Yargıda sürpriz görevlendirme! Mehmet Yılmaz yeni göreve atandı
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Eski HSK Başkanvekili Mehmet Yılmaz, yeni göreve atandı. Yılmaz, Türkiye Noterler Birliği (TNB) Genel Sekreterliği görevine atandı.
Türk yargı teşkilatının önemli isimlerinden, eski Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) Başkanvekili ve Yargıtay üyesi Mehmet Yılmaz'ın yeni göreve atandı. Bolu kökenli deneyimli hukukçu, Yargıtay üyeliğinin ardından emekliye ayrılmasını takiben Türkiye Noterler Birliği (TNB) Genel Sekreterliği görevine getirildi.
Özellikle HSK Başkanvekilliği döneminde yargı camiasında yürüttüğü kritik çalışmalarla hatırlanan Yılmaz, mesleki tecrübesini bundan böyle noterlik kurumunun en üst düzey idari idaresinde değerlendirecek.
YENİ GÖREVİNE HIZLI BAŞLADI
Genel Sekreterlik görevini devralan Mehmet Yılmaz, mesaisine hızlı başladı. Yılmaz, Türkiye Noterler Birliği Başkanı Fulya Uysal Güler ile birlikte Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürü Erdinç Avşar'a resmi bir makam ziyareti gerçekleştirdi.
Görüşmenin ardından değerlendirmelerde bulunan Hukuk İşleri Genel Müdürü Erdinç Avşar, Türkiye Noterler Birliği heyetinin nazik ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Güler ve Yılmaz'a yeni çalışma dönemlerinde başarılar diledi.
Kariyeri boyunca üstlendiği kritik yargı görevleriyle tanınan Yılmaz'ın bu ataması, hukuk dünyasında önemli bir idari görevlendirme olarak kaydedildi.
Atamayla ilgili açıklama yapan Yılmaz şu sözleri ifadeleri kullandı: “Yargının farklı kademelerinde geçen, adalete ve millete hizmetle şereflenmiş fiilî 43 yılın ardından, 30 Temmuz 2026 tarihinde emekliye ayrıldım. Hâkimlikle başlayan; Adalet Müfettişliği, Başmüfettişlik, Hâkimler ve Savcılar Kurulu 2. daire başkanlığı, HSK Başkanvekilliği ve Yargıtay Üyeliğiyle devam eden meslek hayatım boyunca, hukukun üstünlüğünü, adaletin saygınlığını ve insan onurunu her türlü mülahazanın üzerinde tutmaya gayret ettim. Makamların gelip geçici, millete ve adalete karşı taşınan sorumluluğun ise kalıcı olduğu inancıyla görev yaptım. Şimdi ise Türkiye Noterler Birliği Yönetim Kurulunun takdir ve kararıyla, Türkiye Noterler Birliği Genel Sekreterliği görevine getirilmiş bulunuyorum. Şahsıma duyulan bu güveni yalnızca yeni bir görev değil; 43 yıllık meslek hayatımın ardından omuzlarıma yüklenen büyük bir sorumluluk, gösterilen kıymetli bir vefa ve ülkemizin köklü bir hukuk kurumuna hizmet etme imkânı olarak görüyorum. Noterlik; yalnızca belge düzenleyen veya işlemlere resmiyet kazandıran bir meslek değildir. Noterlik, hukuki güvenliğin teminatı, iradelerin güvenilir şahidi, hak ve menfaatlerin koruyucusu; uyuşmazlıkları daha doğmadan önleyen “önleyici adalet” anlayışının en güçlü kurumlarından biridir. Devlet ile vatandaş, hukuk ile hayat arasındaki en sağlam güven köprülerinden biri olan noterlik kurumu, hukukun gündelik hayattaki vakarını ve güvenilirliğini temsil etmektedir. Adalet Müfettişi ve Başmüfettiş olarak görev yaptığım 18 yıl boyunca yakından tanıma imkânı bulduğum noterlik camiasına hizmet edecek olmak, benim için büyük bir şeref ve bahtiyarlıktır. Yargının farklı kademelerinde edindiğim bilgi, tecrübe ve kurumsal hafızayı; noterlik mesleğinin gelişmesine, meslek mensuplarımızın sorunlarının çözümüne ve kurumumuzun geleceğe daha güçlü taşınmasına katkı sunmak için kullanacağım.
Mesleğin meselelerine uzaktan bakan değil, meslek mensuplarıyla aynı sorumluluğu paylaşan; dinleyen, anlayan, istişare eden ve ortak akılla çözüm üreten bir anlayışla çalışmak en temel önceliğim olacaktır. Çünkü inanıyorum ki kurumları güçlü kılan yalnızca mevzuatları değil; mensuplarının liyakati, dayanışması, ortak vicdanı ve adalet idealine olan bağlılığıdır. Noterlik mesleğine ve işleyişine olan yakınlığım, noterlerimizin büyük bir bölümüyle yıllara dayanan dostluğum, yargı hayatım boyunca kazandığım birikim ve tecrübem; hepsinden önemlisi, Türkiye Noterler Birliği Yönetim Kurulunun değerli Başkanı ve üyelerinin şahsıma duyduğu güven, bu önemli görevde en büyük gücüm olacaktır. Bu güvene layık olabilmek için hiçbir fedakârlıktan kaçınmadan; adalet, liyakat, şeffaflık, istişare ve kurumsal vakar ilkelerinden ayrılmadan çalışacağım. Geride iz bırakmanın makam sahibi olmakla değil; sorumluluk üstlenmek, eser ortaya koymak ve insanların gönlünde hayırla anılmakla mümkün olduğunu biliyorum. Rabbim; beni şahsıma inanıp güvenenlere mahcup etmesin, doğruluktan ve adaletten ayırmasın, taşıdığım sorumluluğun hakkını vermeyi nasip etsin. Bu görevlendirmenin şahsım, Türkiye Noterler Birliği, noterlik camiamız ve adalet teşkilatımız için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Yeni bir makamın değil, yeni bir hizmet yolunun başındayım. Dün olduğu gibi bugün de pusulam hukuk, ölçüm adalet, dayanağım milletimizin güveni olacaktır. Allah utandırmasın; yolumuzu, niyetimizi ve hizmetimizi hayırlı eylesin.”