Bozuk saat bile günde iki defa doğruyu göstermesine rağmen, Necati Doğru’dan tek bir doğru yazı çıkmıyor… Sözcü’nün soyismiyle müsemma olmayan yazarı Doğru, bu defa da şehit yakınına küfrederek bütün Türkiye’nin tepkisini çeken Lütfü Türkkan'ı değil iktidarı eleştiren skandal bir yazı yazarak yanlışa düştü.
Bozuk saat bile günde iki defa doğruyu göstermesine rağmen, Necati Doğru’dan tek bir doğru yazı çıkmıyor… Sözcü’nün soyismiyle müsemma olmayan yazarı Doğru, bu defa da Lütfü Türkkan meselesinde yanlışa düştü. Şehit yakınına küfrederek bütün Türkiye’nin tepkisini çeken Türkkan’ı değil iktidarı eleştiren Doğru, skandal bir yazıya imza attı. Türkkan’a “sinsi bir tuzak” kurulduğunu ileri sürdüğü yazısında, iktidarın eline “şehit ticareti istismar fırsatı” verildiğini iddia ederek büyük bir aymazlık örneği sergileyen Doğru, “Küfürden imdat istediler” başlıklı o pişkin yazısında özetle şunları kaydetti:
“(…) İktidar şaşkın.
Panik halinde.
Düşeceğini gördü.
Çıkış bulamıyor.
Tüm kadrosu.
Destekçileri.
Yandaş TV'leri…
Borazan gazeteleri…
Besleme yazarları…
Bir küfür buldular.
Küfürden medet!
Küfürden imdat!
★★★
Kışkırtma tuzağına düşmüş bir milletvekilinin ettiği küfürden; “iktidarda kalabilme” medeti (imdadı) yaratmaya soyundular.
(…) Çaresizler.
Bitmiş durumdalar.
Panik halindeler.
İYİ Parti Milletvekili Lütfü Türkkan'ın provokasyon tuzağına düşüp bir şehit ağabeyinin bacısına sövmesini köpürtüyorlar. Kendilerinden kopup uzaklaşmış muhafazakar seçmen kitlesi üzerinde bir “şehit ticareti” desteği ile oyları geri toplama umudu bulmaya çalışıyorlar.
(…)
“Türkçülüğün Esasları” diye kitap yazmış Ziya Gökalp, şöyle demişti: “Türkleri sevmeyen bir Kürt, Kürt değildir. Kürtleri sevmeyen bir Türk de Türk değildir.” Ziya Gökalp'in bu değerli görüşü dile getirmesinin üzerinden neredeyse yaklaşık 100 yıl geçti. Bugün eşit yurttaşlığın meyvesini birlikte paylaşmaktan başka çarenin olmadığını Türkler de Kürtler de gördüler. ABD ve AB bizi bölmeye uğraşıyor.
Vur kurtul da olmadı.
Ver kurtul da olmadı.
Ziya Gökalp, haklı çıktı.
Provokasyon vardı.
Ve organize idi.
Sinsi tuzak kurulmuştu.
Milletvekili Lütfü Türkkan o tuzağa düştü, düşmemesi beklenirdi, iktidara istismar fırsatı çıktı. İktidarın eline “şehit ticareti istismar fırsatını” Lütfü Türkkan verdi. (…)”