• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
  • VAV TV CANLI YAYIN

Uzmanlardan kritik uyarı: Türkiye Rusya'ya her zaman mesafeli yaklaşmalı

Türk Silahlı Kuvvetleri’ne (TSK) ait bir askeri konvoyun, Esad rejimi ve Rus savaş uçaklarının İdlib’de saldırısına maruz kalmasını değerlendiren uzmanlar, “Rusya, Esad rejiminin yapacağı saldırıları önlemekle mükelleftir. Türkiye’nin Rusya’ya her zaman mesafeli yaklaşması gerekiyor.” uyarısında bulundu.

Yeniakit Publisher
2019-08-22 11:46:00 -
Uzmanlardan kritik uyarı: Türkiye Rusya'ya her zaman mesafeli yaklaşmalı

 

 Murathan Seyitoğlu  Yeniakit.com.tr 

Uzmanlar, Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi’ne (ANKASAM) İdlib’in güneyinde TSK konvoyuna yapılan saldırıya ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

“Türkiye, Rusya’ya her zaman mesafeli yaklaşmalı”

Suriye'nin İdlib kentindeki 9 Numaralı gözlem noktasına intikal etmekte olan Türk askeri konvoyuna yönelik düzenlediği hava saldırısını değerlendiren Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Yaşar Onay, “Türkiye’nin Rusya’ya her zaman mesafeli yaklaşması gerekiyor.Türkiye, söz konusu bölgeye yönelik politikasını, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Rusya arasında denge siyaseti yürüterek oluşturmuş ve böylece bölgedeki etkinliğini artırmıştı. Bu mantıklı bir strateji olsa da karşımızdaki güçler ABD ve Rusya’dır. İki süper güç de bölgede son derece etkili bir pozisyona sahip olan ve bölgeden çıkmak istemeyen ülkelerdir.” şeklinde konuştu.

“Rusya ve ABD’nin beklentileriyle örtüşmüyor”

Türkiye’nin Rusya’dan S-400 alıımının Türkiye’yi yanılttığına dikkat çeken Prof. Dr. Yaşar Onay, şöyle konuştu:

“Türkiye S-400’leri aldıktan sonra, Rusya’yla tüm ilişkilerinin çok daha iyi olacağını düşünmüş ve stratejik ortaklıktan bahsetmişti. NATO’dan çıkıp Rusya’yla birlikte hareket etme söylemleri de gündemdeki yerini almış ve ABD’nin F-35’leri teslim etmemesi durumunda, Rusya’dan Su-35’lerin alınacağı yönünde söylentiler çıkmıştı. Ancak devletler arasındaki ilişkiler, sadece silah ticareti kapsamında değerlendirilemez. Uluslararası politikadaki en temel kural, her devletin kendi çıkarları doğrultusunda hareket ettiğidir. ABD’nin bölgede var olma nedeni kendi çıkarlarına uygundur; keza Rusya’nın da öyledir. Türkiye’nin ise bölgede her iki süper güçten farklı çıkarları vardır. Söz konusu çıkarlar da günümüzde hem Rusya’nın hem de ABD’nin beklentileriyle örtüşmemektedir.”

“Türkiye bölgede çok zor durumda”

Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Yaşar Onay, İdlib merkezli yaşanan gelişmelere yönelik sözlerini şöyle tamamladı:

“Türkiye’nin ordusu ve askeri sistemleri NATO’ya endekslidir. Batı ittifak sistemi, baş düşman olarak Rusya’yı görmektedir. Tüm bunlar yaşanırken Fırat’ın doğusuna operasyonun konuşulduğu bir zamanda, ABD’yle ortak güvenli bölge mutabakatı yapılmıştır. Güvenli bölgeyle ilgili kamuoyuyla paylaşılan bazı bilgiler vardır. Ancak Rusya, bizlerin bilmediği başka bilgilere de sahiptir. Aksi halde Rusya tarafının bu kadar net ve katı bir tavır almasını açıklayabilmemiz mümkün değildir. İdlib’deki çatışmalar her geçen gün daha da şiddetlenmekte ve kanlı bir şekilde devam etmektedir. Türkiye’nin her iki tarafı birden mutlu etmesi mümkün değildir. Mevcut durumda Türkiye’nin bölgede strateji belirleyebilmesi giderek zorlaşmaktadır. Burada kalıcı bir barışın sağlanması, yakın gelecekte uzak bir ihtimal olarak durmaktadır. Türkiye, Rusya ve İran üçlüsünün yürüttüğü Astana Süreci’nin birtakım şeyleri değiştireceği ve bölgedeki huzur ortamının yeniden sağlanacağı düşünülmüştü. Lakin bu süreç, ABD’nin çıkarlarına uymadığından başarısız olmuştur. Dolayısıyla Türkiye bölgede çok zor durumdadır.”

“Rusya, Esad rejimine destek veriyor”

Türkiye ile Rusya arasında İdlib’de sürdürülen işbirliğinin zorlu bir süreçten geçtiğini söyleyen ANKASAM Türk Politikası ve Uluslararası Güvenlik Danışmanı Dr. Emre Ozan, “İki ülke, Suriye politikalarındaki çıkar farklılıklarına rağmen işbirliğine gitmişti. Bu farklılık, Esad rejimine bakış açılarından kaynaklanmaktaydı. Bugün geldiğimiz noktada Esad rejimi, ülkenin büyük bir bölümünde kontrolü yeniden sağlamıştır. Rejimin sıradaki hedefi ise İdlib’dir. Şam, yeni anayasanın hazırlanması sürecine girilirken mevzubahis bölgeyi de muhaliflerden temizlemek istemektedir. Rusya da bu konuda Esad rejimine destek vermektedir. Ancak Türkiye, Esad karşıtı pozisyonunu tamamen terk etmiş değildir. Bu nedenle de Ankara ile Moskova arasındaki işbirliği, yaşanan gelişmelerden olumsuz etkilenmektedir.” şeklinde konuştu.

“Rusya, Türkiye’ye baskı yapabilir”

Rusya ve İran’ın Suriye’de artan nüfuzunu dengelemek isteyen ABD, bu hedefine ulaşmak için Türkiye’ye ihtiyaç duyduğunu belirten Dr. Emre Ozan, şunları söyledi:

“Bu ortak çıkarlar Türkiye ile ABD’yi bir araya getirmektedir. Tahmin edileceği gibi bu yakınlaşma, Rusya’yı rahatsız etmektedir. Türkiye ile ABD arasında güvenli bölge konusunda sağlanan uzlaşı, her ne kadar belirsizliğini korusa da Rusya’yı tedirgin etmiştir. Dolayısıyla Rusya, İdlib üzerindeki baskısını artırarak Türkiye’ye mesaj vermeye çalışmaktadır. Ankara ile Washington arasındaki yakınlaşmanın devam etmesi halinde Moskova, Esad rejiminin İdlib’e yönelik operasyonunu hızlandırabilir. Uzun vadede ise Rusya, Türk askerlerinin Suriye topraklarından çekilmesi için baskı yapabilir.

“Rusya, Esad rejiminin yapacağı saldırıları önlemekle mükelleftir”

İdlib’in önemi, Esad rejiminin operasyonlarından kaçan dört milyona yakın insanın barındığı yer olmasından kaynaklandığı söyleyen Emekli Albay Coşkun Başbuğ, “Ayrıca bu insanların tamamı sivillerden; yani masum insanlardan oluşmaktadır. Türkiye, Suriye’de akan kanı durdurmak ve mülteci akınlarının önüne geçmek için Astana Süreci’ni başlatmıştı. Söz konusu sürecin başında olumlu mesafeler kat edilse de bölgede sıkıntı ve sancıların başlamasından ötürü durağan bir sürece girilmiş; lakin Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın gayretiyle Soçi’de, İdlib Mutabakatı imzalanmıştı. Bahsi geçen mutabakat, 10 maddeden oluşmaktadır ve mutabakat metnindeki bir madde, günümüzdeki durumu özetlemektedir. Maddeye göre Rusya, Esad rejiminin yapacağı saldırıları önlemekle mükelleftir.” hatırlatmasında bulundu.

“Rusya’yı hedef alan mesajlar yayınlandı”

Türkiye’nin bütün oyunlara karşı temkinli ve dikkatli olduğunu belirten Emekli Albay Coşkun Başbuğ, “Türkiye, masayı dağıtmamak için hem Moskova’ya hem de Esad rejimine yumuşak ikazlarda bulunmaktaydı. Ancak Temmuz ayı içerisinde İdlib’e yapılan bir saldırı nedeniyle 120’ye yakın insan katledilmişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu saldırıların Astana Süreci’ne zarar verdiğini belirten bir açıklama yapmıştı. Saldırıların devam etmesiyle birlikte Türk makamları, söylemini sertleştirip doğrudan Rusya’yı hedef alan mesajlar yayınladı. Ancak gelinen noktada Rusya’nın bunları dikkate almadığı ve almayacağı anlaşılmaktadır. Çünkü Moskova, Ankara ile Washington arasındaki güvenli bölgeye ilişkin yakınlaşmayı fırsat bilerek ilk etapta Fırat’ın batısını ve daha sonra da Fırat’ın doğusunu kontrol altına almaya çalışmaktadır. Rusya, İdlib meselesinin rejim lehine sonuçlanmasının ileride Doğu Akdeniz’de oluşacak güç dengesine katkı sağlayacağını düşünmektedir. Kısa bir süre önce Moskova yönetimi, Birleşmiş Milletler’i (BM) kastederek Kıbrıs konusunda garantör ülke meselesinin geçerliliğini yitirdiğini ve bölgenin kontrolünün BM’nin beş daimî üyesine verilmesi gerektiğini ifade etmişti. Bu hareketten Rusya’nın hem Suriye’de hem de Akdeniz coğrafyasında farklı ve büyük emelleri olan bir ülke konumunda olduğu anlaşılmaktadır.” şeklinde konuştu.

“Göç ihtimali, Avrupa’yı tedirgin ediyor”

Emekli Albay Coşkun Başbuğ, sözlerini şöyle tamamladı:

“Türkiye’nin söylemlerinin sertleştiğini görmekteyiz. Türk askeri konvoyuna gerçekleşen saldırı kapsamında Ankara son uyarısını yapmıştır. Bunun arkasından yaşanacak herhangi bir saldırıda, Türkiye’nin vereceği cevap daha çok sert olacaktır. Nitekim bölgeye yönelik saldırılar devam ederse, bir milyona yakın insan göç etmek zorunda kalabilir. Bu göç ihtimali, Avrupa’yı da tedirgin etmektedir. Macron da bu tehdidi görmüş olacak ki; ateşkes sağlanması için Putin’e çağrı yapmıştır. Elbette Macron, bunu insanlık adına değil; kendi ülkesinin çıkarları için yapmıştır. Kısacası bölgedeki gerilimin artması, yeni bir insanlık dramının yaşanmasına sebebiyet verebilir.”

“Rusya, Türkiye’nin elinin bağlı olduğunu düşünüyor”

Emekli Büyükelçi Halil Akıncı ise, şunları söyledi:

“Söz konusu mesele herhangi bir sonuca ulaşmayacaktır. Çünkü Ankara ile Moskova arasında ciddi görüş ayrılıkları vardır. Rusya’nın niyeti, bölgeyi Esad’a vermektir. Türkiye’nin niyeti ise hem sınır güvenliğini sağlamak hem de bölgede oluşabilecek yeni göç hareketini önlemektir. Yani iki ülkenin beklentileri birbiriyle bağdaşmamaktadır. Ruslar, Fırat’ın doğusuyla ilgili meselede Türkiye ve ABD’nin sıkıntı yaşadığını bilmektedir. Türklerin her meseleyle ilgilenmeye gücünün yetmeyeceğini düşünen Rusya, İdlib’i tamamen Esad rejimine vermek için Türk konvoyuna yapılan saldırıyla açık bir teşebbüste bulunmuştur. Ruslar, bir yandan kendilerinin lehine olan konularda Türkiye’yle anlaşmakta; diğer yandan da aleyhlerine olan meselelerde kendi politikaları çerçevesinde hareket etmektedir. Rusya, Suriye’deki varlığını kalıcı hale getirmek istemektedir. Bunun için de Esad’ın bir zafer kazanması gerekmektedir. Dahası Rusya, Türkiye’nin elinin bağlı olduğunu düşünmektedir. İdlib Mutabakatı, her iki tarafa da zaman kazandırıp bir süreliğine bu krizi hafifletmiş ve idare edilir bir seviye getirmişti. Ancak günümüzde söz konusu krizin idare edilecek bir tarafı kalmamıştır.”

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

ahmet

KÜFÜR VE EMPERYALİSTLER "TEK MİLLETTİR!"
  • Yanıtla

kadir

ortada bir mutabakat mı var esad hergün idlipi bombalıyor..
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23