Yenidoğan çetesi bu cinayetleri işlerken devlette ihbarı almışken 2016 yılından bu yana devlet neden seyirci kaldı?

Kesinlikle katılıyoruz

"Bu durumun, Türkiye’nin gelişmiş sağlık sistemine zarar vermek isteyen çevrelerin kirli bir planı olduğunu..."... siz şu yazıyı yazmadan önce daha ilk günlerde bunun böyle olduğunu düşünmeye başlamıştık...
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23