Ukraynalılar Rusya'dan neden nefret ediyor? İşte o sebep
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Ukrayna ve Rusya arasındaki sınır bölgesinde ayrılıkçı gruplar arasındaki küçük çatışmalarla gerginliğin büyümesi ve Ukrayna'nın NATO'ya üye olması konusunun gündeme gelmesiyle savaşın eşiğine gelindi. Bir zamanlar Sovyet kontrolünde olan Ukrayna'nın Rusya ile yaşadığı tarihteki en acı olaylardan biri Holodomor katliamı. Ukraynalıların sistematik bir biçimde açlığa mahkum edildiği günlerde insanlar birbirini dahi yedi. Bu durum Ukraynalıların tarihinde unutulmaz acılara sebep oldu.
Ukrayna ve Rusya arasındaki sınır bölgesinde ayrılıkçı gruplar arasındaki küçük çatışmalarla gerginliğin büyümesi ve Ukrayna'nın NATO'ya üye olması konusunun gündeme gelmesiyle savaşın eşiğine gelindi. Bir zamanlar Sovyet kontrolünde olan Ukrayna'nın Rusya ile yaşadığı tarihteki en acı olaylardan biri Holodomor katliamı. Ukraynalıların sistematik bir biçimde açlığa mahkum edildiği günlerde insanlar birbirini dahi yedi. Bu durum Ukraynalıların tarihinde unutulmaz acılara sebep oldu.
Holodomor trajedisi, Ukrayna tarihinin en acı olaylarından biri olarak kabul ediliyor. Rusçada "açlıktan ölüm" anlamına gelen "Holodomor" kelimesiyle anılan trajedide milyonlarca kişi Sovyet rejimi tarafından aç bırakılarak ölüme terk edilmişti. Ukrayna Ulusal Hafıza Enstitüsü verilerine göre, Sovyetler Birliği'nin lideri Josef Stalin'in "kolektivizm" politikası sonucu gerçekleşen trajedide, Ukrayna nüfusunun yüzde 13'üne karşılık gelen yaklaşık 4,5 milyon kişi ölmüştü. Tarihin karanlık arşivlerinde insanların açlıktan birbirini yemek zorunda bile kaldıkları yer aldı.
Kiev'deki Holodomor Anıtı'nda düzenlenen anma töreninde her Kasım ayının son cumartesi günü "Holodomor Kurbanlarını Anma Günü" olarak anılıyor ve 1932-1933'teki trajedide hayatını kaybedenler için dua edilip ve saygı duruşunda bulunuluyor.
Neler yaşandı?
Ukrayna’da 1932-33 yılları arasında “Holodomor” adı verilen korkunç bir felaket yaşandı. Holodomor, Ukrayna halkına, komünist Stalin Rusya’sı tarafından yaşatılan suni açlık hadiselerine verilen bir isim. Ukrayna halkının karşı karşıya kaldığı açlık felaketi, Ukraynalıları yok etmeye yönelik Komünist Partisi Merkez Komitesi(Bolşevikler) Başkanı Josef Stalin rejiminin uyguladığı politikaların bir sonucuydu.
Stalin rejiminin Ukrayna halkını açlıkla imtihan etmesinin en önemli nedeni, Ukrayna köylüsünün, Stalin’in karşı devrim olarak gördüğü kolektif çiftliklerde karşı çıkmalarıydı. Ayrıca Ekim Devrimi sırasında Ukrayna bağımsızlığını ilan edip 1917-1920 yıllar arasında Bolşeviklerin rejimiyle mücadele ediyordu. Bolşevikler kazandı, ama SSCB’nin en güçlü, ayaklanmaya hazır olan ikinci ülke olduğunu biliyordu.
Bu durum Komünist rejiminin varlığını tehlikeye atıyordu. Nitekim, 1991’de Ukrayna bağımsızlığını ilan etmişti. Ukrayna’nın direnişini yıkmak için rejim en korkunç yolu seçmiş ve 20.yy’ın ortasında insanları açlığa mahkum etmişti.
Ardından, komünizmin baskıcı karakteristiği gereği, bağımsız özel çiftlikler, kolhoz olarak adlandırılan devlet kamu çiftliklere dönüştürülmeye zorlandı.
Holodomor nasıl uygulandı?
Holodomor mekanizması, 1920’lerde Stalin’in başkanlığındaki Moskova Komünistleri tarafından başlatılmıştı. 1928 yılının Ocak ayında komünistler tahıllara el koymaya başladı. Devlet, çiftçilerin hasatlarının çoğunu değerinin çok altında fiyatlarla aldı. Aynı zamanda rejim, ‘kulak’ olarak adlandırdığı zengin köylü sınıfına karşı bir kampanya başlattı. Bu kampanya ile, mülklerin ve toprağın müsaderesini ve köylülerin tahliye edilmesini öngörüyordu. Bu insanların çoğu Sovyetlerin Batı ve Kuzey taraflarına sürgün edildi.
Ukrayna halkının hafızasında derin izler bırakan bir diğer olayda komünist rejimce çıkarılan, “5 başak kanunu”nun çıkması idi. Ufak bir miktar tahılı toplayan kişiye bile hapis cezası veriliyordu. Hükümet, evlerdeki buğday, yiyecek ve evcil hayvanlara el koymak için özel gruplar oluşturmuştu. Kampanya, polis, güvenlik güçleri, yerel Komünist Parti üyeleri ve Komünist Gençlik kolları üyelerinin tüm personelini kapsıyordu.
Bu süreçte, Ukrayna dilinde eğitim veren okullar kapanıyor, bilim insanları ve aydınlar zulüm görüyordu.
Bir halk açlıkla nasıl hizaya getirilir?
Tarihçi Ekrem Buğra Ekinci Holodomor’u “Bir halk açlıkla nasıl hizaya getirilir?” Yazısında böyle anlatıyor:
1924’te iktidara gelen Stalin, siyasî muhaliflerini temizledikten sonra, Ukrayna mukavemetinin üzerine gitti. İktisadî ve sosyal hayatı sıkı kontrol altına alıp merkezileştirdi. Ukrayna dili konuşmak yasaklandı. 1929’da ziraatin kolektifleştirilmesi için kanun çıkarıldı. Burada tarlalar devletleştiriliyor; köylüler, kendi eski topraklarında, devletin işçisi hâline getiriliyordu. Komünistler, ilk zamanlarda bereketli hususi çiftliklerin bu hâliyle devamına göz yummuştu. Ama iç savaş zamanında Ukrayna köylülerinden yüz bulamayınca, bu çiftlikleri rejim için bir tehdit olarak gördüler. Binlerce komünist memur, merkezden bu işi yerleştirmek üzere köylere gönderildi. Öteden beri güçlü bir mülkiyet telakkisi altında yaşayan Ukrayna halkı, bu politikaya karşı çıktı. Bilhassa Don nehri civarında bu mukavemet üst seviyede idi.
İstihsalin düşmesi üzerine, Moskova, kendilerini besleyen birinci kaynak olan Ukrayna’yı daha sıkı baskı altına aldı. 1932 hasadı iyi gitmeyince, hükümet, köylüleri suçladı ve eksik kısmı vergi olarak asker zoruyla aldı. Halk, hayvanlarını kesip yiyerek ayakta kalmaya çalıştı. Ama hayvanlar olmayınca, yeni hasad yapılamadı. Halka bir tane bile bırakmadan, buğdayına el konulan Ukrayna, dehşetli bir kıtlığa sahne oldu. Hergün binlerce insan açlıktan ve buna bağlı hastalıklardan öldü.
İşte 1932-1933 arasında Ukrayna’nın Kuban mıntıkasında suni olarak tertiplenen bu kıtlık ve buna bağlı 8 milyon kişinin açlıktan ölmesi hâdisesi, Ukrayna lisanında açlıktan öldürmek manasına ‘holodomor’ adıyla bilinir. Sadece Ukrayna değil, Sovyetler Birliği’nin Kafkasya, Kazakistan gibi diğer mıntıkaları da zarara uğradı. Bu sebeple Naziler, Ukrayna’yı işgal ettiklerinde yerli halkın desteğini gördüler. Fakat Naziler de çiftliklerin kolektifliğini sürdürmek istedi. Böylece Rusya aç kalacak ve yenilecekti. Ukraynalılar bu sefer Nazilere de milisler kurarak direndi.
Neticenin böyle olacağı belli iken, zamanın idarecileri, tedbir almaktan kaçındı. Kıtlığın, diğerleri için bir gözdağı olmasını istedi. Halkın açlıktan en çok kırıldığı 1932’de 1,7 milyon ton; 1933’te de 1,84 milyon ton buğday ülke dışına çıkarıldı. Yiyecek satışı yasaklandı. Yiyecek bulmak ümidiyle kaçmak isteyenler, engellendi veya vuruldu. Ukrayna’ya seyahatler, resmî izne bağlandı. Stalin’in mutemet adamı Postiçev, sistemi oturtmak üzere fevkalade salahiyetlerle Ukrayna’ya yollandı. Bütün bu olup bitenler, dünya amme efkârından da ustaca gizlendi.
Stalin’in hem muhaliflerini ezme faaliyetleri, hem de Ukrayna’daki politikası sebebiyle ölenlerin/öldürülenlerin sayısı 15 ile 20 milyon arasında verilmektedir. Böylece insanların canı pahasına, beş yıllık ekonomik planını tatbike muvaffak oldu. Stalin, bu kıtlık ve katliâmı da Ukraynalı milliyetçileri ve yabancı devletleri suçlayarak siyasî bir kazanca dönüştürdü. Bir yandan da milyonlarca insanın öleceğini bildiği halde, Ukrayna’daki zahireye el koyarken, Ukraynalıların, Varşova’dan aldıkları emir gereği kendilerini bilerek aç bıraktıklarını iddia etti. Ukrayna’daki açlıktan bahseden herkes, Alman ajanı olmakla suçlandı. Moskova muhalifleri, otomatik olarak ‘faşist’ damgası yemeye başladı. Ama bütün bunlar, Stalin’in Polonya’yı yutmak adına 1939’da Nazilerle el sıkışmasına mani olmadı.
Soykırım mı? Yalan mı?
Avrupa’da hiç bir ülke Ukrayna kadar sömürgeleştirilmeye maruz kalmamıştır. 1933-1945 arası en çok ölü veren ülke de Ukrayna’dır. 1990’da Ukrayna istiklâlini elde ettikten sonra, facialar yavaş yavaş gündeme getirildi. BM, 2003’de bir beyanname neşrederek 70.yılında holodomoru bir milli trajedi olarak dile getirdi. Aralarında ABD’nin de bulunduğu 26 kadar devlet holodomoru soykırım olarak tanıdı. 28.XI.2006’da Ukrayna parlamentosu holodomoru kınayan bir kanun çıkarttı.
Buna dair vesikalar KGB arşivlerinden bulunup neşredilmeye başlandı. Her Kasım ayının son cumartesi holodomor kurbanlarını anma günü olarak tayin edildi.
Soykırımı tanıyan ülkeler:
Stalin Rusya’sının gerçekleştirdiği Holodomor katliamı Uluslararası kamuoyunun da ilgisini çekti.
Günümüzde Kanada, ABD, Avustralya, Portekiz, Vatikan, Estonya, Litvanya, Letonya, Gürcistan, Polonya, Macaristan, Ekvador, Kolombiya, Meksika, Paraguay ve Peru gibi 16 ülke Holodomor’u soykırım olarak tanımıştır.